Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken gerçekten de demişti, ben, güzel atları, Rabbimi anarak severim ve sonunda güneş, perde altına girmişti de.
Besim Atalay (1965)
O dedi ki: «Tanrımı andığımdan ben bunları severim!», Güneş inene değin o bakınakalmıştı
Cemal Külünkoğlu
(Onları bir süre izleyen Süleyman), “Benim bu atlara olan sevgim Rabbimi hatırlattıkları (ve O'nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir.” dedi. Ve atlar, gözden kayboluncaya kadar (onları izlemeye devam etti). Ardından:
Cemil Said (1924)
"Ben bu dünyânın emvâli ile meşgûl iken gün gâib olub gice geldi ben Allâh’ın zikrini unutdum tekrâr bunları bana getiriniz" didi.
Diyanet Vakfı
32, 33. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Edip Yüksel
Dedi ki, "Mal ve mülk sevgisi beni Rabbimi anmaktan alıkoydu. Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben dedi, o hayır sevgisini rabbımın zikrinden sevdim, nihayet hıcaba gizlendi
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Ben, dedi, at sevgisini, Rabbimi anmaktan ötürü tercih ettim." Nihayet atlar perdenin arkasına gizlendi.
Emrah Demiryent
32-33. “Benim bu atlara olan sevgim, Rabbimi (şükür ile) anmama sebep oldukları (ve cihat meydanlarında, O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir” dedi. Nihâyet (atlar koşup da) gözden kayboldukları zaman, “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar, yanına getirilince, onların) ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Abdullah-Ahmet Akgül
O da demişti ki: "Gerçekten ben, (bu) mal (veya at) muhabbetini; (sadece) Rabbimi zikretmeme (yardımından, O’na ibadet ve cihad hizmetime vesile olmasından) dolayı sevip tercih ettim." Sonunda bu atlar (koşmuş ve) perde (gibi toz bulutlarının) arkasına saklanmışlardı.
Erhan Aktaş
“Doğrusu ben Rabb'imin öğüdünden dolayı hayra muhabbeti sevdim.”¹ dedi. Derken gözden kayboldular.²
Eski Anadolu Türkçesi
pes eyitti “bayıķ ben sevdüm ya'nį diledüm ħayr sevmek ya'nį at çalabumı añmaķ üzere” [243a] tā gizlendi ya'nį güneş perde içine.”
Hasan Basri Çantay
«Gerçek ben, mal (ya'ni at) sevgisine (sırf) Rabbimi zikretmek için düşdüm» demişdi. Nihayet (bu atlar) perdenin arkasına gizlenmiş (ler) di.
Hayrat Neşriyat
Bu yüzden demişti ki: “Doğrusu ben Rabbimin zikrinden (cihâda yarayışlı hayvanlar olmasından) dolayı hayra muhabbeti (o atları) sevdim.” Nihâyet (eğitilen o atlar sür'atle koştular da sanki ufukta) perdenin arkasına gizlendiler (gözden kayboldular).
İhsan Aktaş
32, 33. (O zaman kendisi) demişti ki: “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı güzel olan her şeyi (atları vb.) severim. Nihayet (eğitilen o atlar sür’atle koşup) gözden kayboldukları zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar getirilince de hem sevgisinde hem de sağlıklı olanla olmayını anlamak için) onların bacaklarını ve boyunlarını (şefkatla) sıvazlamaya başladı. (*)
İlyas Yorulmaz
At gözden kayboluncaya kadar “Bana Rabbimi hatırlatmalarından dolayı, sahip olduğum bu malları çok seviyorum” demişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Dedi: "Gerçekten ben bu güzel malları çalabımı düşündürdükleri için severim." Atlar yerlerine çekilince de,
İsmail Hakkı İzmirli
O da «— Ben bu atları Rabbimi anmadan dolayı severim [¹]» demişti. Ta ki atlar Süleyman/ın gözünden nihan oldu [²].
İsmail Yakıt
Bunun üzerine (Süleyman), “Muhakkak ki ben güzel/ iyi [hayr] olanı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı severim” dedi. Hatta bunu onlar/atlar gözden kayboluncaya kadar tekrarladı.¹²
Kadri Çelik
Dedi ki: “Doğrusu ben bu atların sevgisini, Rabbimi anmayı sağladıkları için sevdim.” Sonunda atlar (öylece koşarak) perdede (ufukta) görünmez oldular.
Abdullah Parlıyan
“Ben güzel olan herşeyi severim, çünkü Rabbimi bana hatırlatır” derdi. Atlar koşarak uzaklaşıp gözden kayboluncaya kadar, bu sözleri tekrarladı, daha sonra
Kuran Yolu
31-32. Bir gün akşama doğru alımlı, soylu koşu atları önüne getirildiğinde, “Ben malı (atları), rabbimi hatırlattığı için sevdim” dedi. Derken (güneş batınca) onlar karanlığın perdesiyle gizlendi.
Mahmut Kısa
“Ben dünya malını, sırf bana Rabb’imi hatırlattığı için severim! Bu atları da yalnızca Rabb’imin rızası için seviyorum. Çünkü onlarla Allah yolunda cihat edilecek, mazlumların hakkı korunacak, huzur ve adâlet sağlanacak!” derdi. Ve atlar koşarak uzaklaşıp gözden kayboluncaya kadar onları hayranlıkla seyrederdi.
