Zuhruf Suresi 30. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

30. Ayet

وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ

Fakat kendilerine Hak gelince, “Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara gerçek gelince de bu dediler, büyü ve biz şüphe yok ki inkar etmedeyiz onu.

Besim Atalay (1965)

Onlara hak gelince: «Bu büyüdür, bizler ona inanmayız!» dediler

Cemal Külünkoğlu

Fakat kendilerine hakikat (tüm açıklığıyla ortaya konan ayetlerle) gelince: “Bu (Kur'an sihirbazların uydurduğu) bir büyüdür, (bu yüzden) biz onu tanımayız” dediler.

Cemil Said (1924)

Lâkin hak tezâhür idince "Bu sihirdir biz buna inanmayız" didiler.

Diyanet Vakfı

Fakat kendilerine hak gelince: Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz, dediler.

Edip Yüksel

Kendilerine gerçek geldiği zaman, "Bu bir büyüdür ve biz onu inkar ediyoruz," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yaşattım da kendilerine hakk gelince «bu bir sihirdir, biz buna inanmayız» dediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Kendilerine hak geldiği zaman onlar: "Bu bir büyüdür doğrusu biz onu tanımıyoruz." dediler.

Emrah Demiryent

Fakat onlara hak (ve hakikati açıklayan âyetlerimiz) gelince, “Bu (Kur’ân, sihirbazların uydurduğu) bir sihirdir, biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Fakat kendilerine Hakk gelince; "Bu bir büyüdür, kesinlikle biz ona (karşı) kâfir olanlarız" deyip (çıkmışlardı).

Erhan Aktaş

Onlara, Hakk geldiği zaman: “Bu bir büyüdür. Biz onu yalanlayanlarız.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim geldi anlara ḥaķ ya'nį ķur’ān eyittiler uşbu cādūlıķdur daħı bayıķ biz aña kāfirlerüz.”

Hasan Basri Çantay

(Fakat) kendilerine o hak gelince onlar «Bu, sihirdir. Biz onu (inkâr ile) küfredicileriz» demişlerdir.

Hayrat Neşriyat

Fakat kendilerine o hak gelince: “Bu bir sihirdir ve doğrusu biz onu inkâr edicileriz” dediler.

İhsan Aktaş

Ve onlara hak (bütün gerçekleri açıklayan Kur’an) geldiği zaman: ‘’Bu bir sihir (aldatmaca)dır ve şüphe yok ki, biz onu inkâr edicileriz’’ dediler.

İlyas Yorulmaz

Onlara hak (Kur’an) geldiğinde “Bu aldatmaca (sihir) dir, biz onu ret edip inkâr ediyoruz” demelerinden sonra,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

ancak, onlara doğru olan Kur’an gelince onlar: "Bu, büyüdür. İşte biz bunu tanımayız" dediler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara hak olan Kur/an gelince «— Bu, büyüdür, biz onu tanımıyoruz» dediler.

İsmail Yakıt

Kendilerine gerçek/hak gelince de “Bu bir sihirdir. Biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz” demişlerdi.

Kadri Çelik

Ancak kendilerine hak gelince dediler ki: “Bu bir büyüdür, doğrusu biz onu inkâr edicileriz.”

Abdullah Parlıyan

Fakat onlara gerçekleri içeren mesajım gelince: “Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz” dediler.

Kuran Yolu

Gerçeğin bilgisi gelince, “Bu bir büyü, biz bunu kabul etmiyoruz” dediler.

Mahmut Kısa

Fakat hakîkati tüm açıklığıyla ortaya koyan ayetlerimiz onlara ulaşınca, “Onları sarsıp derinden etkileyen bu Kur’an, sihirbazların uydurduğu bir büyüdür ve bu yüzden biz, onu şiddetle reddediyoruz!” dediler.

Mahmut Özdemir

Onlara Hakk geldiğinde: “Bu bir sihir! Biz, onu inkâr etmekteyiz” dediler.

Mehmet Çakır

Kuran kendilerine ulaşınca: " Bu bir sihir, biz bunu asla kabul edemeyiz " deyip çıktılar.

Mehmet Çoban

Kendilerine gerçekleri açıklayan bir Resul ve kitap gelince: "Anlatılanlar büyülü sözlerden ibarettir. Biz bunları kabul etmiyoruz."

Mehmet Okuyan

Kendilerine o gerçek (vahiy) gelince “Bu bir büyüdür; şüphesiz ki biz onu inkâr edenleriz!” dediler.

Mehmet Türk

Ancak kendilerine değişmez gerçekler gelince: “Bu, bir büyüdür ve biz ona kesinlikle inanmıyoruz.” dediler.

Muhammed Esed

ama şimdi hakikat onlara ulaşınca, “Bütün bunlar sadece büyüleyici laflardır ²⁷ ve biz onlarda bir doğruluk payı olduğuna inanmıyoruz!” derler.

Mustafa Çavdar

Fakat bu Kuran onlara geldiği zaman: – Bu sihirli bir sözdür, biz ona inanmıyoruz, dediler. 37/12...14, 38/1...10

Ahmet Tekin

Kendilerine hak kitap Kur'ân geldiği zaman: “Bu aklı etki altına alan büyüleyici bir sözdür. Biz onu inkâr ediyoruz.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Ama hakikat ayaklarına kadar geldiği zaman da, “Bu bir sihirdir, biz bunu kesinlikle reddediyoruz” dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, kendilerine hak geldi. Dediler ki: «Bu, bir sihirdir ve şüphe yok ki, biz bunu inkâr edicileriz.»

Orhan Kuntman

Fakat (ne yazık ki) kendilerine hak geldiğinde o müşrikler "Bu (Kur'an) sihirdir, biz ona (Allah katından indirilmiş olduğuna) inanmıyoruz!.."

Osman Fırat

Fakat kendilerine gerçek gelince: "Bu, büyüdür, biz onu inkâr ediyoruz" dediler.

Şaban Piriş

Onlara hak geldiği zaman:-Bu bir aldatmacadır, biz onu tanımıyoruz. dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan ki özlerine ḥaḳ geldi, eyitdiler: Bu cāẕūluḳdur. Daḫı biz aña kāfirler‐biz, didiler.

Suat Yıldırım

30, 31. Ama bu gerçek kendilerine gelince: “Bu sihirdir, biz bunu kabul etmeyiz” dediler ve eklediler: “Bu Kur'ân, bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya! ”

Süleyman Ateş

Fakat kendilerine gerçek gelince: "Bu, büyüdür, biz onu tanımayız" dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara hak geldikde: "Bu sihirdir, biz onı inkâr idenlerdeniz."

Süleymaniye Vakfı

Bu gerçek onlara gelince hemen ”Bu bir büyüdür; biz onu tanımayız” dediler.

Ahmet Varol

Hak kendilerine gelince de: "Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz" dediler.

Ümit Şimşek

Fakat onlara hak geldiğinde “Bu büyüdür; biz buna inanmıyoruz” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne var ki, hak kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkâr ediyoruz!"

Ali Bulaç

Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: 'Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız.'

Ali Fikri Yavuz

Fakat onlara hak (kitab ve peygamber) gelince: “- Bu bir sihirdir; biz buna inanmayız.” dediler.

Bahaeddin Sağlam

İşte hak olan bilgi, onlara geldiğinde: “Bu, büyüdür. Biz bunu kabul etmiyoruz.” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Bu gerçek kendilerine geldiğinde, “Bu bir büyüdür. Biz onu reddediyoruz” dediler.