Zümer Suresi 59. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

59. Ayet

بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

(Allah, şöyle diyecek:) “Hayır, öyle değil! Âyetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkârcılardan oldun.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır, dönemezsin; sana bunca delillerim geldiği halde yalanladın onları ve ululuk satmaya kalkıştın ve kafirlerden oldun.

Besim Atalay (1965)

Evet, sana âyetlerim gelmişti, sen onları yalanladın, hem kasaldın, hem de kâfirlere karıştın

Cemal Külünkoğlu

(O zaman ona Allah tarafından şöyle seslenilecek:) “Hayır! Mesajlarım sana geldi de sen onları yalanladın, onları kabul etmeyi (ve onlara göre yaşamayı) kibrine yediremedin, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.”

Cemil Said (1924)

Evet benim âyâtım sana görindi fakat sen ânları tekzîb itdin, kibir ile kâfir oldun.

Diyanet Vakfı

Hayır (dönemeyeceksin)! Âyetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun.

Edip Yüksel

Evet, sana ayet ve mucizelerim geldi, fakat sen onları yalanladın, kibirlendin ve inkarcılardan oldun

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır sana âyetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibretmek istedin ve kâfirlerden oldun

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Ona): "Hayır sana âyetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kâfirlerden oldun." (denir.)

Emrah Demiryent

(O zaman ona Allah şöyle buyuracak:) “Bilakis, sana âyetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Evet (ey insanoğlu), kesinlikle Benim ayetlerim sana gelmiş (ve davet olunmuştun); fakat sen onları yalanlamış, (gururlanıp) büyüklüğe kapılmış ve kâfirlerden olup çıkmıştın."

Erhan Aktaş

Hayır¹, sana ayetlerim gelmişti de onları yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve gerçeği yalanlayan nankörlerden olmuştun.

Eski Anadolu Türkçesi

evet ya'nį eyidile aña bayıķ geldi saña āyetlerüm pes yalan duttuñ anı daħı boyun virmedüñ daħı olduñ kāfirlerden.

Hasan Basri Çantay

(Allah tarafından onlara şöyle Duyurulur:) Hayır, sana (bunca) âyetlerim gelmişdi de sen onları yalan saymış, kibirlenmiye kalkmış, kâfirlerden olmuşdun.

Hayrat Neşriyat

(Ona denilecek ki:) “Hayır! Şübhesiz sana âyetlerim gelmişti de, onları yalanladın; büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun!”

İhsan Aktaş

Evet; (ey insanoğlu! Dünyadayken) ayetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, (onlara göre yaşamayı reddedip) büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun.

İlyas Yorulmaz

Hayır, hâlbuki daha önceden sana ayetlerim gelmişti de, sen onları yalanlamış, ona karşı büyüklenmiş ve onları inkâr edenlerden olmuştun.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yok. Sana bunca belgelerim geldi de sen onları yalan saydın, büyüklük tasladın. Bunun üzerine tanımazın biri oldun.

İsmail Hakkı İzmirli

Her günahkâr böyle özür dilemekle beraber ona «— Evet, sana âyetlerim geldi, sense onları yalan saydın, inanmayı kibrine yediremedin, kâfirler sırasına geçtin» denecek.

İsmail Yakıt

(Allah da der ki): “Bilakis, ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkârcılardan oldun.”

Kadri Çelik

“Hayır, benim ayetlerim sana gelmişti; fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kâfirlerden oldun.”

Abdullah Parlıyan

O zaman Allah şu cevabı verecektir. Mesajlarım sana ulaştığı halde, sen onları yalanladın ve bir gurur ve kibire kapıldın ve benden gelen gerçekleri örtbas edenlerden oldun.

Kuran Yolu

(Allah ona şöyle diyecek:) “Hayır! Vaktiyle âyetlerim sana gelmişti ama sen onların asılsız olduğunu söylemiştin, büyüklük taslayıp inkârcılar arasında yer almıştın.”

Mahmut Kısa

“Yoo; aksine, hakîkati açıkça ortaya koyan ayetlerim sana tebliğ edilmişti fakat sen, anlamsız bir gurura kapılarak onları yalanlamış ve böylece inkârcılardan biri olmuştun!”

Mahmut Özdemir

Evet, yâaa! Sana benim âyetlerim geldi de sen onları yalanladın, kibirlendin / büyüklük tasladın ve Kâfirler’den oldun!

Mehmet Çakır

Nasıl olur! Sana ayetlerim gelmişti ama, sen onları inkar etmiştin, böbürlenip inkarcılar safına katılmıştın.

