58. Ayet
اَوْ تَقُولَ ح۪ينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ ل۪ي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ
Yahut azabı gördüğünde, “Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam” demesin.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَوْ تَقُولَ ح۪ينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ ل۪ي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ
Yahut azabı gördüğünde, “Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam” demesin.
Yahut da azabı görünce, bir kere daha dünyaya dönmeme imkan olsaydı mutlaka iyilik edenlerden olurdum dediği günden önce.
Hiçbir kimse: «Allaha karşı yaptığım taşkınlıktan dolayı, bana yazıklar olsun; ben alay ediyorum!» demeye; ya da: «Allah beni doğru yola iletseydi sakınçlardan olurdum!» demeye; yahut azabı gördüğü zaman: «Bir kez daha döneydim, iyilerden olurdum!» Demeden önce, Allaha yönelin, ona teslim olun, sonra yardım olunmazsız
Ya da azabı gördüğü zaman: “Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım” diyeceği (günden de sakının)!
’Azâbı gönderdiği vakit "Âh tekrâr dünyâya gidebilsem hasenâtda bulunur idim" diyecek.
57, 58. Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.
Yahut azabı gördüğü an, "Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım," demesin
Ve yâhud azâbı gördüğü zaman diyeceği: bana bir geri dönmek olsa idi de muhsinlerden olsa idim!
Veya azabı gördüğü zaman şöyle diyecektir: "Bana bir geri dönüş olsaydı da ben de o iyilik yapanlardan olsaydım."
57-58. Yahut “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” ya da azabı gördüğünde, “Keşke benim için bir kez (dünyaya dönmeye) imkân olsaydı da iyilik yapanlardan olsaydım” diyeceği (günden sakının)!
Ya da azabı gördüğü zaman: "(Keşke) Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) bulunsaydı da, ihsan edenlerden (iman, itaat ve cihad ehlinden) olsaydım" (diyeceği günden sakının diye bu Kur’an indirilmiş ve Onu bizzat yaşayan ve açıklayan Peygamber gönderilmiş bulunmaktadır).
Veya azabı gördüğü zaman, “Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkânım olsaydı, o zaman muhsinlerden¹ olurdum.” denmemesi için.
yā eyitmeginden ol vaķt kim göre 'aźābı “eger bayıķ benüm bir gez dönmegüm var mıssa pes oladum eyü işlülerden.”
yahud azâbı görürken «Benim için (dünyâye) bir dönüş daha olsaydı da iyi hareket edenlerden (mü'minlerden) bulunsaydım» diyeceği (gündür).
57,58. Yâhut: “Doğrusu Allah beni hidâyete erdirmiş olsaydı, elbette (ben de) takvâ sâhiblerinden olurdum” demesi(nden) yâhut azâbı gördüğü zaman: “Keşke benim için gerçekten bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım!” demesi(nden evvel Kur'ân'a tâbi' olun)!
Yahut da (kendisini bekleyen) azabı görünce, eğer bir kere daha (dünyaya) dönmeme imkân olsaydı mutlaka (inanıp) iyilik edenlerden olurdum dediği günden önce.
Veya azabı görünce “Keşke benim için geri dönüş olsaydı, iyilik yapanlardan olurdum” demeden önce Allah’ın indirdiğine tabi olun.
Azabı görünce kimse demesin ki : "Ah ne olurdu bir kere daha dünyaya dönebilseydim ben de iyilik edenlerden biri olurdum."
Yahut azap gördüğü zaman «— Keşke bir kere dünyaya dönseydim de iyi iş işleyenlerden olsaydım!» demesin.
Veyahut da azabı gördüğü zaman, “Keşke benim için bir (daha dünyaya dönme) fırsatı olsa da iyilerden [muhsinîn] olsam” (demesin).
Ya da azabı gördüğü zaman, “Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da ihsan edenlerden olsaydım” diyeceği (günden sakının).
yahut kendisini bekleyen azabı gördüğünde, “Bir kere daha dünyaya dönmeye imkan olsaydı, mutlaka iyilik edenlerden olurdum” demeden önce.
