Nisâ Suresi 167. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

167. Ayet

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَع۪يدًا

Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Kafir olanlar ve halkı Allah yolundan çıkaranlarsa öylesine sapıtmışlardır ki tuttukları yol, doğru yoldan pek uzaktır.

Besim Atalay (1965)

Kâfir olup da, Allahın yolundan alıkoyanlar, en koyu bir sapkınlıkla sapıtmışlardır

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz inkâr edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar, büyük bir sapıklığa dalmışlardır.

Cemil Said (1924)

Küfür idenler ve diğerlerini Allâh yolundan ayıranlar hakîkatden çok uzak bir dalâletdedir.

Diyanet Vakfı

İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.

Edip Yüksel

İnkar edenler ve ALLAH'ın yolundan alıkoyanlar tamamıyla sapıtmışlardır

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ki küfredib Allah yolundan men'edenler haktan sapdılar uzak sapdılar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Emrah Demiryent

Şüphesiz inkâr edip, (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şüphesiz, (Kur’an ahkâmını ve Resulüllah’ın kurallarını) inkâr edip kâfir olanlar ve (insanları) Allah yolundan (kandırıp-caydırıp) alıkoyanlar, gerçekten (Hakk’tan ve hayırdan) uzak bir sapkınlıkla sapıtıvermişlerdir.

Erhan Aktaş

İnkâr edip, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ anlar kim kāfir oldılar daħı yıġdılar Tañrı yolından; bayıķ azdılar azmaķ ıraķ.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, o inkâr edip kâfir olanlar ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar şübhesiz (hakdan uzak) bir sapıklıkla sapmışlardır.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki inkâr edip (insanları) Allah yolundan men' edenler, gerçekten(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmışlardır.

İhsan Aktaş

Şüphesiz inkâr etmiş ve (insanları) Allah yolundan alıkoymuş olanlar, hiç şüphesiz haktan büsbütün sapıp gitmişlerdir. *

İlyas Yorulmaz

Allah’ın indirdiği gerçekleri inkâr edenler ve Allah’ın yolundan yüz çevirenler, elbetteki çok uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten o kimseler ki Allah’ı tanımazlar, Allah’ın yolundan alıkoyarlar, besbelli ki onlar doğru yoldan uzaklaştıkça uzaklaşmışlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Kâfir olup halkı Allah yolundan geri döndürenler yok mu, onlar doğru yollardan uzak bir sapıklık içinde durup kalmışlardır.

İsmail Yakıt

İnkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlara gelince, muhakkak ki onlar derin/doğru yoldan uzak [ba’îd] bir sapıklığa sapmışlardır.

Kadri Çelik

Küfre sapanlar ve Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.

Abdullah Parlıyan

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler ve başkalarını da Allah yolundan saptırmaya çalışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

Kuran Yolu

İnkâr eden ve Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.

Mahmut Kısa

Sana gelen bu son Kitabı inkâr eden ve insanları Allah yolundan çevirenler var ya, işte onlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. Öyle ki;

Mahmut Özdemir

İnkâr etmiş ve Allah’ın yolundan alıkoymuş kimseler, kesinlikle uzaklaştıran bir sapkınlığa sapmıştır.

Mehmet Çakır

İnanmayanlar, üstelik Hak yolcusunu yolundan edenler büyük bir yalnızlık bunalımındadırlar.

Mehmet Çoban

Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki inkar edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar [*] elbette (doğru yoldan) tamamen uzaklaşmışlardır.

Mehmet Türk

Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah’ın yolundan alıkoyanlar, kesinlikle (haktan çok) uzak bir sapkınlığa düşmüş olur.

Muhammed Esed

Hakikati inkar etmeye ve başkalarını Allah yolundan saptırmaya şartlanmış olanlar, derin bir sapıklık içindedirler.

Mustafa Çavdar

Bu vahye inanmayanlar ve insanları Allah’ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. 9/34, 47/1

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, insanları Allah yolundan, İslâm'a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoyanlar, İslâm'ı engelleme tedbirleri alanlar, tamamen başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olurlar.

Mustafa İslamoğlu

İnkâra sapan ve başkalarını Allah yolundan saptıranlara gelince: onlar derin bir sapıklığa gömülüp gitmişlerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Allah yolundan men edivermişlerdir, şüphe yok onlar pek uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır.

Orhan Kuntman

Şüphe yok ki, (Kur'an’ı) inkar edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar (doğru yolu bırakıp) sapıklığa düşmüşlerdir!

Osman Fırat

Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Şaban Piriş

Küfredenler ve Allah'ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ ol kişiler ki kāfirler oldılar, daḫı azdurdılar ḫalḳı Tañrı Ta‘ālā yolın‐da. Taḥḳīḳ doġru yoldan azdı ıraḳ azışmaḳ.

Suat Yıldırım

Onlar ki inkâr eder ve başkalarını da Allah yolundan engellerler, işte onlar haktan büsbütün sapmışlardır.

Süleyman Ateş

(Sana gelenleri) İnkar edip Allah yolundan menedenler, hakikaten uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Süleyman Tevfik (1927)

Şunlar ki kâfir oldılar ve insânları Allâh'ın yolundan çevirüb men' itidiler, onlar hakdan uzak dalâlete düşmüşlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) ve Allah yolundan engelleyenler var ya; işte onlar gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Ahmet Varol

İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlar uzak bir sapıklığın içine düşmüşlerdir.

Ümit Şimşek

İnkâr eden ve insanları Allah yolundan alıkoyan kimseler, pek derin bir sapıklıkla sapıtıp gitmişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkâr edip Allah yolundan geri çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Ali Bulaç

Şüphesiz, inkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Şüphesiz ki küfredip insanları Allah yolundan çevirenler, hakdan çok uzak bir sapıklıkla saptılar.

Bahaeddin Sağlam

O kâfir olanlar, Allah yolunu engelleyenler, hiç şüphesiz (haktan) çok uzak bir sapıklık içine düşmüşlerdir.

Bayraktar Bayraklı

İnkâr edip başkalarını da Allah yolundan çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.