87. Ayet
اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
“Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
“Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
O, ancak alemlere bir öğüt.
86,87,88. Diyesin ki: «Sizden hiçbir ödül istemiyorum, size bir şey öne sürmem de, ancak bu âlemlere öğüttür, bir zaman sonra haberini herhal öğrenirsiniz»
“Bu (Kur'an, kıyamete kadar gelecek), bütün âlemler için ancak bir öğüttür.
Bu Kur’ân bütün ’âlem içün bir mev’ızadır.
Bu Kur'an, ancak âlemler için bir öğüttür.
"Bu, tüm dünyaya bir mesajdır."
O sırf bir zikir, bir öğüttür bütün âlemîn için
"O Kur'ân, bütün âlemler için bir zikir, bir öğüttür. "
O (Kur’ân) bütün âlemlere ancak bir öğüttür.
"O (Kur’an bütün insanlık ve) âlemler için ancak (kıyamete kadar geçerli ve gerekli olan İlahi) bir zikir (öğüt ve hatırlatmadır, ölçü ve temel yasa)dır."
O, ancak bütün insanlık için bir zikirdir.¹
“degül ol ya'nį ķur’ān illā ögüt 'ālemlere.”
«O (Kur'an) âlemlere bir öğüdden başka (bir şey) değildir».
“Doğrusu o (Kur'ân), ancak âlemler için bir nasîhattir.”(2)
(Ve devamla de ki) “O (Kur’an), başka değil, ancak bütün şuurlu varlıklar için bir öğüttür (bir uyarı, bir yol göstermedir). *
“Size bildirdiğim vahy, bütün zamanlarda yaşayanlar için bir öğüttür.”
Kur’an’a gelince o, bütün insanlar için yalnız bir öğüttür.
Bu Kur/an cihana bir öğüttür.
Kur’an, âlemler için ancak bir bilgidir/öğüttür [zikr]³¹.
“O (Kur'an), âlemler için yalnızca bir hatırlatmadır.”
Bu Kur'ân bütün alemler için ancak bir öğüt ve uyarıdır.
Bu (Kur’an) ise bütün âlemlere kesinlikle bir öğüt ve uyarıdır.
“Bu Kur’an, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlık için bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey değildir!” Eğer bu uyarıya kulak vermeyecek olursanız, o zaman şunu iyi bilin:
Bu ancak Âlemler için bir zikirdir / öğüttür.
Artık Kuran, dillere destan olmuştur.
"Size okuduğum Kur’an bütün varlıklar için bir öğüttür."
O (Kur’an) ancak âlemler için bir hatırla(t)madır.
O (Kur’an akıllılar) âlemine¹ bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.
Bu [ilahî kelâm], bütün âlemler için ancak bir öğüt ve uyarıdır.
Bilin ki bu Kuran bütün insanlık için bir öğüt ve şeref kaynağıdır. 10/57, 21/10
“Bu Kur'an ancak âlemler, insanlar ve cinlerin haklarının korunması için okunması ibadet olan bir öğüttür, bir ikazdır, bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.”
Ne ki bu (vahiy), bütün âlemler için serâpâ bir uyarıdır:
«O (Kur'an) başka değil, bütün âlemler için bir mev'izedir.
Kur'an, âlemlere bir öğütten başka bir şey değildir! (İster imana gelin, ister küfürde direnin)
Bu (Kur’an), âlemler için hatırlatmadan başka değildir.
Bu (Kur'an) ancak, alemler için bir hatırlatmadır.
Bu Ḳur’ān degüldür, illā ögüt ‘ālemlere.
Bu Kur'ân, ancak bütün milletler için bir derstir.
O (Kur'an), ancak bütün alemlere öğüttür.
Bu Kur'ân muhakkak olarak 'âlemlere zikr ve mev'ızadır.
Benim anlattığım (Kur’an), herkesin işine yarayacak doğru bilgidir
Bu ancak alemler için bir hatırlatmadır.
O ancak bütün milletler ve bütün çağlar için bir öğüttür.
Bu, âlemler için bir Zikir'den başka şey değildir.
'O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dir.'
Kur'an bütün âlemlere (insan ve cinlere) ancak bir öğüddür.
Bu tebligatım, âlemler (insanlar) için bir mesajdan başka bir şey değildir.
Bu Kur'ân sadece âlemlere bir öğüttür.