Sâd Suresi 20. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

20. Ayet

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ

Biz Davud’un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onun saltanatını kuvvetlendirdik ve ona peygamberlik ve gerçekle batılı ayırt ediş bilgisini verdik.

Besim Atalay (1965)

Berkitmiştik mülkünü; ona biz, hem doğru sözü ayırt etmek, hem dahi hikmet verdik

Cemal Külünkoğlu

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş, ona hikmet ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.

Cemil Said (1924)

Ânın mülküni tahkîm itdik, âna hikmet ve hitâbet ihsân itdik.

Diyanet Vakfı

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş, ona hikmet ve güzel konuşma vermiştik.

Edip Yüksel

Yönetimini güçlendirdik; ona bilgelik ve çok iyi bir yargılama gücü verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem mülkünü kuvvetlendirmiştik, hem de kendisine hıkmet ve faslı hıtab vermiştik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.

Emrah Demiryent

Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet, (peygamberlik, ilim) ve faslu’l-hitâb (hakkı bâtıldan ayırarak, isabetli karar verme yeteneği ve muhatabın anlayabileceği seviyede, açık konuşma özelliği) vermiştik.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz. Davud’un) Onun mülkünü (ve hükmetme gücünü artırmış ve) sağlam kılmıştık. (Ayrıca ona) Hikmet (varlıkların ve olayların iç yüzünü öğreti)vermiş, "fasl-ı hitap" (ihtilafları ve sorunları adil ve kesin çözümlere kavuşturma, hüküm ve içtihat yapma ve) çok açık ve etkili konuşma yeteneği (bağışlamıştık.)

Erhan Aktaş

Onun gücünü pekiştirdik. Ona hikmeti¹ ve fesle-l hitâbı² verdik.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķavl eyledük pādişāhlıġın daħı virdük aña peyġamberliġi yā zebūr’ı daħı ayırmaķ sözi ya'nį gey beyān eylemek.

Hasan Basri Çantay

Onun mülkünü de kuvvetlendirdik. Ona hikmet ve fasl-ı Kitâb verdik.

Hayrat Neşriyat

Ve onun saltanatını kuvvetlendirdik ve ona hikmet ve (hak ile bâtılı) ayırd edici konuşma (kabiliyeti) verdik.

İhsan Aktaş

Onun hükümranlığını da güçlendirmiş, ona hikmet (bilim, sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme) ve etkili (açık, güzel) konuşma yeteneği vermiştik.

İlyas Yorulmaz

Dâvud’un mülkünü çoğaltıp güçlendirdik ve ona hükümler içeren kitabı ve sözün doğrusuyla yanlışını ayırma yeteneği verdik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onun hakanlığını berkittik. Ona doğrunun bilgisini, doğruyu eğriden ayırt etme gücünü de verdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Onun padişahlığını muhkem kıldık, ona hikmet [⁴], dâvaları ayırdetmeye ait [⁵] ilim verdik.

İsmail Yakıt

Onun saltanatını [mulkehu] kuvvetlendirdik, ona hikmet ve ikna/hatiplik yeteneği [fasle’l-hıtâb] verdik.

Kadri Çelik

Onun (Davud'un) mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme (isabetli karar verme) kabiliyeti vermiştik.

Abdullah Parlıyan

Biz de buna karşılık O'nun saltanat ve otoritesini güçlendirdik ve kendisine peygamberlik, yüksek bilgi, hakkı batıldan ayırma, davaları çözme, açık ve güzel konuşma kabiliyeti vermiştik.

Kuran Yolu

Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, kendisine hikmet (peygamberlik) ve anlaşmazlıkları halletme yeteneği vermiştik.

Mahmut Kısa

Biz de buna karşılık onun devlet ve otoritesini güçlendirmiş ve kendisine Peygamberlik, hak ve batılı birbirinden ayırma ve bunu insanlara farkettirme, ayrıca doğru karar verme ve yerli yerince söz söyleme yeteneği bahşetmiştik.

Mahmut Özdemir

Onun mülkünü / iktidarını güçlendirdik. Ona “İkna Ederek Sorun Çözme Yeteneği” ve “Hikmet” verdik.