Mahmut Özdemir
Dedi ki: -“Ben, rabbimin zikrinden ötürü Mal’ın sevgisini kabul ettim. Nihayet Örtü’ye büründü.
Mehmet Çakır
" Ben bu güzelleri, bana Allah’ı hatırlattıkları için seviyorum " der karanlık basana kadar onları seyrederdi.
Mehmet Çoban
Süleyman atlarına olan sevgisi ve düşkünlüğü sorgulandığında: "Muhakkak ben mal sevgisini Rabbimi anmaya tercih ettim." dedi. Nihayet atlar gecenin karanlığıyla gözden kayboldular.
Mehmet Okuyan
(Süleyman) “Şüphesiz ki ben Rabbimi hatırlatmaları nedeniyle iyi şeyleri sevmekten hoşlanırım.” demişti. Sonunda onlar (atlar) perdeleninceye (gözden kayboluncaya) kadar (bu durum sürmüştü).
Mehmet Türk
(Süleyman) atlar koşarak gözden kayboluncaya kadar (onları seyretti ve): “Gerçekten ben, iyi atı¹ bana Rabbim(in gücünü) hatırlattığından dolayı severim.” dedi.
Muhammed Esed
“Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi bana hatırlatır!” ²⁹ derdi; [atlar koşarak uzaklaşıp] gözden kayboluncaya kadar [bu sözleri tekrarladı. ³⁰ Daha sonra,]
Mustafa Çavdar
Güneş batımına kadar onları seyretmiş ve şöyle demişti: – Şimdi ben atları sevmeyi Rabbimi zikretmeye tercih etmiş oldum.
Ahmet Tekin
Süleyman: “Ben hayırlı mal, hayırda kullanılacak mal sevgisini, at sevgisini Rabbimin kitabındaki emrinden, emrine bağlılığımdan dolayı benimsedim” dedi. Nihayet eğitim alanındaki atlar toz duman içinde gözden kayboldu.
Mustafa İslamoğlu
“Elbet ben güzel olanı severim” demişti, “çünkü bana Rabbimi hatırlatır!”[⁴⁰⁷³] Nihayet atlar gözden kayboldu.[⁴⁰⁷⁴]
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Ben Rabbimin zikrinden dolayı hayrı severcesine (o atları) seviverdim.» Nihâyet (güneş veya atlar) hicap ile gizlenmiş oldu.
Orhan Kuntman
"Doğrusu ben onlara sırf, Rabbimin zikrinden dolayı (hayrı severcesine) muhabbet besleyiverdim" dedi. (O sırada atlar koşarak) gözden kayboldu.
Osman Fırat
Ben, dedi, mal sevgisini, Rabbimi anmaya tercih ettim. Nihâyet bu atlar varıp gözden kaybolana kadar..
Şaban Piriş
O da şöyle demişti:-Ben, malı, Rabbimin zikrine vesile olduğu için seviyorum. Sonunda atlar toz perdesinin arkasında kaybolmuştu.
Satıraltı Meal (1534)
eyitdi: Taḥḳīḳ ben meşġūl oldum atlar ‘arż eylemege ġazā‐y‐ıçun, Tañrı‐muñ ẕikrinden ki ‘aṣr namāzıdur, ol vaḳta degin ki güneş perdeye girdi, ya‘nīyire batdı.
Suat Yıldırım
32, 33. Onlarla ilgilenip “Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim. ” dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: “Onları tekrar bana getirin! ” deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Süleyman Ateş
Ben, dedi, mal sevgisini, Rabbimi anmaktan (ötürü) tercih ettim. Nihayet bu atlar perde ile gizlendi (koşup dağın arkasına düşmekle gözden kayboldu).
Süleyman Tevfik (1927)
"Ben bunları severek seyir ve temâşâ ider iken rabbimin 'ibâdetinden geri kaldım. Güneş batdı."
Süleymaniye Vakfı
Dedi ki “Ben malı, Sahibimi düşündürdüğü için severim.” Sonra atlar yerlerine çekildi.
Ahmet Varol
Dedi ki: "Doğrusu ben mal sevgisine kapıldım da, Rabbimin zikrinden geri kaldım." [5] Nihayet (güneş) perdenin arkasına gizlendi.
Ümit Şimşek
Süleyman, “Rabbimi hatırlattığı için mal sevgisi bana hoş geliyor” dedi. Nihayet atlar gözden kayboldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Servet sevgisini, Rabbimi anmak için benimsedim." Nihayet Güneş perde ardına çekildi.
Ali Bulaç
O da demişti ki: 'Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim.' Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar.
Ali Fikri Yavuz
O şöyle demişti: “- Beni bu mal (at) sevgisi, Rabbime ibadetden (ikindi namazını kılmaktan) alıkoydu.” Nihayet güneş batmıştı.
Bahaeddin Sağlam
O: “Ben mal sevgisini Rabbimin zikrine tercih ettim. Atlar perdenin arkasına geçince:
Bayraktar Bayraklı
Süleyman, “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı atları severim” dedi. Gözünden kaybolana kadar onlara baktı.