Fussilet Suresi 48. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

48. Ayet

وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَدْعُونَ مِنْ قَبْلُ وَظَنُّوا مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ

Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve önceden çağırdıkları putlar, gözlerinden kaybolup gitmiştir ve onlar, kaçıp sığınacakları bir yerleri olmadığını da iyideniyiye anlamışlardır.

Besim Atalay (1965)

Önceden taptıkları, onlardan ayrılır, bir kaçamak kalmadığın bilirler

Cemal Külünkoğlu

Böylece daha önceden kulluk ettikleri putlar kendilerini terk eder ve (o zaman) müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.

Cemil Said (1924)

Allâh’a koşdukları şerîkler gözlerinin önünde gâib oldığı zamân artık kendileri içün melce’ kalmadığını anlayacaklardır.

Diyanet Vakfı

Böylece önceden yalvarıp durdukları onlardan uzaklaşmıştır. Kendilerinin kaçacak yerleri olmadığını anlamışlardır.

Edip Yüksel

Daha önce yardım için çağırdıkları (dine ortak koştukları kişiler) onlardan uzaklaşmıştır. Artık kaçacak bir yerleri olmadığını anlarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Önceden tapıp durdukları şeyler onlardan gayb olup gitmişler ve onlar kendilerine hiç bir kaçamak kalmadığını anlamışlardır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Önceden tapmakta oldukları şeyler, kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar da kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Emrah Demiryent

Onların önceden yalvarıp durdukları (taptıkları putları), kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Artık onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını da anlamışlardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Artık) Önceden (dünyada iken) dua ve yardım umarak (bir nevi tapındıkları herkes ve her şey, sahte şeyhler ve hoca efendiler ahirette) onlardan kaybolup (defolup) gideceklerdir ve onlar (Siyonist Yahudilerin, Hristiyan emperyalistlerin ve tüm zalim ve kâfir güçlerin peşine takılanlar ve bu hıyanetlerine Kur’ani hikmet ve mazeret uyduranlar; sonunda) kaçıp kurtulacak hiçbir yerleri olmadığını da anlayıvereceklerdir.

Erhan Aktaş

Ve daha önce tapındıkları şeyler, onlardan uzaklaşıp gittiler. Onlar, kendileri için kaçıp kurtulacak yer olmadığını anladılar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı azdı anlardan ol kim oldılar ŧaparlar ilerüden. daħı bayıķ bildiler yoķdur anlaruñ hįç ķaçacaķ yir.

Hasan Basri Çantay

Önceden tapdıkları nesneler onlardan uzaklaşıb gaaib olmuşdur (olacakdır). Onlar kendilerine (azâbdan) kaç (ıb kurtul) acak hiçbir yer olmadığını anlamışlardır (anlayacaklardır).

Hayrat Neşriyat

Daha önce (kendisine) yalvarmakta oldukları şeyler ise, onlardan kaybolmuş ve kendileri için kaçacak bir yer bulunmadığını anlamışlardır.

İhsan Aktaş

Ve (ve o son saat geldiğinde) daha önce (dünyada iken kendisine) yalvarmakta (ve kendisinden medet beklemekte) oldukları şeyler (bütün hayali varlıklar, düzmece ilahlar, kurtarıcılar, şefaatçiler, azizler, veliler, gavslar, papalar, hahamlar, şamanlar vs.) ise, onlardan kaybolmuş ve kendileri için kaçacak bir yer bulunmadığını anlamış olacaklardır.*

İlyas Yorulmaz

Daha önce dünyada iken yalvardıkları, kayboldular ve bugün kaçacak hiçbir yerin olmadığını öğrendiler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Önce taptıkları kendilerini bırakıp savuşacaklar, onlar da artık kurtuluş yolu olmadığını anlıyacaklardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Evvelce ibadet ettikleri mâbutlar, o gün ortadan kaybolacak, onlar da kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlayacaklar.

İsmail Yakıt

Daha önce yalvarıp durdukları şeyler onlardan uzaklaşmışlardır [dalle]. Kendileri için bir kaçış yeri [mahîs] olmadığının zannına varırlar.

Kadri Çelik

Önceden kendilerine taptıkları, (o gün) onlardan kaybolup gider ve onlar kaçacak hiç bir yerleri olmadığını anlamış olurlar.

Abdullah Parlıyan

Böylece onların önceden ilahlaştırıp yalvardıkları bütün güçler, kendilerini terk etmiş olacak ve kendileri için de, kaçacak bir yer olmadığını anlamış olacaklardır.

Kuran Yolu

Artık daha önce taptıkları şeyler onları terkedip kaybolmuş; kendileri de kaçıp kurtulacakları bir yer bulunmadığını anlamışlardır.

