168. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَر۪يقًاۙ
Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَر۪يقًاۙ
Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
Kafir olanları ve zulmedenleri Allah yarlıgamaz ve onları hiç bir yola sevk etmez.
168,169. Kâfirlerle zalimleri, Allah bağışlar değil; cehennem yolunda başka, doğru yola iletmez; orda tüm sonsuzlukla kalırlar, bu, Allaha kolaydır
İnkâr edip zulme sapanlar var ya, Allah onları affetmeyecek ve onlara doğru bir yol göstermeyecektir.
Allâh küfür ve zulüm idenleri ’afv itmiyecekdir. Ve ânlara tarîk-i hidâyeti göstermiyecekdir.
İnkâr edip zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir. Onları (başka) bir yola iletecek de değildir.
İnkar edip zulmedenleri ALLAH ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.
Şübhesiz küfredib haksızlık edenleri Allah mağfiret edecek değil, Cehennem yolundan başka bir yola çıkaracakda değil,
Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.
168-169. Şüphesiz Allah (hakkı) inkâr edip (Peygamber’e) zulmedenleri, (îmân edip günahlarına tövbe etmedikleri müddetçe) bağışlayacak değildir, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe onları) doğru yola iletecek de değildir. (Israrla hakkı inkâr etmelerinden ötürü) Allah, ancak onları, içinde ebedî kalmak üzere cehennem yoluna sevk eder. Bu (nu yapmak) Allah’a kolaydır.
O (Kur’ani hüküm ve haberleri) inkâr eden ve (İslam’ı yaşamak isteyenlere) zulmeden kimseler var ya, Allah onlara asla mağfiret etmeyecek ve (Hakk) tarikine (İslam ve istikamet caddesine) de iletmeyecektir.
Gerçeği yalanlayıp nankörlük edip, zulmedenleri Allah bağışlayacak değildir. Onları bir yola hidayet edecek de değildir;
bayıķ anlar kim kāfir oldılar daħı žulm eylediler. Tañrı kim yarlıġaya anlatı, ne daħı ŧoġru yol göstere anlara, yolı.
168,169. Hakıykat, o inkâr edib kâfir olanlar ve zulm edenler (yok mu) Allah onları asla yarlığayacak değildir. Onları cehennemin yolundan başka bir yola da iletecek değildir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Bu ise Allaha göre pek kolaydır.
168,169. Muhakkak ki inkâr edip (peygambere) zulmedenler yok mu, Allah onlara mağfiret edecek değildir; onları Cehennem yolundan başka bir yola erdirecek de değildir;(onlar) orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Bu ise, Allah'a göre çok kolaydır.
168 - 169. Şüphesiz, o inkâr etmiş ve (insanların da kendileri gibi inkâr etmeleri için) zulüm (baskı) yapmış olanları (tövbe edip bu tutumlarından vazgeçmedikçe) Allah bağışlayacak değil, onlara mağfiret edecek de değildir; onları (ölünceye kadar inkâr ve zulme ısrar etmelerinden dolayı kıyamet gününde) cehennem yolundan başka bir yola iletecek de değildir; (Allah’ın dilediği vakte kadar) onlar (o inkâr ve zulme devam etmiş olanlar) hep orada kalacaklardır. Bu ise, Allah’a göre çok kolaydır. *
Allah’ın dinini inkâr edenler ve (insanlarında inkâr etmesi için) zulüm ve baskı yapanlar var ya, Allah onları asla bağışlamayacak ve doğru yola da eriştirmeyecek.
Gerçekten o kimseler ki Allah’ı tanımazlar, kıyılık ederler, Allah onları yarlıgayacak değildir, onları doğru yola da iletmiyecektir.
168, 169. Kâfir olup zulmedenler yok mu, Allah onları (bağışlamaz) yarlıgamaz, onlara Cehennem yolundan başka bir yol göstermez. Onlar orada ebediyyen kalırlar. Bu da Allah/a göre kolay bir şeydir.
Muhakkak ki Allah, inkâr edenleri ve başkalarına zulmedenleri ne bağışlar ne de (doğru) yola iletir.
Küfre sapanlara ve zulmedenlere gelince, Allah şüphesiz onları bağışlamaz ve onları bir yola iletecek de değildir.
Hakikatleri örtbas edenleri ve varlık sebebine aykırı davrananları, Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yolda göstermeyecektir.
