31. Ayet
وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ
“Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ
“Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483]
Ve bu Kur'an dediler, iki şehirden birinin en büyük, en ileri gelen adamına inseydi ne olurdu?
Yine dediler ki: «İşbu Kur'an, iki büyük şehirden, bir adama inseydi ya?»
“Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.
"Hiç olmaz ise Kur’ân iki şehrin (Mekke ve Taif) mal ve câh sâhibi âdemlerinden birine nâzil olmuş olsa idi. Belki inanır idik" diyorlar.
Ve dediler ki: Bu Kur'an iki şehirden bir büyük adama indirilse olmaz mıydı?
"Bu Kuran, şu iki kentten ünlü ve büyük bir adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
Ve «ne olurdu şu Kur'an iki memleketten bir büyük adama indirilse idi» dediler
Yine Onlar: "Bu Kur'an, şu iki şehirden bir büyük adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
Ve (müşrikler yine) dediler ki: “Bu Kur’ân, iki şehirden (Mekke veya Tâif’in ileri gelenlerinden, zengin ve itibarı olan) büyük bir adama gönderilseydi ya!”
(Başka bahane bulamayan müşrikler) "Bu Kur’an (Hz. Muhammed yerine) iki şehirden birinin (beylerine ve) büyüklerine (Mekke ve Taif’ten servet ve riyaset yönünden önde gelen bir kişiye) indirilmeli değil miydi?" diyorlardı.
“Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama¹ indirilmesi gerekmez miydi?” dediler.
daħı eyittiler “nişe indürilmedi uşbu ķur’ān bir ere iki köyden ulu? ya'nį mekke daħı ŧāyif.
Bir de (şunu) söylediler: «Şu Kur'an iki memleketin birindeki büyük bir adama indirilmeli değil miydi»?
Ve dediler ki: “Bu Kur'ân, iki şehirden (birinde bulunan) büyük bir adama indirilmeli değil miydi?”(1)
Yine (başka bahane bulamayan müşrikler) “Bu Kur’an (Muhammed yerine) iki şehirden birinin (beylerine ve) büyüklerine (Mekke ve Taif’ten servet ve riyaset yönünden büyük bir kişiye) indirilmeli değil miydi?” dediler.
“Bu Kur’an, şu iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmesi gerekmiyor muydu?” demişlerdi.
Bir de dediler: "Bu Kur’an iki ilin büyüklerinden birine bildirilmeliydi."
«— Ne olurdu! Bu Kur/an bu iki kasabanın devletli adamlarına [²] inseydi!» dediler.
“Keşke bu Kur’an, iki beldeden/şehirden bir büyük adama⁹ indirilseydi!” dediler.
Ve dediler ki: “Bu Kur'an, neden iki şehirden (Mekke ve Taif'ten) birinin büyük bir adamına indirilmedi?”
Ve dediler ki: “Bu Kur'ân iki şehirden, yani Taif ve Mekke'nin birinin en büyük, en ileri gelen adamına inseydi ne olurdu?”
“Bu Kur’an, şu iki şehirden büyük bir kişiye indirilseydi ya!” diye de eklediler.
Bir de, “Gerek Mekke’de, gerek Taif’de bu kadar zengin ve soylu adam dururken, Allah kendisine elçi olarak Muhammed gibi bir yetimi mi seçmiş? Bu Kur’an gerçekten Allah’tan gelmiş olsaydı, onun iki şehrin ileri gelenlerinden büyük ve itibarlı bir adama gönderilmesi gerekmez miydi?”
-“Keşke bu Kur’ân, İki Şehir’den, hem de çok büyük bir adama indirilseydi ya!” dediler.
Dahası: " Bu Kuran, iki şehir / Mekke ve Taif halkı arasında saygın bir adama indirilmeliydi. " dediler.
"Madem Allah bize bir Kur’an gönderecekti; iki şehir içinden değerli üstün gördüğümüz bir adamla gönderseydi ya!" dediler. Böylece seçtiğimiz elçiyi küçümseyerek aşağılamak istediler.
(Devamla:) “Bu Kur’an, iki şehirden bir(er) büyük adama indirilmeli değil miydi?” [*] dediler.
Ve (bir de): “Bu Kur’an, iki şehirden büyük bir adama¹ indirilse olmaz mıydı? dediler.
Ve yine şöyle derler: “Bu Kur’an, neden iki şehrin ileri gelenlerine inmiş değil?” ²⁸
Bir de: – Bu Kuran şu iki şehrin büyük adamlarından birine indirilmesi gerekmez miydi? Dediler. 25/41, 38/8
Onlar: “Bu Kur'ân, şu iki şehrin birisinden, Mekkeli veya Tâifli önde gelen bir adama, bölüm bölüm indirilmeli, değil miydi?” dediler.
Yine dönüp dediler ki: “Bu ilâhî mesaj, şu iki şehrin en büyük (adam)larından birine inmeli değil miydi?”[⁴³⁹⁰]
Ve dediler ki: «Şu Kur'an, iki beldeden bir büyük erkek üzerine indirilmiş olmalı değil midir?»
Ve "Kur'an şu iki beldenin (Mekke'nin ve Taif’in) birindeki -mal ve mevki sahibi- büyük bir adama indirilmeli değil miydi? (ki onlar buna kuşkusuz daha layıktır) da dediler.
Ve "Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir azametli adama indirilmeli değiliydi!" dediler.
-Bu Kur'an iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi? dediler.
Daḫı eyitdiler: Niçün inmedi bu Ḳur’ān iki şehr ḳavmine bir ulu kişi üsti‐ne?
30, 31. Ama bu gerçek kendilerine gelince: “Bu sihirdir, biz bunu kabul etmeyiz” dediler ve eklediler: “Bu Kur'ân, bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya! ”
Ve dediler ki: "Bu Kur'an iki kentten, büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
"Eğer bu Kur'ân iki şehirden (Mekke ve Medîne) birinin büyük ricâlinden birine nâzil olsaydı (o vakit inanırdık)" didiler.
“Bu Kur’an iki şehrin (Mekke ile Medine’nin) ileri gelenlerinden birine indirilseydi ya!” dediler.
Ve dediler ki: "Bu Kur'an iki kentin birinden, büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
Bir de “Bu Kur'ân iki şehirden birindeki büyük bir adama(5) indirilseydi ya” dediler.
Ve dediler: "Şu Kur'an, iki kent içinden büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
Ve dediler ki: 'Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?'
Yine şöyle dediler: “- Şu Kur'an, iki memleketten (Mekke ve Taif'den) bir büyük adama (mal ve mevkii büyük bir kimseye) indirilseydi ya!...”
“Ve bu Kur’an, iki şehrin birinden büyük bir adama gelmeli değil miydi?” dediler.
Devamla dediler ki: “Bu Kur'ân, iki şehirden bir büyük adama indirilmeliydi!”[532]