Mahmut Kısa

Ve böylece, vaktiyle yalvarıp yakardıkları bütün hayalî varlıklar, sahte ilâhlar kendilerini yüzüstü bırakıp terk etmiş olacak ve artık hiçbir kurtuluş çarelerinin kalmadığını anlayacaklar. İşte bu fecî âkıbetle yüz yüze gelmek istemiyorsanız, insan denen varlığın ruh dünyasını iyi çözümlemeli, onu inkâra sürükleyen psikolojik sebepleri doğru tespit etmelisiniz:

Mahmut Özdemir

Önceden dua ediyor oldukları şeyler onlardan saptı gitti. İyice anladılar; onlar için hiçbir kaçış yoktur.

Mehmet Çakır

Çünkü vaktiyle tapındıkları putlar, çoktan kendilerini bırakıp gitmişlerdir. Artık kendileri için bir kurtuluş olmadığının farkındadırlar...

Mehmet Çoban

Daha önce yalvardıkları ilahlar, kurtarıcılar, kahramanlar, liderler, imamlar, şeyhler, gavslar, papalar, papazlar, hahamlar, lamalar, şamanlar hesap günü onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Artık yapacak bir şeyleri kalmamıştır. Hesap günü çıkarılacakları mahkemeden sığınacak bir bahaneleri, kaçacak bir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Mehmet Okuyan

(Böylece dünyada) yalvarıp durdukları (şeyler) onlardan uzaklaşmış, [*] kendileri için kaçacak hiçbir yer olmadığını da anlamış (olacak)lardır. [*]

Mehmet Türk

Böylece, önceden kendilerine taptıkları şeyler onlardan uzaklaşacak ve onlar, (cehennemden) kurtuluş imkânının olmadığını da anlayacaklar.

Muhammed Esed

Böylece, onların önceden yalvarıp durdukları bütün güçler, kendilerini terk etmiş olacak: ve kendileri için bir kaçış imkanı olmadığını kesinlikle öğreneceklerdir.

Mustafa Çavdar

Çünkü daha önce dua ile yalvarıp yakardıkları kimseler kendilerinden uzaklaşıp kaybolup gitmişlerdir. Onlar da artık bir kaçış yolunun kalmadığını anlamışlardır. 46/4.6

Ahmet Tekin

Onların önceden taptıkları, yalvardıkları şeyler kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını da anlamışlardır.

Mustafa İslamoğlu

Artık onların daha önceden yalvarıp yakardıkları şeyler kendilerini yalnız bırakmıştır: kendileri için kaçacak bir yer olmadığına iyice kanaat getirirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan evvelce tapıp, durdukları şeyler gaib oluvermişlerdir ve kendileri için sığınılacak yer olmadığını anlamışlardır.

Orhan Kuntman

Dünyadayken taptıkları nesneler, onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur. Onlar kaçacak bir yerleri olmadığını anlamışlardır!

Osman Fırat

Daha önce yalvardıkları, onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Şaban Piriş

Daha önce ibadet ettikleri şeyler onlardan kaybolup gitmiştir. Bir kaçış yolu olmadığını anlamışlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı yite, gide özlerinden ṭapduḳları nesneler ilerüden. Daḫı yaḳīn bilelerki özlerine ḳurtulacaḳ yir yoḳdur.

Suat Yıldırım

Böylece daha önce ibadet ettikleri putlar kendilerini terk eder, müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.

Süleyman Ateş

Önceden yalvarıp durdukları şeyler, onlardan sapıp gitmiş ve onlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Süleyman Tevfik (1927)

Dünyâda iken 'ibâdet iyledikleri putları o gün onlardan zâyi' ve gâib olurlar. Bilirler ki onlara 'azâbdan kurtulmak çâresi yokdur.

Süleymaniye Vakfı

Önceleri yardıma çağırıp durdukları kaybolur ve kendileri için bir kurtuluş yolu olmadığını anlarlar.

Ahmet Varol

Daha önce ibadet etmekte oldukları onlardan kaybolur ve kendileri için hiçbir sığınılacak yer olmadığını anlarlar.

Ümit Şimşek

Daha önce yakardıkları şeyler onları öylece bırakıp kaybolmuş; onlar da sığınacak bir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha önce yakarıp durdukları, onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur. Kaçacak hiçbir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Ali Bulaç

Önceden kendilerine taptıkları (bugün) onlardan kaybolup gitti ve onlar kaçacak hiç bir yerleri olmadığını anlamışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Önceden ibadet edib durdukları putlar, kendilerinden kaybolup gideceklerdir; ve onlar kendilerine hiç bir kaçamak kalmadığını anlıyacaklardır.

Bahaeddin Sağlam

Daha önce yalvarıp çağırdıkları şeyler, onlardan kaybolur gider ve kendilerine hiçbir kurtuluş olmadığını anlarlar.

Bayraktar Bayraklı

Daha önce taptıkları tanrılar uzaklaşıp kaybolacaktır. Sığınacak hiçbir yerleri olmadığını anlayacaklardır.