Sâd Suresi 19. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

19. Ayet

وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةًۜ كُلٌّ لَهُٓ اَوَّابٌ

18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kuşlar da toplanmıştı, hepsi de ona itaat ederdi.

Besim Atalay (1965)

Kuşlar da toplanırlardı, hepsi ona uyardı !

Cemal Külünkoğlu

Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O'na yönelmişlerdi (Allah'ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!

Cemil Said (1924)

18,19. Akşam sabah ânınla birlikde bizi zikr itmeleri içün dağları ve kuşları teshîr itdik, kuşlar ânın etrâfına toplanıyorlar ve ânınla tesbîh çekiyorlar idi.

Diyanet Vakfı

18, 19. Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.

Edip Yüksel

Kuşlar da toplanmıştı; hepsi onun buyruğunu izlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kuşları da toplu olarak, hepsi onun için terci' yapar (evvab) idi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.

Emrah Demiryent

Toplu hâlde kuşları da onun emrine vermiştik. Hepsi (zikir ve tesbih için) ona (Dâvûd’a) katılırdı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ve toplanıp gelen kuşları da (zikir yoldaşı yapmıştık). Ki, hepsi onunla (beraber Allah’ı tesbih etmek üzere uyum içinde Hakka) yöneliyor (huzura dalıyor)lardı.

Erhan Aktaş

Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķuşları ya'nį musaḥḥar eyledük dirilmiş iken. dükeli aña gey dönicidür.

Hasan Basri Çantay

(Her yandan ona doğru) toplanıb gelen kuşları da (kendisine râm etdik). (Gerek o dağlardan, gerek bu kuşlardan) herbiri (itaatle ona) dönücü idi.

Hayrat Neşriyat

Kuşları da toplanmış olarak (ona itâat ettirdik)! Hepsi onun (zikrine katılmak) için dönüp gelici idiler.(1)

İhsan Aktaş

Ve (kendi yanında beslediği) kuşları da toplu olarak (ona) musahhar kılmıştık (ona kuş mantığını, ses, hareket ve davranışlarından anlam çıkarma bilgisini de öğretmekle onlardan istifade etmeyi öğretmiştik). Hepsi (kendi yanında besleyip, kendine alıştırdığı kuşlar) ona (Davud’a) evvab (onun verdiği komut ve işaretlerine uyuyor) idiler. *

İlyas Yorulmaz

Ve bir araya toplanmış kuşlar, hepsi de Rablerine isteyerek yönelirlerdi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Toplanıp gelen kuşlara da onun için boyun eğdirdik. Hepsi de onun yanında toplanırlar, ona uyarlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

Kuşları da müsahhar kıldık. Onlar da yanında toplanırlardı, hepsi ona tâbi olurdu [³].

İsmail Yakıt

Sürüler hâlindeki kuşlar da.⁷ Hepsi de Allah’a yönelmişti.

Kadri Çelik

Toplanmış kuşları da (Davud'a ram kıldık). Hepsi de (Allah'ı tesbihte) ona (Davud'a) dönüp yönelirlerdi (ona uyarak tesbih ederlerdi).

Abdullah Parlıyan

Her taraftan toplanıp gelen kuşları da, O'na boyun eğdirmiştik. Hepsi O'nun nağmesine katılır, beraberce Allah'ı tesbih ederlerdi.

Kuran Yolu

18-19. Dağları onun emrine verdik. Sabah akşam yaratıcılarını tesbih ederlerdi. Toplu halde kuşları da (emrine verdik). Hepsi de Allah’a yönelmişlerdi.

Mahmut Kısa

Ve seher vakitlerinde Allah’ı anarken, Davud’un etrafında öbek öbek toplanan kuşları da, âhenkli cıvıltılarıyla ona eşlik ettirmiştik. Davud ve ona eşlik eden varlıkların hepsi, duâ ve yakarışlarla hep O’na yönelirlerdi.

Mahmut Özdemir

Kümelenmiş olarak Kuşlar’ı da! Hepsi onun için yönelmişlerdir.

