Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Belki de ben, onları da, atalarını da, onlara bir gerçek ve apaçık bir peygamber gelinceye dek geçindirmedeydim.
Besim Atalay (1965)
Onlara hem hak, hem de açık peygamberler gelene değin, hem onları, hem de atalarını faydalandırmıştık
Cemal Külünkoğlu
Doğrusu ben, onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:
Cemil Said (1924)
Bu müşriklerin ve babalarının, içlerine âşikâr bir sûretde bir rasûl gelüb de hak tezâhür idinceye kadar emvâl-i dünyâdan müstefîd olmalarına müsâ’ade itdim.
Diyanet Vakfı
Doğrusu bunları da atalarını da kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
Edip Yüksel
Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat şunları ve atalarını ta kendilerine hakk ve bir Resuli mübîn gelinciye kadar müstefid edip yaşattım
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Doğrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gerçeği açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim.
Emrah Demiryent
Doğrusu ben, bunları da (Kureyş kavmini de), atalarını da kendilerine hak olan Kitap (Kur’ân) ve onu açıklayan Peygamber gelinceye kadar (nimetler içerisinde) yaşattım.
Abdullah-Ahmet Akgül
Oysa, doğrusu Ben onları (inkârcıları) ve atalarını, kendilerine Hakk (bildirilinceye) ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım (yararlandırıp) yaşattım.
Erhan Aktaş
Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir resûl gelinceye kadar yararlandırıp yaşattım.
Eski Anadolu Türkçesi
belki gönendürdüm şunları ya'nį müşriķleri daħı atalarını tā geldi anlara ḥaķ daħı yalavaç bellü eyleyici.
Hasan Basri Çantay
Daha doğrusu ben onları da, atalarını da, kendilerine hak (ve şerîat hükümlerini) açıklayan bir peygamber gelinceye kadar, fâidelendirdim (yaşatdım).
Hayrat Neşriyat
Daha doğrusu bunları da atalarını da kendilerine o hak (olan Kur'ân) ve (onu)açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (yaşatarak dünya ni'metlerinden) faydalandırdım.
İhsan Aktaş
Bilakis, ben şunları da babalarını (atalarını) da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir elçi gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim. *
İlyas Yorulmaz
“O toplulukların ve atalarının geçimliklerini, hak (Kur’an) ve açıklayıcı elçi onlara gelinceye kadar, ben verdim.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gerçi Ben onları olsun, atalarını olsun, doğru olan Kur’an’ı açıklayıcı bir elçi gelinceye kadar gönendirdim,
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, ümidi gibi çıkmadı, ben, bunları ve babalarını kendine hak olan Kur/an ve peygamberliği apaşikâr olan peygamber gelinceye kadar dünyada safa ile geçindirdim.
İsmail Yakıt
Bilakis, Ben onları ve babalarını/atalarını, kendilerine gerçek ve (onu tebliğ eden) apaçık bir elçi gelinceye kadar (dünyadan) faydalandırmıştım.
Kadri Çelik
Doğrusu bunları da babalarını da, kendilerine hak (din) ve hakikati açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
Abdullah Parlıyan
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçekleri içeren kitap ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
Kuran Yolu
Bunları ve atalarını ise gerçeğin bilgisi (Kur’an) ve aydınlatıcı elçi gelinceye kadar dünya nimetlerinden yararlandırıp yaşattım.
Mahmut Kısa
Fakat tam tersi oldu! Şöyleki; Ben bugün yeryüzünde yaşayan insanları ve onların atalarını yıllarca nîmetler içinde yaşattım ve sonunda onlara,mutlak hakîkati ortaya koyan ilâhî mesaj ve bu mesajı apaçık tebliğ eden bir Elçi geldi.
Mahmut Özdemir
Evet! Bunları ve atalarını geçindirdim. Tâ ki onlara Hakk ve açıkça bir rasûl geldi.
Mehmet Çakır
Ben de, elinde Kuran, ifadesi sağlam bir elçi çıkana kadar, İbrahim soyunu, bu günlere taşıdım.
