54. Ayet
اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
Şüphe yok ki bu, elbette bizim.rızkımız, hem de öylesine ki bitip tükenmesi yok.
İşte budur azığımız, onun tükenmesi yok!
İşte bu, (size) vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!
Ânlar da "İşte kesilmek ihtimâli olmayan rızkımız" diyecekler.
Şüphesiz bu, bizim verdiğimiz rızıktır. Ona bitmek ve tükenmek yoktur.
Bizim bu rızkımız tükenmez.
İşte ki bu bizim rızkımız, muhakkak ki ona hiç tükenmek yok
İşte bu, bizim rızkımız; muhakkak ki ona hiç tükenmek yoktur.
Şüphesiz bunlar, (cennette mü’minlere verdiğimiz) sonsuza kadar bitip tükenmeyecek olan nimetlerimizdir.
Şüphesiz bunlar, asla bitip tükenmesi olmayan rızıklarımız (ve ihsanımız)dır.
Bu, bitmez tükenmez rızkımızdır.
bayıķ uşbu rūzımuzdur yoķdur anuñ hįç dükenmek.
Şübhe yok ki bu, bizim bitib tükenmeyecek rızkımızdır.
Şübhesiz ki bu, gerçekten bizim (verdiğimiz) rızkımızdır; onun tükenmesi yoktur.
Şüphesiz bu (sayılan nimetler), bizim (kötülüklerden sakınan mü’min erkek ve mü’min kadınlara cennette ihsan edeceğimiz) rızkımızdır. Ona bitmek ve tükenmek yoktur. *
Elbetteki onlar için ikram ettiğimiz rızıklar, bitip tükenecek değildir.
İşte bunlar Bizim öyle azıklarımızdır ki tükenmek nedir bilmezler.
İşte bu, öyle bir rızkımızdır ki onda dövünmek ihtimali yoktur.
Muhakkak ki Biz’im rızkımız işte budur. Tükenme nedir bilmez.
Hiç şüphesiz bu bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Hiç şüphesiz bu bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Kuşkusuz bu, bitmek tükenmek bilmeyen nimetimizdir.
“Bunlar, sonsuza kadar bitip tükenmeyecek olan nîmetlerimizdir!”
Bu, elbette hiç tükenmeyen rızkımızdır.
53,54. Bunlar, hesaplaşma günü için size vadedilen şeyler. // Hepsi bizim tükenmeyen ikramlarımız.
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Verdiğimiz rızıklar tükenmez.
Şüphesiz ki bu(nlar), bitip tükenmek bilmeyen rızıklarımızdır. [*]
Şüphesiz bu, Bizim bitip tükenmek bilmeyen rızkımızdır.
Bu, [size] vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!
İşte bu bizim size sunduğumuz tükenmeyen nimetlerimizdir. 32/17, 47/15
İşte bunlar bizim verdiğimiz, bitmek tükenmek bilmeyen rızıklardır.
elbet Bizim verdiğimiz bu rızık, asla tükenme riski taşımamaktadır.
Şüphe yok ki bu, elbette Bizim rızkımızdır. Bunun için bir tükenmek yoktur.
Şüphe yok ki bunlar bizim bitip tükenmeyecek bağışımızdır!
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
İşte bu hiç tükenmeyecek rızıklarımızdır.
Bu bizüm rızḳumuzdur, aña hīç dükenmek yoḳdur.
Gerçekten bu, Bizim ihsan ettiğimiz bir nasiptir ki onun asla biteceği yoktur. [16, 96; 11, 108; 41, 8; 13, 35]
Doğrusu bizim bu rızkımızın bitip tükenmesi yoktur!
"Ve bu, bizim bitmek ve tükenmek kâbil olmayan rızkımızdır" denilür.
Bu rızık bizdendir; tükenecek değildir.
Doğrusu bu bizim tükenmesi olmayan rızkımızdır.
Bu Bizim hazırladığımız rızıktır ki, bitmek tükenmek bilmez.
İşte bu, bizim verdiğimiz rızıktır elbette. Bitip tükenmesi yoktur onun.
Şüphesiz bu, Bizim (ihsan ettiğimiz) rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Bu, (cennette müminlere verdiğimiz nimet) bitmez tükenmez rızkımızdır.
Bu(nlar kullarımıza) verdiğimiz rızıktır, hiç tükenmeyecektir.
Şüphesiz bu, bizim vaadimiz olan rızıktır. Onda tükenmek yoktur.