Ya da azabı gördüğünde, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” diyerek hayıflanmasın.
Yâhut cehennem azâbını gözleriyle görünce, “Ah, keşke bana bir fırsat daha verilseydi de, yeniden dünyaya dönüp iyilik yapanlardan olsaydım!” demesin diye bu Kur’an’ı gönderdik. Eğer böyle bir itiraz öne sürmeye kalkışan olursa, o zaman ona diyeceğiz ki:
Yahut Azab’ı göreceği sırada: -‘Keşke benim için bir kere daha olsa da, Muhsinler’den / İyilik- Güzellik Edenler’den olsam!’ demeden önce!”.
Azabı görünce 'ah hayata bir kez daha dönsem de iyilikçi kullardan olabilsem' demeden. "
Azabı gördüğü zaman "Keşke bir kez daha dünyaya döndürülseydim de iyilerden olsaydım!" der.
Veya azabı gördüğünde ‘Keşke benim için bir kez (dünyaya dönme) imkânı olsa da güzel davrananlardan olsam!’ [*] demesi(nden önce Kur’an’a uyun)!”
Yahut azabı gördüğü zaman: “Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iyilik yapanlardan olsaydım!” demesi (ona hiçbir fayda vermeyecektir.)
yahut, [kendisini bekleyen] azabın farkına vardığında “Keşke [hayatta] bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!” ⁶¹ demesin diye.
Ve yahut azabı görünce “Keşke bana bir kere daha dünyaya dönme fırsatı verilse de ben de iyi ve güzel işler yapanlardan olsam. 6/26-27, 7/53
Veya azâbı gördüğünde: “Keşke benim için bir kez dünyaya dönmek mümkün olsaydı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlerden, idarecilerden, askerî erkândan ve müslümanlardan olurdum.” diyeceği günden önce Kur'ân'a tâbi olun.
Ya da azabı gördüğü zaman, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsaydı da iyiler arasına girseydim” demesin!
Veyahut azabı gördüğü zaman, «Keşke benim için bir kerre daha (dünyaya) dönmek olsa idi ve iyi işler işleyenlerden olsa idim,» demesinden evvel uyanmalıdır.
Yahut azabı gördüğünde: "Keşke benim için bir kez (dünyaya) dönüş olsaydı da ben de, iyi amel işleyenlerden olsaydım" diye hayıflanacaktır.
Yahut azâbı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha mümkün olsaydı daMuhsinlerden/ güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesi.
Veya azabı görünce keşke bir kere daha hak verilse de iyilerden olsam, demesi...
Yā eyide ‘aẕābı gördükde: Eger bir kez daḫı dünyāya varmaḳ olsa‐y‐dımuḥsinlerden olurdum, diye.
Yahut azabı göreceği sıra: “Ah! Elime bir fırsat geçse de iyilerden olsam! ”
Yahut azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesinden.
Yâhud 'azâbı gördiği vakitde: "Eğer bir kere daha dünyâya 'avdet olsa muhsinlerden olurdum" dimesinden evvel itâ'ate muvâzabet idiniz.
Azabı görünce şöyle de diyebilir: “Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam.”
Yahut azabı gördüğü an: "Keşke benim için bir geri dönüş olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım" demesinden.
Veya azabı gördüğünde, “Keşke elime bir fırsat daha geçse de iyilik yapanlardan olsam” demesin.
Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır: "Bana bir kez daha imkân verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!"
Ya da azabı gördüğü zaman: 'Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım' (diyeceği günden sakının).
Ve yahud azabı gördüğü zaman: “- Bana, (dünyaya) bir geri dönmek olsaydı da güzel amel işliyenlerden olaydım.” demesi vardır.
Veya azap gördüğü zaman, demesin: “Keşke bir daha dünyaya dönsem de iyilik yapanlardan olayım!”
Ya da azabı gördüğünde, “Keşke dünyaya bir daha gönderilseydim de iyi amel yapanlardan olsaydım” demesin diye.