Mehmet Çakır

Hatta kuşlar, başına toplanıp onun derdine eşlik ederdi.

Mehmet Çoban

Davud’un yaşamına kuşlar da katılırdı. Hepsinin barış, huzur, esenlik içinde yaşamları vardı. Biz böylece Davut’a doğada yarattığımız varlıklarla bütünleşerek yaşamayı öğrettik! O herhangi bir sıkıntısında kendini onların arasında bulur, onlarla birlikte bütün sıkıntılarından arınırdı. Hepsi yasamıza boyun eğerek bir ahenge girmişti. İnsanlar arasındaki yapay sorunlar doğada geride kalırdı. Hepsi Rabbinin huzurunda kendi yasasıyla birlikte bir bütünlük içindeydi. Sen de insanlardan bunaldığında Davut gibi yap! Onu örnek al! İnsanlardan bir müddet uzaklaşarak doğayla kendini bütünleştir! O zaman bütün sorunlardan kurtularak, sakinleşerek, doğal dengeye kavuşarak görevine dönersin!

Mehmet Okuyan

Toplanıp gelen kuşları da (emrine vermiştik). Hepsi de O’na (Allah’a) çok yönelicilerdi. [*]

Mehmet Türk

18,19. Doğrusu biz dağları ve toplanıp gelen kuşları, akşam ve kuşluk vakti¹ onun ile birlikte (Allah’ı) tesbih etsinler diye o (Dâvût)’a boyun eğdirdik. Hepsi birlikte (Allah’ı) bolca tesbih ederlerdi.

Muhammed Esed

ve [aynı şekilde] bölük bölük kuşları da: ²¹ bunlar [hep birlikte] O’na, [kendilerini yaratmış olana,] tekrar tekrar yönelirlerdi.

Mustafa Çavdar

Kuşlar da topluca bu tespihe eşlik ederlerdi. Zira hepsi de Allah’a yönelmişlerdi. 16/48, 17/44

Ahmet Tekin

Toplu halde kuşları da onun emrine verdik. Hepsi de Dâvûd'a uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.

Mustafa İslamoğlu

katar katar dizilmiş kuşlar da:[⁴⁰⁵⁷] bunların hepsi her daim O’na yönelmişlerdi![⁴⁰⁵⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Kuşları da toplanmış olar'ak (O'na tâbi kıldık). hepsi de O'na rücu ediciler idi.

Orhan Kuntman

Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik, her biri ona yönelirdi. (Onunla beraber tesbih ederlerdi)

Osman Fırat

Ve toplanıp gelen kuşların hepsi (ona) yönelirdi.

Şaban Piriş

Bütün kuşları da... Hepsi de ona hizmet ediyorlardı.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳuşlar daḫı dirilürdi barçası, özi ḫiẕmete dururlardı.

Suat Yıldırım

18, 19. Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi. [34, 10]

Süleyman Ateş

Toplanıp gelen kuşları da (ona ram etmiştik). Hepsi onun nağmesine katılır (beraber tesbih ederler)di.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve kuşları müsahhar iyledik ki cümlesi etrâfında toplanır ve berâber zikr iylerlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Kuşlar da (hizmetindeydi, onunla[*]) toplu halde ibadet ederlerdi. Hepsi ona pek saygılıydı.

Ahmet Varol

Toplanıp gelen kuşları da. Hepsi ona dönerlerdi. [3]

Ümit Şimşek

Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı.

Ali Bulaç

Ve toplanıp gelen kuşları da. Hepsi onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip-dönmekte olanlar idi.

Ali Fikri Yavuz

Kuşları da toplu olarak onun emrine bağlı kıldık. (Dağlardan ve kuşlardan) her biri onun tesbihi sebebiyle devamlı tesbih ediyordu.

Bahaeddin Sağlam

Kuşları da toplu olarak ona musahhar kıldık. Her şey ona dönüp onu dinliyordu.

Bayraktar Bayraklı

Kuşları da onun emrine topladık. Hepsi Allah'a yönelmektedirler.