17. Ayet
اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla. O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla. O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
Sabret ne derlerse ve an güçlükuvvetli kulumuz Davud'u, şüphe yok ki o, daima Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.
Katlan dediklerine, güçlü olan kulumuz Davud'u da anasın; o Allaha dönücüdür
(Ey Muhammed!) Onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve (bu konuda) güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud'u da hatırla! Çünkü o, tam bir teslimiyetle sürekli Allah'a yöneliş halinde idi.
Ânların sözlerine sabır ile mukâbele it her mekrûh şeyden tevbe ve rücû’ iden sâhib-i kudret ’abdimiz Dâvud’ı tahattur it.
(Resûlüm!) Onların söylediklerine sabret, kulumuz Davud'u, o kuvvet sahibi zatı hatırla. O, hep Allah'a yönelirdi.
Onların sözlerine karşı sabırlı ol, becerikli bir kulumuz olan Davud'u anımsa; o (Tanrı'ya) sürekli itaat ederdi.
Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davudu an, çünkü o çok terci' yapar (evvab) idi
Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Çünkü o, zikir ve tesbih ile bize yönelmişti.
(Habibim!) Onların söylediklerine karşı sabret ve bizim kuvvet sahibi, kulumuz Dâvûd’u hatırla. Şüphesiz o, (tam bir teslimiyetle, tesbih ve zikir ederek) rızamıza yönelen ve daima rahmetimize sığınan bir kimse idi.
(Ey Nebim!) Sen onların (hakaretli) sözlerine (şimdilik) sabret ve (itaat ve sebatta) güçlü olan kulumuz Davud’u hatırla, çünkü o (her durumda Allah’a) yönelen bir (zattı).
Onların dediklerine sabret, güçlerin sahibi kulumuz Dâvud'u düşün. O, her durumda Allah'a yönelirdi.
śabr eyle anuñ üzere kim dirler. daħı añ ķulumuzı dāvud’ı ķuvvet issi bayıķ ol gey dönicidür.
(Habîbim) onlar ne derlerse sabret. Kulumuzu, o kuvvet saahibi Dâvudu hatırla. Çünkü o, dâima (Allahın rızaasına) dönen bir (zât) di.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Onların söylemekte olduklarına sabret ve kuvvet sâhibi kulumuz Dâvûd'u hatırla! Doğrusu o, dâimâ (Allah'a) yönelen bir kimse idi.
(Resulüm!) Onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud’u düşün. Doğrusu o, her zaman (bize) yönelen biriydi.
Onların söylediklerine sabret ve güç sahibi kulumuz Dâvud’u hatırla. O gerçekten Rabbine içten çok yönelen bir kuldu.
Sen onların bu dediklerine katlan. Kulumuzu, o, özü pek Davut’u bir düşün. Çünkü o hep Allah’ına dönen bir kimse idi.
Onların dediklerine katlan, kuvvetli kulumuz Davud/u hatırla. Çünkü o, daim Allah/a sığınırdı [¹].
(Ey Peygamber!) Sen, onların söylediklerine sabret/göğüs ger. Güç, kuvvet sahibi kulumuz Davud’u hatırla! Muhakkak ki o, Allah’a çok yönelen biriydi.
Onların söylemekte olduklarına karşı sabret ve bizim güç sahibi kulumuz Davud'u hatırla; çünkü o, (her zaman Allah'a) yönelen biriydi.
Ey Muhammed! Ama yine sen onların söyledikleri herşeye, sabırla katlanıp vazifene devam et ve güçlü kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Doğrusu O, çokça Allah'a yönelip gönül veren biriydi.
Sen, onların söylediklerine sabret; güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla! Yönü hep Allah’a dönüktü.
Ey Müslüman! Bu kafirlerin gündemine takılı kalma. Onların bu çirkin ve incitici sözlerine sabret; ne derlerse desinler sen vahyi dinlemeye devam et ve hem beden, hem de ruh ve irâde bakımından son derece güçlü kulumuz Davud’u hatırla ve onu kendine örnek al! Çünkü o, dâimâ Rabb’ine yönelen bir kuldu. Öyle ki:
Söyleyecekleri şeylere karşı sabırlı ol! Güç’lü / Dirayetli kulumuz Davud’u da an! O, (Allah’a) yönelen biridir.