Mehmet Çakır

Hitabet ve yönetim sanatını öğretmek suretiyle onun iktidarını güçlendirmiştik.

Mehmet Çoban

Davud’un iktidarını güçlendirdik! Ona hakkı hukuku belirleyen, adaletle hüküm veren bir anlayış, bir kavrayış verdik! Böylece bilgisiyle, bilinciyle adaleti sağladı. Toplum arasında hak hukuk tanıyan adil biri olarak ün yaptı. Toplumun sevgisini saygısını kazandı. Toplum onunla hak ve adalet içinde yükseldi.

Mehmet Okuyan

Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, ona [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) ve güzel konuşabilme (özelliği) vermiştik.

Mehmet Türk

Onun hükümranlığını güçlendirmiş, ona hikmet ve davaları çözme kabiliyeti vermiştik.

Muhammed Esed

Biz de (buna karşılık) o’nun otoritesini güçlendirmiş ve kararlarında hikmet ve basîret üzere olmasını sağlamıştık.

Mustafa Çavdar

Ve biz onun iktidarını güçlendirmiş ve ona doğru karar verme ve etkili bir konuşma kabiliyeti vermiştik. 4/163

Ahmet Tekin

Biz onun ülkesini, devletini ve hükümranlığını güçlendirdik. Kendisine peygamberlik, ilim, hikmet, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisi, isabetli ifade, çözüm ve hakkı bâtıldan ayırt etme kabiliyeti verdik.

Mustafa İslamoğlu

Biz de onun iktidarını sağlama aldık; zira ona adâletle hükmedecek muhakeme ve anlaşmazlıkları sona erdirecek ikna yeteneği vermiştik.[⁴⁰⁵⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'nun mülkünü kuvvetlendirmiştik ve O'na hikmet ve fasl-ı hitap vermiş idik.

Orhan Kuntman

Onun hükümranlığını güçlendirmiş, kendine hikmet ve hakkı batıldan ayırd etme yeteneğini ihsan etmiştik.

Osman Fırat

Onun mülkünü güçlendirip, kendisine hikmet ve açık, güzel hitap etme yeteneği vermiştik.

Şaban Piriş

Onun iktidarını güçlendirmiş, ona hikmet ve açık sözlülük vermiştik.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı berkitdük, muḥkem itdük anuñ pādişāhlıġı[nı] daḫı ḥikmet virdük özine. Daḫı söz kesici cevāb virdük özine.

Suat Yıldırım

Biz onun hakimiyetini güçlendirdik, ona hikmet, nübüvvet, isabetli karar verme ve meramını güzelce ifade etme kabiliyeti verdik.

Süleyman Ateş

Onun mülkünü güçlendirmiştik, kendisine hikmet (peygamberlik, yüksek bilgi, hakkı batıldan ayırma, davaları çözme) ve açık, güzel konuşma (yeteneği) vermiştik.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve onun mülkini kuvvetlendirdik. Ve ona 'ilim ve hikmet ve Dâvûd'a hak ve bâtıl arasını tefrîka kudret virdik.

Süleymaniye Vakfı

İktidarını güçlendirdik. Ona hikmet (doğru karar verme) ve etkili konuşma yeteneği vermiştik.

Ahmet Varol

Onun hükümranlığını güçlendirmiştik. Ona hikmet ve açık, kesin hüküm verme kabiliyeti vermiştik.

Ümit Şimşek

Biz onun egemenliğini güçlendirmiş ve kendisine hem hikmet, hem de açık ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Mülk ve yönetimini güçlendirmiştik. Kendisine hikmet ve hakla bâtılı ayıran söz etme yeteneği vermiştik.

Ali Bulaç

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.

Ali Fikri Yavuz

Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiştik. Kendisine de peygamberlik ile kaza-hüküm ilmini verdik.

Bahaeddin Sağlam

Onun iktidarını sağlamlaştırdık. Ona ilim, hikmet ve açık bir hitabet verdik.

Bayraktar Bayraklı

Onun mülkünü güçlendirdik. Kendisine hikmet ve güzel konuşma vermiştik.