57. Ayet
اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ
Yahut, “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” demesin.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ
Yahut, “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” demesin.
Yahut Allah beni doğru yola sevketseydi elbette çekinenlerden olurdum dediği.
Hiçbir kimse: «Allaha karşı yaptığım taşkınlıktan dolayı, bana yazıklar olsun; ben alay ediyorum!» demeye; ya da: «Allah beni doğru yola iletseydi sakınçlardan olurdum!» demeye; yahut azabı gördüğü zaman: «Bir kez daha döneydim, iyilerden olurdum!» Demeden önce, Allaha yönelin, ona teslim olun, sonra yardım olunmazsız
Yahut: “Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka sakınanlardan olurdum!” diyeceği (günden de sakının)!
56,57. Sonra nefis "Eyvâh bana ki Allâh’a karşu günâhkâr oldum, hak ile istihzâ itdim, Allâh hidâyet ide idi ben de Allâh’dan korkanlar meyânında bulunur idim" diyecek.
57, 58. Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.
Veya, "ALLAH beni doğruya iletseydi kesinlikle erdemlilerden biri olacaktım," demesin
Yâhud diyeceği: Allah bana yolunu gösterse idi her halde ben müttekılerden olurdum
Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana doğru yolu gösterseydi, her halde ben müttakilerden olurdum."
57-58. Yahut “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” ya da azabı gördüğünde, “Keşke benim için bir kez (dünyaya dönmeye) imkân olsaydı da iyilik yapanlardan olsaydım” diyeceği (günden sakının)!
Veya (gafillerin ve kâfirlerin): "Şayet Allah bana hidayet verseydi, elbette müttakilerden olurdum" diyerek (hâşâ Allah’ı suçlamaya kalkışacağı),
Veya “Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum.” denmemesi için;
yā eyitmeginden “eger bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermiş misse baña oladum şaķınıcılardan.”
yahud «Hakıykaten Allah bana hidâyet verseydi her halde (şirkden günâhlardan) sakınanlardan olurdum» diyeceği,
57,58. Yâhut: “Doğrusu Allah beni hidâyete erdirmiş olsaydı, elbette (ben de) takvâ sâhiblerinden olurdum” demesi(nden) yâhut azâbı gördüğü zaman: “Keşke benim için gerçekten bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım!” demesi(nden evvel Kur'ân'a tâbi' olun)!
Yahut "Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka ben de (fenalıklardan) korunup sakınanlardan biri olurdum!" demesin diye,
Veyahut “Allah beni doğru yola iletmiş olsaydı, bende sakınıp korunanlardan olacaktım.”
Kimse demesin ki : "Allah beni doğru yola iletseydi kesenkes ben de sakınanın biri olurdum."
Veya «— Allah bana hidayet verseydi elbette ben de sakınanlardan olurdum» demesin.
Yahut “Allah beni doğru yola iletseydi elbette ben O’na karşı sorumluluk bilincinde olurdum” (demesin).²⁰
Veya “Gerçekten Allah bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum” diyeceği (günden sakının).
Veya gerçekten Allah beni doğru yola iletseydi, O'na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum” diyeceği,
Yahut “Eğer Allah bana hidayet nasip etseydi günahtan sakınanlardan olurdum” diyerek;
Ya da, “Eğer Allah bana bir kitap göndererek doğru yolu göstermiş olsaydı, kesinlikle kötülüklerden uzak durur, günah ve isyankârlıktan sakınanlardan biri olurdum!” diye mâzeretler öne sürmesin.
Yahut: -‘Keşke Allah bana yol gösterseydi de Müttakîler’den / Sakınıp Korunanlar’dan olsaydım!’ demeden önce!”.
Allah beni yola getirseydi, ben de pekâlâ kendimi sağlama alabilirdim demeden.
Yahut: "Allah bana hidayet verseydi elbette sakınanlardan olurdum!"
Veya ‘Allah beni doğru yola ulaştırsaydı, elbette [muttakî]lerden (duyarlı olanlardan) olurdum!’ demesi(nden önce Kur’an’a uyun)! [*]
Veya: “Gerçekten Allah, beni hak yola iletseydi, elbette Allah’tan hakkıyla sakınanlardan olurdum.” demesi,
yahut, “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka O’na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum!” demesin diye,
Yahut “Keşke Allah zorla da olsa beni doğru yola iletseydi de bende ona karşı gelmekten sakınanlardan olsaydım”. 6/125, 39/22
Yahut: “Allah bana doğru yolu gösterme lütfunda bulunsaydı, Allah'a sığınanlardan, emirlerine yapışanlardan, günahlardan arınıp azaptan korunanlardan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerden olurdum.” diyeceği günden önce Kur'ân'a tâbi olun.
Veya “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi, elbet ben de müttakiler arasında olurdum” demesin!
Veya (her nefsin) şüphe yok ki, «Eğer Allah bana hidâyet etse idi elbette ben muttakîlerden olurdum,» demesinden evvel (uyanması lâzımdır).
Veya: "Allah bana doğru yolu gösterseydi ben de, sakınanlardan olurdum”
Veya "Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum" demesi..
Veya keşke Allah bana doğru yolu gösterseydi de korunanlardan olsaydım demesi...
Yā eyitmezden burun eger Tañrı Ta‘ālā baña hidāyet virse‐y‐di müt‐taḳīlerden olurdum.
Yahut: “Allah bana hidâyet verseydi, ben de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardan olurdum. ”
Yahut şöyle demesinden: "Allah bana hidayet etseydi, elbet ben de (Allah'ın azabından) korunanlardan olurdum."
Yahud: "Eğer Allâh beni hidâyet itmiş olsa idi muttakîlerden olurdum"
Kalkıp şunu diyebilir: “Beni Allah yola getirseydi ben de çekinerek korunanlardan[*] olurdum.”
Yahut: "Eğer Allah beni hidayete erdirseydi mutlaka takva sahiplerinden olurdum" demesinden.
Veya “Allah bana hidayet verseydi ben de sakınanlardan olurdum” demesin.
Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana kılavuzluk etseydi elbette ben de korunanlardan olur[d]um."
Veya: 'Gerçekten Allah bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum' diyeceği,
Yahud şöyle demesi var: “- Eğer Allah bana hidayet vereydi, muhakkak ben, Allah'dan korkanlardan (şirkten sakınanlardan) olurdum.”
Veya demesin: “Eğer Allah bana doğru yolu göstermiş olsaydı, elbette kendini (azaptan) koruyanlardan olurdum.”
Yahut, “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı saygı duyanlardan olurdum” demesin diye.