Mehmet Çoban
Resulüm! Doğrusu İbrahim Resul’den sonra kavmini ve atalarını düşünüp öğüt alsınlar diye kendi hallerine bıraktım! Onlar ataları İbrahim’in yaptığı Kâbe’ye sahip çıktılar. Saparak içini putlarla doldurdular. Allah’a ortaklar edindiler. Yahudi ve Hristiyanlara karşı bize de bir Resul ve kitap gönderilseydi sizden daha iyi inanır, sizden daha iyi sahip çıkarız diye hava attılar. Şimdi seni onlara gerçekleri açıklayan elçi olarak gönderdim. Ne yaptılar?
Mehmet Okuyan
Doğrusu, bunları da atalarını da kendilerine gerçek ve onu apaçık (tebliğ eden) bir elçi gelinceye kadar barındırdım.
Mehmet Türk
Ben bunları¹ ve babalarını, kendilerine değişmez gerçekler ve (o gerçekleri) açıklayan bir Peygamber gelinceye kadar yaşattım.
Muhammed Esed
Şimdi, [İbrahim’den sonra yaşamış olanlara gelince,] onlara -ve atalarına- her şeyi apaçık ortaya seren bir elçi aracılığıyla hakikati gönderinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim: ²⁶
Mustafa Çavdar
Ama ben yine de atalarını, bu Kuran ve onu açık bir şekilde tebliğ eden elçi kendilerine gelene kadar nimetlerinden faydalandırdım. 2/126, 46/20
Ahmet Tekin
Doğrusu ben bunları da, babalarını da, kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân ve hakkı açıklayan bir Rasul gelinceye kadar, dünya nimetlerinden faydalandırdım.
Mustafa İslamoğlu
Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikati) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat onları ve atalarını kendilerine o hak ve apaçık resûl gelinceye kadar fâidelendirdim.
Orhan Kuntman
Doğrusu ben onları da (şu müşrikleri de) atalarını da hak (Kur'an) ve onu açıklayan bir peygamber, (Resululah s.a.s.) gelinceye kadar, (geçici dünya nimetlerinden) yararlandırdım.
Osman Fırat
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine hak ve (onu) açıklayan resul gelinceye dek (dünya nimetlerinden) faydalandırdım.
Şaban Piriş
Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.
Satıraltı Meal (1534)
Bel ki gönendürdüm bunları, atalarını daḫı. Ḥattā ki ḥaḳ geldi özle‐rine, daḫı ulu peyġamber.
Suat Yıldırım
Doğrusu, Ben bunları da, babalarını da kendilerine hakikat ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
Süleyman Ateş
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçek söz ve (onu) açıklayan elçi gelinceye dek yaşattım.
Süleyman Tevfik (1927)
Ben bunları (ehl-i Mekke'yi) ve babalarını hayâtdan mütemetti' itdim. Hattâ onlara Kur'ân ve hak ile bâtıl beynini tefrîk iden rasûl geldi.
Süleymaniye Vakfı
Aslında bunlara da atalarına da nimetler verdim, sonunda bu gerçek ve onu açıklayan elçi geldi.
Ahmet Varol
Gerçek şu ki, onları ve atalarını kendilerine gerçek ve açıklayıcı peygamber gelinceye kadar geçindirdim.
Ümit Şimşek
Bunları ve atalarını da, kendilerine hak ve onu açıklayıcı peygamber gelinceye kadar nimetlerimden nasiplendirdim.
Yaşar Nuri Öztürk
Ben, şunlar ve atalarını, kendilerine hak ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim.
Ali Bulaç
Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu şu (Mekke'li) kâfirleri ve atalarını, kendilerine kitab ve elçiliği (mucizelerle) aşikâr bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.
Bahaeddin Sağlam
Fakat Ben, (İbrahim nesli olup, ardında gelen) bunları ve ecdatlarını yaşattım. Nihayet hak (bir kitap) ve (mucizelerle) güçlenmiş bir elçi onlara geldi.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu ben, bunları ve babalarını, bu gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.