88. Ayet
وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ
“Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ
“Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.
86,87,88. Diyesin ki: «Sizden hiçbir ödül istemiyorum, size bir şey öne sürmem de, ancak bu âlemlere öğüttür, bir zaman sonra haberini herhal öğrenirsiniz»
Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
Bir vakit sonra büyük haberi öğreneceksiniz.
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
"Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz."
Ve her halde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz
"Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz."
Ve onun (Kur’ân’ın) verdiği haberlerin doğruluğunu, bir zaman sonra (kiminiz dünyada, kiminiz âhirette) gâyet iyi bilip anlayacaksınız.”
"Onun haberinin (ve hükümlerinin gerçek ve geçerli olduğunu) bir zaman sonra kesinlikle bilip anlayacaksınız (ama iş işten geçmiş olacaktır.)"
Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz.¹
“daħı bilesiz ħaberini bir zamāndan śoñra” ya'nį bedr güni yā ölüm vaķti yā ķıyāmet güni.
«Her halde onun mühim haberini bir zaman sonra (hepiniz) bileceksiniz».
“Ve onun haberini bir zaman sonra mutlaka bileceksiniz.”
Ve onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!" *
“Bu uyardığım haberlerin doğruluğunu, bir müddet sonra (kıyamet gününde) öğreneceksiniz.
Onun her dediği çıkacaktır, sonra anlarsınız."
* Bir zaman sonra haberinin doğru çıktığını herhalde bilmiş olacaksınız.
Onun haberini bir müddet sonra mutlaka öğreneceksiniz.³²
“Onun (gaybi) haberlerini (doğruluk açısından) bir zaman sonra bileceksiniz.”
Ve Kur'ân'ın verdiği haberlerin doğruluğunu, bir süre sonra bilip anlayacaksınız.
Ve onun bildirdiklerinin gerçekliğini bir zaman sonra öğreneceksiniz.
Onun dünya ve âhiretle ilgili haber verdiği her olayın, verdiği her sözün bir bir gerçekleştiğini, kısa bir süre sonra —kimini dünyada, kimini âhirette— kesinlikle göreceksiniz!
Onun uyarıcı haberini bir süre sonra elbette bileceksiniz.
Onun doğruluğunu zamanla anlayacaksınız. "
"Okunan ayetlerin mutlak doğrular, mutlak gerçekler olduğunu bir gün mutlaka öğreneceksiniz. Sizler istediğiniz kadar yalanlayın. Bilim şöyle der, ilim böyle der deyin! İstediğiniz kadar biz görmediğimize inanmıyoruz deyin! Sanki her şeyi görüyormuş biliyormuş gibi hareket edin! Unutmayın ki sizler ancak görme sınırlarınız içindekileri görebilirsiniz. Onun için anlatılanlar başınıza geldiği gün eyvahlarınız hiçbir işe yaramayacaktır."
Haberini bir süre sonra öğreneceksiniz. [*]
Gerçekten onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra çok iyi öğreneceksiniz.
Ve onun anlamını bir süre sonra mutlaka kavrayacaksınız!”
Onun bildirdiği haberlerin doğru olduğunu bir gün anlayacaksınız. 6/67, 67/29
“Onun verdiği haberin doğruluğunu, Kur'ân'a sahiplenenlerin hâkimiyetini, ilgisiz kalanların hata ettiğini, bir müddet sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
ama onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!”[⁴⁰⁹⁹]
Ve andolsun ki, onun haber verdiğini bir müddet sonra elbette bilmiş olacaksınız.»
Andolsun ki onun haberini, (dünya ve ahiretle ilgili olarak haber verdiği, va’ad, tehdit ve azabı) bir zaman sonra öğreneceksiniz.
Bir süre sonra "Onun haberi (nin doğru!uğu)nu gâyet iyi bileceksiniz!"
Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.
Daḫı bileceksin anuñ ḫaberini bir zamāndan ṣoñra.
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir süre sonra siz de pek iyi öğrenirsiniz. [6, 19; 11, 17]
Bir süre sonra "Onun haberi(nin doğruluğu)nu gayet iyi bileceksiniz!"
Bir zamân sonra onun haberini anlar ve bilirsiniz.
(Onun) verdiği haberi, bir süre sonra kesinlikle öğreneceksiniz.”
Onun haberini bir süre sonra muhakkak bileceksiniz.
Onun verdiği haberin gerçek olduğunu bir süre sonra siz de öğreneceksiniz.
Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz!
'Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz.'
Muhakkak onun haberini (verdiği haberlerin doğruluğunu) bir zaman sonra, (öldükten sonra) bileceksiniz.
Ve çok kısa bir zaman sonra, haberini (gerçekliğini) kesinkes öğreneceksiniz.
Onun verdiği haberlerin gerçek olduğunu, bir zaman sonra çok iyi anlayacaksınız.[485]