Resulüm! Onların söylemlerine karşı sabırlı ol. Babayiğit kulumuz Davûd’u hatırla. Çünkü o da, çok dertlenirdi.
Onların söylediklerine karşı azimli ol! Üzülme, kararlı dur! Davud’u hatırla! Davut çok güçlüydü. Kararlı, azimliydi. Sıkıntıya uğradığında Rabbine yönelirdi. Sen de öyle yap! Onların dediklerine boş ver! Onlar başlarına azabımız gelince anlayacaklar!
Onların söylediklerine karşı sabret; güçlü, (Allah’a) çok yönelen kulumuz Davud’u hatırla!
Onların söylediklerine karşı sabret ve bizim güçlü kulumuz Dâvût’u hatırla. Çünkü o, çok doğru (ve azimli)¹ birisiydi.
[Ama sen, yine,] onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud’u hatırla! O, her zaman Bize yönelirdi:
Sen onların söylediklerine karşı sabret ve güçlü ol ve bize yönelmiş güçlü bir kişiliğe sahip olan kulumuz Davut’u hatırla! 46/35
Rasulüm, onların söyledikleri mantıksız, çirkin, incitici sözlere sabrederek mücadeleye devam et. Bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, güç-kuvvet, devlet-teşkilat, iktidar ve ihsan sahibi, vakarlı, saygılı kulumuz Dâvûd'u, o kuvvet sahibi zâtı hatırlayarak insanlara anlat. O, hep zikir ve tesbih ile bize yönelmişti.
Sen onların bu tür laflarına karşı dirençli ol; güç ve kudret sahibi olan has kulumuz Dâvud’u hatırla! Çünkü o her daim Allah’a yönelirdi.[⁴⁰⁵⁴]
Dediklerine karşı sabret ve kulumuz kuvvet sahibi Dâvûd'u yâd et, şüphe yok ki, o, çok (Hakk'a) dönen bir zât idi.
(Ey Muhammed) Onlar ne derlerse sabret ve güçlü kulumuz Davud'u hatırla, o hep Allah’a yönelirdi.
(Ey Muhammed!) Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla. O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
Onların söylediklerine sabırlı ol ve bize yönelmiş olan güçlü kulumuz Davud'u hatırla!
Ṣabr eyle yā Muḥammed anlar söylegen nesne üzere. Daḫı añ Ḳur’āndaDāvūd ḳulumuzı ki ḳuvvet issi‐y‐idi. Ol tevbe idici‐y‐idi.
Onlar ne derlerse desinler sen sabret ve güçlü kuvvetli bir kulumuz olan Davud'u hatırla. Çünkü o daima Allah'a yönelirdi.
Onların dediklerine sabret de güçlü kulumuz Davud'u an; çünkü o (bize) çok başvururdu.
Onların didiklerine sabır it ve kudret ve saltanat sâhibi kulumuz Dâvûd'ı yâd ve zikr iyle. O, rabbine tevbe idenlerden idi.
Bunların sözlerine sabret. Kulumuzu; güçlü Davut’u anlat. Çünkü o, pek saygılıydı.
Sen onların dediklerine sabret ve güçlü kulumuz Davud'u an. Çünkü o (her tutumunda Allah'a) yönelen biriydi.
Sen onların söylediklerine sabret ve güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a yönelmiş bir kimseydi.
Onların dediklerine sabret! O kuvvet sahibi kulumuz Dâvûd'u an! O, tespih nağmeleri döktüren bir kul idi.
Sen onların söylediklerine karşı sabret ve bizim güç sahibi kulumuz Davud'u hatırla; çünkü o, (her tutum ve davranışında Allah'a) yönelen biriydi.
(Ey Rasûlüm, şimdi) sen onların dediklerine (Kâfirlerin tekzibine) sabret de (ibadette) kuvvetli kulumuz Davûd'u hatırla. Çünkü o, Allah'ın rızasına daima dönendi.
Sen onların dediklerine karşı sabret. Nice kuvvet ve imkân sahibi olan kulumuz Davud’u an! O her zaman, Biz’e yönelendi.
Onların söylediklerine sabret! Kulumuz Dâvûd'u, o kuvvet sahibi zatı hatırla! O, hep Allah'a yönelirdi.