Sâd Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ

Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Rabbimiz derler, soru gününden önce tez ver azabımızı.

Besim Atalay (1965)

Onlar diyecekler ki: «Ey Tanrımız! Hesap gününden önce ivetle bizlerin defterimizi»!

Cemal Külünkoğlu

(Müşrikler alay ederek:) “Rabbimiz! Bizim azap payımızı hesap gününden önce ver” diyorlar.

Cemil Said (1924)

Makâm-ı istihzâda "Yâ rabbî hesâb gününden evvel bizim hakkımızı vir!" diyorlar.

Diyanet Vakfı

Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Edip Yüksel

Ve, "Rabbimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver," diye meydan okudular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de ya rabbenâ bizim pusulamızı hisab gününden evvel acele verdediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bir de: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim azabdan payımızı acele ver" dediler.

Emrah Demiryent

(O müşrikler alay ederek) dediler ki: “Rabbimiz, hesap gününden önce, bize (vadettiğin azaptan) payımızı ver.”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Baksana) "Rabbimiz (bu elçilerin haber verdiği) hesap gününden önce azaptan payımızı çabuklaştır" diyerek (alaya almışlardı. Veya dünyayı ahirete tercih ederek): "Rabbimiz hesap gününden önce (nimetlerden) payımızı bize (burada) acilen (peşinen) verip çabuklaştır" diyen de bunlardı.

Erhan Aktaş

Ve: “Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce¹ azaptan payımıza düşeni hemen ver.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyittiler “iy çalabumuz! ivdür bizüm içün bitümüzi ḥisāb güninden ilerü.”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) dediler: «Ey Rabbimiz, hesâb gününden evvel bizim amel defterimizi acele ver (de görelim)».

Hayrat Neşriyat

Bir de (alay ederek) dediler ki: “Rabbimiz! Bize (azabdan) payımızı, hesab gününden önce hemen ver!”

İhsan Aktaş

Ve onlar (alaylı alaylı): "Ey Rabbimiz!" derler, "Hesap Günü’nden önce payımıza düşen (cezayı) hemen ver bize!"*

İlyas Yorulmaz

Onlar “Rabbimiz! Hesap gününden önce, bizim payımıza düşen azabı acil olarak başımıza ver” demişlerdi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Ey çalabımız! Hesap günü gelmeden bizim defterimizi çarçabuk ver!"

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar istihza ile «— Ey Rabbimiz! Hesap günü gelmeden evvel payımızı [¹³] çabuk ver» dediler.

İsmail Yakıt

(Müşrikler alaylı bir şekilde), “Rabbimiz, hesap gününden önce (cezadan) payımıza düşeni hemen ver!” derler.

Kadri Çelik

(Alay edercesine) Dediler ki: “Rabbimiz! Hesap gününden önce (azaptan bize vaat ettiğin) payımızı çabuklaştırıver.”

Abdullah Parlıyan

İnkarcılar alaylı bir şekilde: “Ey Rabbimiz!” derler. “Hesap gününden önce, payımıza düşen cezayı bize hemen ver!

Kuran Yolu

Onlar, (alaycı bir tavırla), “Rabbimiz! Hesap gününden önce payımıza düşen azabı hemen şimdi ver!” dediler.

Mahmut Kısa

İnkârcılar, küstahça meydan okuyarak, “Ey Rabb’imiz!” diyorlar, “Eğer yeniden dirilme ve yargılanma iddiası gerçekse, Hesap Günü gelmeden önce payımıza düşen cezayı hemen ver bize!” Onlar böyle diye dursunlar.. Gündem oluşturmaya tek yetkili yani zikir sahibi Kur’an konuyu belirliyor:

Mahmut Özdemir

-“Rabbimiz! Bize bizim hesabımızı Hesap günü’nden önce acele kes!” dediler.

Mehmet Çakır

Bir de küstahça: " Ya Rab! bize ceza verecek isen n'olur kıyametten önce ver. " diyorlar.

Mehmet Çoban

Onlar cezamızı hafife aldılar. Dalga geçerek şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününü bekleme! Gücün yetiyorsa bize cezamızı hemen ver!" Böylece başlarına gelecekleri hesap etmeden atıp tuttular.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler, alay ederek) “Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce acele ver!” demişlerdi. [*]

Mehmet Türk

(Bir de kalkmış): “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce bize (azaptan) payımızı çabuklaştırıver.”¹ diyorlar.

Muhammed Esed

Onlar [alaylı bir şekilde]: “Ey Rabbimiz!” derler, “Hesap Günü’nden önce payımıza düşen [cezayı] hemen ver bize!” ¹⁹

Mustafa Çavdar

Ve alay ederek diyorlar ki: – Rabbimiz, bizim payımıza düşen şu cezayı hesap gününden önce hemen ver! 26/135...139

Ahmet Tekin

“Ey Rabbimiz! Bizi tehdit ettiğin azâbı, hesap gününden önce âcilen ver.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar, “Rabbimiz! Bizim hesabımızı Hesap Günü’nden önce, hemen şimdi kes!”[⁴⁰⁵³] diye (alay ederler).

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Ey Rabbimiz! Bizim için amel defterimizi hesap gününden evvel çabucak ver.»

Orhan Kuntman

Onlar: “Ey Rabbimiz, hesap gününden evvel (hayır olsun şer olsun) bizim payımızı ver." (de görelim) dediler!

Osman Fırat

(Müşrikler alay ederek) dediler ki: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce hesabımızı hemen kes!"

Şaban Piriş

Ve diyorlardı ki:-Rabb'imiz, bize düşeni hesap gününden önce acele ver!..

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyitdiler: Yā Rabbenā, tizlet bize naṣībümüzi ‘aẕābdan ḥisāb günindenöñdin.

Suat Yıldırım

Bir de o kâfirler alayla şöyle dediler: “Ey bizim Rabbimiz, bizim azap payımızı hesap günü gelmeden çabuklaştır. ”

Süleyman Ateş

(Alay ederek) Dediler ki: "Rabbimiz, bizim (azab) payımızı hesap gününden önce, hemen ver."

Süleyman Tevfik (1927)

"Yâ Rabbî! Hesâb gününden (kıyâmetden) evvel bizim 'azâbdan nasîbimizi çabuk vir" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Bunlar şöyle derler: “Sahibimiz! Hesap gününü beklemeden payımıza düşeni hemen ver!”

Ahmet Varol

(Alayla): "Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver" derler.

Ümit Şimşek

Yine de “Rabbimiz, bizim azaptan payımızı hesap gününden önce hemen ver” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Rabbimiz, bizim payımızı/hesap defterimizi, hesap gününden önce çabucak ver!"

Ali Bulaç

(Alaylı alaylı) Dediler ki: 'Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver.'

Ali Fikri Yavuz

(O Mekke kâfirleri) bir de şöyle dediler: “- Ey Rabbimiz! Hesab gününden evvel amel defterimizi ver (de görelim neymiş o)!”

Bahaeddin Sağlam

Onlar dediler ki: “Ey Rabbimiz nimetlerden payımızı, ne varsa hesap gününden evvel ver.” (Yani onlar senin va’dlerini alaya alıyorlar.)

Bayraktar Bayraklı

“Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver!” dediler.