Fussilet Suresi 49. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

49. Ayet

لَا يَسْـَٔمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَٓاءِ الْخَيْرِۘ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُ۫سٌ قَنُوطٌ

İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsan, hayır istemekten hiç usanmaz ve bir şerre uğrarsa da iyideniyiye yeise düşer, ümitsizliğe kapılıp gider.

Besim Atalay (1965)

İnsan iyilik istemekten usanmaz, bir kötülük dokunursa, hemen keser umudunu büsbütün

Cemal Külünkoğlu

İnsan, hayır istemekten asla bıkmaz, kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.

Cemil Said (1924)

İnsan hayır içün Allâh’a du’â itmekden usanmaz fakat bir şerre uğradığı vakit me’yûs olur, şübheye düşer.

Diyanet Vakfı

İnsan hayır istemekten usanmaz. Fakat kendisine bir kötülük dokunursa hemen ümitsizliğe düşer, üzülüverir.

Edip Yüksel

İnsan, iyilik istemekten bıkmaz. Ancak kendisine bir kötülük dokunduğunda umutsuzdur, kötümserdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsan hayır istemekten usanmaz da kendisine bir şer dokunuverirse hemen ümidi keser, ye'se düşer

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İnsan hayır istemekten usanmaz, fakat kendisine bir kötülük dokununca üzülür ve ümitsizliğe düşer.

Emrah Demiryent

İnsan (kendisi için mal, sıhhat, izzet ve güç gibi) iyilik istemekten usanmaz, fakat kendisine (fakirlik veya hastalık gibi ya da daha başka) bir musibet dokununca üzülür ve ümitsizliğe düşer (de Allah’ın rahmetinden ümit keser).

Abdullah-Ahmet Akgül

İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, hemen ye’se düşen bir ümitsiz (kesilir ve üzülüp kederlenir).

Erhan Aktaş

İnsan iyilik¹ istemekten bıkıp usanmaz. Eğer kendisine bir kötülük dokunursa, hemen karamsarlığa kapılır ve ümitsiz olur.

Eski Anadolu Türkçesi

üşenmez ādemį ya'nį kāfir eyü nesene dilemekden ya'nį mal baylıķ. daħı eger yoķanur-ise aña yavuz pes nevmįd olıcıdur ya'nį raḥmetten.

Hasan Basri Çantay

İnsan hayır taleb etmekden usanmaz. Eğer Ona bîr şer dokunursa (bakarsın ki) o, şimdi (Allahın fazl-u rahmetinden) ümîdini kesmiş, (bu) ümîdsizliği açığa (da) vurmuşdur.

Hayrat Neşriyat

İnsan, (nefsi hesâbına) hayır istemekten usanmaz. Ama kendisine kötülük dokunsa, hemen (kalben) çok ümidsiz olur, (yüzünden de belli olacak kadar) ümidsizliğe düşen biri olur.

İhsan Aktaş

İnsan, iyi (ve güzel olan) şeyleri istemekten (asla) bıkıp usanmaz (daima mal, mülk ve servetinin artmasını diler). Eğer ona kötü bir şey dokunursa, (bunun bir imtihan olduğunu göz ardı ederek) hemen endişeye kapılır, (yaşama) ümidini tamamen kaybeder.

İlyas Yorulmaz

İnsan mal istemekten hiç mi hiç bıkmaz usanmaz. Eğer insana bir şer dokunursa, hemen moralleri bozulur, ümitsizliğe düşer.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İnsan iyilik istemekten hiç usanmaz. Ancak başına bir sıkıntı gelince artık bezginleşir, umutsuzlaşır.

İsmail Hakkı İzmirli

İnsan iyilik istemekten usanmaz, fakat kendisine bir fenalık dokunursa pek meyus, ümitsiz olur.

İsmail Yakıt

İnsan iyilik [hayr] istemekten [du’â’i hayr] usanmaz. Ona bir kötülük [şer] dokunduğunda ise hemen üzülür ve ümitsizliğe düşer [kanût]²².

Kadri Çelik

İnsan hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, hemen ümitsiz ve karamsar düşer.

Abdullah Parlıyan

İnsan, hayatın güzel şeylerini isteyip aramaktan asla bıkmaz. Kötü bir olayla karşılaşınca da, endişeye kapılarak ümidini kaybeder.

Kuran Yolu

İnsan, iyi şeyleri istemekten usanmaz; başına bir kötülük geldiğinde ise büsbütün ümitsiz ve karamsardır.

Mahmut Kısa

İnsanoğlu, iyi ve güzel olan şeyleri istemekten asla bıkıp usanmaz fakat başına bir kötülük gelince de, bunun bir imtihân olduğunu göz ardı ederek hemen endişeye kapılır, yaşama ümidini tamamen kaybeder. Sahip olduğu her şeyin kendisine Allah tarafından bağışlanan gelip geçici bir nîmet olduğunu idrâk edemediği için, onları kaybettiği anda müthiş bir sarsıntı geçirir.

