Zuhruf Suresi 3. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

3. Ayet

اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ

2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kur'an'ı Arap diliyle meydana getirdik.

Besim Atalay (1965)

«Aklınız ersin» diye biz onu, Arapça Kur'an kılmışız

Cemal Külünkoğlu

2-3. (Gerçekleri) apaçık (gösteren) Kitab'a andolsun ki, aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Cemil Said (1924)

Bu kitâbı anlamanız içün ’arabca gönderdik.

Diyanet Vakfı

2, 3. Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Edip Yüksel

Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakkâ biz onu Arabî olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

2,3. Apaçık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur'an yaptık.

Emrah Demiryent

Şüphesiz biz onu, (içindeki öğüt ve uyarıları) düşünüp anlayasınız, diye Arapça bir Kur’ân yaptık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Gerçekten Biz Onu, olur ki aklınızı kullanır (anlamaya ve uygulamaya çalışır)sınız diye (indirdiğimiz kavmin diliyle) Arapça bir Kur’an kılıverdik.

Erhan Aktaş

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kur'an¹ yaptık.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz eyledük anı ķur’ān 'arabça ola kim anlayasız.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat biz onu, (Onun manâlarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık.

Hayrat Neşriyat

2,3. Apaçık beyân eden Kitâb'a and olsun ki, şübhesiz biz, (anlayıp) akıl erdiresiniz diye onu Arabca bir Kur'ân kıldık.

İhsan Aktaş

2 , 3. (Ey insanlar, gerçekleri, Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilahi düzeni) açıklayan (dinin bütün hükümlerini ortaya koyan) bu Kitab’a (Kur’an’a) kasem ederim ki, aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça (fasih ve kusursuz bir dile sahip) bir Kur’an (okunan bir kitap) kılmışızdır.*

İlyas Yorulmaz

Biz o’nu arapça okunan bir kitap yaptık. Umulur ki akledersiniz.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Biz Kur’an’ı aarapça olarak var ettik, anlıyabilesiniz diye.

İsmail Hakkı İzmirli

2, 3. Burhan ile apaşikâr olan Kitap hak/kı için, mânâlarına akıl erdiresiniz diye biz, onu Arap dili ile bir Kur/an [⁴] yaptık.

İsmail Yakıt

Düşünüp anlayasınız diye Biz onu Arapça bir Kur’an kıldık.¹

Kadri Çelik

Gerçekten biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.

Abdullah Parlıyan

O'nu düşünüp kavrayabilmeniz için, Arapça bir kitap olarak indirdik.

Kuran Yolu

Anlayıp düşünesiniz diye onu Arapça Kur’an olarak indirdik.

Mahmut Kısa

Biz onu, içindeki öğüt ve uyarıları düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kitap yaptık. Kur’an’ın ilk muhatabı olan Araplar, eğer başka bir dili konuşuyor olsalardı, o zaman ayetlerimizi o dilde gönderecektik. Çünkü;

Mahmut Özdemir

Şüphesiz biz onu, akletmeniz için anlaşılır bir kur’ân / okuyuş kıldık.

Mehmet Çakır

Biz bu Kuran’ı, anlayabilmeniz için anlaşılır bir Arapça ile indirdik.

Mehmet Çoban

İnsanlar okuyarak anlasınlar diye Arapça konuşan bir topluma konuştukları dil olan Arapça ile kitap gönderilmiştir. Ki, bize başka bir dilden hitap ediliyor, hiçbir şey anlamadık diye bahane uydurmasınlar.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur’an kıldık. [*]

Mehmet Türk

Gerçekten Biz onu anlayasınız diye Arapça¹ bir Kur’an, yaptık.

Muhammed Esed

onu, düşünüp kavrayabilmeniz için ³ Arapça bir hitabe yaptık.

Mustafa Çavdar

Biz bu Kuran’ı anlayıp kavrayasınız diye Arapça okunan bir mesaj yaptık. 19/97, 27/14, 41/44

Ahmet Tekin

Biz Kur'ân'ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap halinde planlayıp hazırlayarak açıkladık. Umulur ki, aklınızı kullanarak anlarsınız.

Mustafa İslamoğlu

Ki zaten Biz onu, aklınızı kullanabilesiniz diye Arapça bir hitap kıldık.[⁴³⁶⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak Biz onu bir Arapça Kur'an kıldık, umulur ki, siz akıl erdirirsiniz.

Orhan Kuntman

Muhakkak ki biz onu kolayca anlayasınız diye (Peygamberinizin Kureyş lehçesi ile) Arapça bir Kur'an kıldık.

Osman Fırat

Biz akletmeniz için O’nu Arapça bir Kur’ân yaptık.

Şaban Piriş

Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur'an kıldık.

Satıraltı Meal (1534)

biz Ḳur’ānı ‘Arab dilince ḳılduḳ. Ola kim fehm eyleyesiz.

Suat Yıldırım

Biz düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. [26, 195]

Süleyman Ateş

Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz o kitâbı ma'nâsını anlayub tefekkür itmeniz içün 'arab lisânıyla irsâl itdik.

Süleymaniye Vakfı

Onu, Arapça (ayetler) kümesi haline (kuranlar haline)[*] getirdik; belki aklınızı kullanırsınız.

Ahmet Varol

Olur ki akıl edersiniz diye onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Ümit Şimşek

Düşünüp anlamanız için Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.

Ali Bulaç

Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yaptık.

Bahaeddin Sağlam

Biz, onu düşünüp idrak etmeniz için, Arapça bir Kur’an yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Biz, anlayasınız diye onu Arapça bir Kur'ân yaptık.