Sâd Suresi 33. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

33. Ayet

رُدُّوهَا عَلَيَّۜ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْاَعْنَاقِ

32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Getirin onları bana demişti, atlar getirilince de onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya, yelerini taramaya koyulmuştu.

Besim Atalay (1965)

Süleyman dedi ki: «Siz onları bana geri getirin!» Hemen inciklerin, boyunların okşamaya başladı

Cemal Külünkoğlu

“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.

Cemil Said (1924)

Getirdikleri gibi hayvânların dizlerini ve başlarını kesdi.

Diyanet Vakfı

32, 33. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Edip Yüksel

"Onları bana geri getirin," dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.

Emrah Demiryent

32-33. “Benim bu atlara olan sevgim, Rabbimi (şükür ile) anmama sebep oldukları (ve cihat meydanlarında, O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir” dedi. Nihâyet (atlar koşup da) gözden kayboldukları zaman, “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar, yanına getirilince, onların) ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz. Süleyman;) "Onları (tutup) bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını mesh edip okşamaya (ve sıvazlamaya) başladı. (Güya bu atlar, Hz. Süleyman’ı Allah’tan ve itaatten alıkoyduğu için, tutup onların boyunlarını ve bacaklarını kesmeye başladığı yorumları; fıtrata ve şefkate aykırıdır.)

Erhan Aktaş

“Onları bana geri getirin.” Ardından bacaklarını ve boyunlarını mesh¹ etmeye başladı.²

Eski Anadolu Türkçesi

“döndürüñ anı ya'nį güneşi benüm üzere.” meşġūl oldı sürmeġe indiklere daħı boyunlara.

Hasan Basri Çantay

(Dedi ki:) «Onları bana döndürün». Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.

Hayrat Neşriyat

(Süleymân seyislerine:) “Onları bana geri getirin!” (dedi.) Sonra (onlara sevgisinden) bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

İhsan Aktaş

32, 33. (O zaman kendisi) demişti ki: “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı güzel olan her şeyi (atları vb.) severim. Nihayet (eğitilen o atlar sür’atle koşup) gözden kayboldukları zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar getirilince de hem sevgisinde hem de sağlıklı olanla olmayını anlamak için) onların bacaklarını ve boyunlarını (şefkatla) sıvazlamaya başladı. (*

İlyas Yorulmaz

“Atın birini bana geri getirin” dedi, sonra atın bacaklarını ve boyunlarını okşadı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dedi: "Onları geri getirin."Artık onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya başladı.

İsmail Hakkı İzmirli

«— Atları bana geri getirin» dedi. Artık onların bacaklarına, boyunlarına el sürmeye başladı [³].

İsmail Yakıt

“Onları bana geri getiriniz” (dedi). (Atlar gelince de) onların bacaklarını ve boyunlarını okşadı.

Kadri Çelik

“Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Abdullah Parlıyan

“Onları bana getirin!” diye emretti ve bacaklarıyla boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Kuran Yolu

(Daha sonra) “Onları bana geri getirin” dedi; bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Mahmut Kısa

Atlar uzaklaşınca da, “Getirin onları bana!” der ve onların bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya, yelelerini taramaya, sevip okşamaya başlardı.

Mahmut Özdemir

Onları bana bırakın!”. Bacaklar’ı ve Boyunlar’ı sıvazlamaya koyuldu.

Mehmet Çakır

Hatta dayanamayıp: " Onları bana getirsenize " der, bacaklarını, boyunlarını okşar okşardı.

Mehmet Çoban

"Onları bana getirin!" dedi. Getirilince bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Mehmet Okuyan

(Sonra) “Onları (atları) tekrar bana getirin!” demiş ve ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı. [*]

Mehmet Türk

(Ve devamla): “Onları bana geri getirin.” (dedi) ve (atların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.¹

Muhammed Esed

“Onları bana getirin!” [diye emretti] ve bacakları ile boyunlarını [şefkatle] sıvazlamaya başladı. ³¹

Mustafa Çavdar

Ardından getirin onları bana diyerek başladı boyunlarını ve bacaklarını sıvazlamaya.

Ahmet Tekin

Süleyman : “Onları tekrar yanıma getirin” diye emretti. Atlar gelince onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Mustafa İslamoğlu

(Ardından) “Onları bana getirin!” (diyerek) başladı bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Onları bana iade ediniz.» Hemen bacaklarını ve boyunlarını silip okşadı.

Orhan Kuntman

(Dönüşte) "Onları bana getirin" dedi ve onların bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Osman Fırat

Onları bana getirin (dedi) ve bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.

Şaban Piriş

Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.

Satıraltı Meal (1534)

Dutuñuz ol atları benüm üstüme, didi. Anları ḳurbān eylemege başladıḳılıc‐ıla. Sildi baldırını ve boyunlarını.

Suat Yıldırım

32, 33. Onlarla ilgilenip “Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim. ” dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: “Onları tekrar bana getirin! ” deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Süleyman Ateş

Onları bana getirin (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.

Süleyman Tevfik (1927)

"Onları benden uzak idiniz" didi ve kılınç ile boğazlarını ve ayaklarını kesdirdi.

Süleymaniye Vakfı

“Onları bana tekrar getirin” dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Ahmet Varol

"Onları bana geri getirin" dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı. [⁶]

Ümit Şimşek

“Onları bana getirin” dedi. Sonra onların boyunlarını ve bacaklarını okşadı.

Yaşar Nuri Öztürk

"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Ali Bulaç

'Onları bana geri getirin' (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Ali Fikri Yavuz

(Bunun üzerine, atlar kendisini meşgul edib ibadetten alıkoyduklarından onları Allah için kurban etmeye kasd etti ve şöyle dedi): “- Onları bana geri getirin.” Artık ayaklarını ve boyunlarını kesib kurban etmeğe başladı.

Bahaeddin Sağlam

“Onları bana getirin” dedi. Ayak ve boylarını okşamaya başladı.(*)

Bayraktar Bayraklı

“Onları bana tekrar getiriniz” dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.