Mehmet Çoban

Ona denilir ki: "Hayır! Ayetlerim sana gelmişti. Sen onları yalanladın. Büyüklük tasladın! Kâfirlerden oldun!"

Mehmet Okuyan

(Allah, bu isteği dile getirenlere şöyle diyecektir): “Hayır! Ayetlerim elbette sana gelmişti de sen onları yalanlamış, kibirlenmiş ve kâfirlerden olmuştun.” [*]

Mehmet Türk

(O zaman Allah, o kişiye): “Bilakis, âyetlerim sana gelmişti de sen, onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştun.” diyecek.

Muhammed Esed

[O zaman Allah şu cevabı verecektir:] “Tabii, elbette! Mesajlarım sana ulaştı(ğı halde) sen onları yalanladın, yersiz bir gurura kapıldın ve hakikati inkar edenler arasına girdin!”

Mustafa Çavdar

– Hayır, tam aksine, vaktiyle ayetlerim sana gelmişti de sen onlar karşısında yalana sarılmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştun. 39/71, 67/6...12

Ahmet Tekin

“Elbette, sen azâbı hak ettin. Âyetlerim, Kur'ân'ım sana geldi. Âyetlerimi, ilkelerimi yalanladın. Büyüklük tasladın, azgınlık ettin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerden, kâfirlerden oldun.”

Mustafa İslamoğlu

(Allah onlara şöyle diyecek): “Tam aksine sana âyetlerim gelmişti de, sen onları yalanlamış, küstahça büyüklenmiş ve hakkı inkâr edenlerden olmuştun.”

Ömer Nasuhi Bilmen

«Hayır. Muhakkak sana âyetlerim gelmişti de, sen onları tekzîp ettin ve tekebbürde bulundun ve kâfirlerden oldun.»

Orhan Kuntman

(Fakat o zaman ona) "Hayır!.. (Artık dünyaya dönmene imkân yoktur, çünkü) Ayetlerim sana gelmişti de, sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştun." (Cezanı çekeceksin) buyurulur.

Osman Fırat

(Allâh şöyle buyurur): "Hayır, sana âyetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun!"

Şaban Piriş

-Hayır, sana ayetlerim gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştun.

Satıraltı Meal (1534)

Eyidile aña ki: Evet, saña geldi‐y‐idi benüm āyetlerüm. Pes aña yalanladuñidi, daḫı büyüklenüp kāfirlerden olduñ‐ıdı.

Suat Yıldırım

Yüce Allah şöyle buyurur: “Hayır! âyetlerim sana geldi de sen onları yalan saydın, onları kabul etmeyi kibrine yediremedin, büyüklük tasladın ve kâfirler arasına girdin! ”

Süleyman Ateş

(Allah şöyle buyurur): "Hayır, sana ayetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve nankörlerden oldun!"

Süleyman Tevfik (1927)

(Yevm-i kıyâmetde müşrikîn bu vecihle izhâr-ı hasret ve nedâmet iylediklerinde onlara) "Evet! Size âyetlerim geldi, onları tekzîb itdin ve İslâma karşı kibir gösterdin ve kâfirlerden oldun" denilür.

Süleymaniye Vakfı

Hayır, sana bunca belgelerim geldi de sen onlar karşısında yalana sarıldın, büyüklük tasladın ve kafirlerden oldun.

Ahmet Varol

"Hayır. Sana ayetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkâr edenlerden oldun."

Ümit Şimşek

Heyhat! Sana âyetlerim gelmişti de sen büyüklük taslayıp yalanlamış ve kâfirlere katılmıştın.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, olamaz! Ayetlerim sana geldi de onları hemen yalanlayıverdin; büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.

Ali Bulaç

'Hayır, Benim ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun.'

Ali Fikri Yavuz

(Allah o kâfire= o günahkâr nefse şöyle buyurur): “- Hayır sana ayetlerim (Kur'an'ım) geldi de onlara yalan dedin. Kibirlendin (kendini büyük görüb iman etmiye tenezzül etmedin) ve kâfirlerden oldun.”

Bahaeddin Sağlam

Evet, ey insan! Kesinlikle ayetlerim sana geldi, sen onları yalanladın, büyüklük tasladın. Ve kâfirlerden oldun.

Bayraktar Bayraklı

O zaman Allah şu cevabı verecektir: “Elbette sana âyetlerim geldi de sen onları yalanladın, sen kibirlendin ve sen inkâr edenlerden oldun.”[498]