168-169. İnkâr edenleri ve hakkı gözetmeyenleri, Allah asla bağışlayacak değildir. Onları, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem yolundan başka bir yola da yönlendirecek değildir. Bu da Allah için çok kolaydır.
Allah, bile bile inkâra saplanan ve zulüm ve haksızlık yapan bu insanları hiçbir zaman affetmeyecek ve onları doğru yola da iletmeyecektir!
Zulmetmiş ve inkâr etmiş kimseleri, evet onları, Allah bağışlayacak değildi, onlara bir tarîk (yol) gösterecek de değildi.
İnkarla kendilerine saygısızlık edenleri ise Allah affetmeyecek ve kendilerine doğru yolu göstermeyecektir.
Şüphesiz inkâr edenler ve Allah’ın yasalarına karşı çıkıp, kendi yasalarıyla insanlara zulmedenler var ya; Allah onları bağışlayıp doğru yola iletecek değildir.
168,169. İnkâr edip haksızlık edenleri Allah asla bağışlayacak değildir. [*] Onları içinde [ebedî] kalacakları [*] cehennemin yolundan başka bir yola ulaştıracak da değildir. Bu, Allah’a çok kolaydır.
168,169. İşte Allah, böyle kâfirleri ve zalimleri,¹ asla bağışlamayacak ve onları, içerisinden hiç çıkmayacakları cehennemin yolundan başka bir doğru yola da asla ulaştırmayacaktır. Bu ise, Allah’a göre çok kolaydır.
Hakikati inkar etmeye ve zulüm işlemeye şartlanmış olanları, Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;
İşte bu kâfirleri ve kendilerine yazık eden zalimleri, Allah bağışlamayacak ve onlara bir yol da göstermeyecektir. 18/103...106, 45/34-35
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri kısıtlayarak, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimleri, haksızlık edenleri, şirke girenleri Allah asla koruma kalkanına almayacak, bağışlamayacak. Doğru bir yol da göstermeyecek.
Küfre gömülen ve zulümde direnenleri Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;
Filhakika o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve zulüm etmişlerdir, onlar için Allah Teâlâ mağfiret edecek değildir ve onları bir yola iletecek değildir.
Böyle (Allah'ın kitabını) inkar edip, (Muhammed s.a.s.'e) zulüm (haksızlık) yapanlar yok mu? Allah onları asla ne bağışlayacak ne de onları (cehennemden) başka bir yola sevk edecek değildir.
Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlamayacak ve doğru yola etmeyecektir.
Küfredenleri ve zulmedenleri Allah bağışlamamıştır. Onlara hiç bir yol göstermez.
Taḥḳīḳ ol kişiler ki kāfir oldılar, daḫı ẓulm eylediler. Tañrı Ta‘ālā anlaruñyazuḳların baġışlamaz, hidāyet [daḫı] virmez anlara doġru yola.
168, 169. İnkâr edip zulmedenleri Allah affedecek değil. Onları cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Bu da Allah'a göre çok kolaydır.
O inkar edip zulmedenler var ya, Allah onları ne bağışlayacak, ne de yola iletecektir.
Şunlar ki kâfir oldılar (gerek kendi nefislerine ve gerek halka) zulüm itdiler. Allâh Te'âlâ onları mağfiret ider ve tarîk-i hidâyete götürir olmadı. (Mağfiret olunmazlar ve hidâyete de irmezler)
Ayetleri görmezlikten gelenleri ve yanlış yapanları Allah ne bağışlayacak; ne de bir yola yöneltecektir.
İnkar eden ve zulmedenler var ya, Allah onları ne bağışlar ne de bir yola iletir.
İnkâr edip zulmedenleri Allah ne bağışlar, ne de onlara bir yol gösterir.
İnkâr edip zulme sapanlar var ya, Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.
Gerçek şu ki, inkâr edenler ve zulmedenler, Allah onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir.
168,169. Şüphe yok ki, küfredip haksızlık edenleri Allah bağışlayacak değil, cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar, o Cehennem'de devamlı olarak kalacaklardır. Bu ise Allah'a pek kolaydır.
O kâfir olup zulmedenleri, Allah bağışlayacak değildir, onlara yol gösterecek de değildir.
168,169. İnkâr edip zulme sapanlar var ya; Allah onları asla affedecek değildir. Onları içinde süreli kalacakları cehennem yolu hariç, başka bir yola iletecek de değildir. Bunu yapmak Allah için kolaydır.