Mahmut Özdemir

İnsan Hayr’a dua etmekten usanmaz. Eğer ona Şerr isabet ettiyse tam bir ümitsizdir.

Mehmet Çakır

İnsan, iyilik istemekten bıkmaz. Başına bir iş geldi mi hemen ümitsizliğe kapılıp kıvranır.

Mehmet Çoban

İnsan çıkarcı davranarak hep kendine hayırlı şeyler ister. Bundan da asla bıkmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır. Bütün dünyası kararır.

Mehmet Okuyan

İnsan, hayır (mal) istemekten bıkmaz. Kendisine bir kötülük dokunursa hemen üzülüp ümitsizliğe düşer. [*]

Mehmet Türk

İnsan, hayrı¹ istemekten asla bıkmaz. Fakat ona bir kötülük dokununca da endişeye kapılır ve ümidini kaybeder.

Muhammed Esed

İNSAN, [hayatın] güzel [şeyler]ini isteyip aramaktan asla bıkmaz: kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder. ⁴²

Mustafa Çavdar

Şu insan mal mülk istemekten asla bıkıp usanmaz. Ama başına bir sıkıntı gelince de ümidini yitirip karamsarlığa düşer. 11/9-10, 16/52...55

Ahmet Tekin

İnsan iyilik, hayır istemekten usanmaz. Kendisine bir kötülük dokununca üzülür ve ümitsizliğe düşer.

Mustafa İslamoğlu

İnsan özgül ağırlığı olan karşılıklar istemekten asla bıkıp usanmaz;[⁴²⁸⁹] ama başına kötülük bildiği[⁴²⁹⁰] (bir şey) gelecek olsa, bu kez de umudunu yitirip karamsarlığa kapılır.

Ömer Nasuhi Bilmen

İnsan iyilik istemekten usanmaz ve eğer kendisine bir fenalık dokunursa hemen ümidini kesmiş,ye'se düşmüş olur.

Orhan Kuntman

(Kâfir) İnsan, hayır istemekten usanmaz. Fakat kendisine bir kötülük dokunursa, umutsuzluğa düşer, üzülür! (Böylece Rabbine nankörlük eder)

Osman Fırat

İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince hemen umutsuzluğa düşer.

Şaban Piriş

İnsan iyiliği dilemekten usanmaz. Ona bir kötülük isabet ettiği zaman hemen ümitsizliğe düşer ve boynunu büker.

Satıraltı Meal (1534)

Uṣanmaz ādem oġlanı ḫayr istemekden ve eger özine şer degse bizden ümīẕin keser.

Suat Yıldırım

İnsan mal mülk istemekten usanmaz, ama kendisine maddî sıkıntı dokununca hemen ye'se düşer, ümitsiz olur. [96, 6-7; 10, 12]

Süleyman Ateş

İnsan hayır istemekten usanmaz (daima malının artamasını diler). Ama kendisine bir şer dokundu mu hemen üzülür, ümitsiz olur.

Süleyman Tevfik (1927)

İnsân kendisine hayır du'â itmekden usanmaz, eğer ona bir şer isâbet itse derhâl ye'se düşer ve ümîdini keser.

Süleymaniye Vakfı

İnsan iyi şeyler istemekten usanmaz. Başına bir kötülük gelince de üzülür ve umutlarını yitirir.

Ahmet Varol

İnsan iyiliği istemekten bıkmaz. Ama kendine bir kötülük dokunduğunda hemen karamsarlığa düşer, ümitsiz olur.

Ümit Şimşek

İnsan iyilik istemekten usanmaz. Kendisine bir kötülük dokunduğunda ise hemen ümitsizliğe düşer, karamsarlaşır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsan, hayır istemekten/hayır için dua etmekten bıkıp usanmaz. Kendisine bir şey dokunmaya görsün; hemen ümidini keser, yıkılır.

Ali Bulaç

İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, ye'se düşen bir umutsuzdur.

Ali Fikri Yavuz

(Kâfir olan) insan, hayır (mal, evlâd, zenginlik ve sıhhat) istemekten usanmaz da, kendisine bir darlık dokunuverirse, hemen ümidi keser, ye'se düşer.

Bahaeddin Sağlam

İnsan, hayır ve mal istemekten bıkmaz, usanmaz. Fakat kendisine bir şer dokunduğu zaman, bitmiş bir şekilde ümitsizliğe kapılır.

Bayraktar Bayraklı

İnsan, iyiliği istemekten usanmaz. Fakat ona bir kötülük dokunursa, bir de bakarsın ümitsizliğe düşer.[514]