Zuhruf Suresi 47. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

47. Ayet

فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ

(Mûsâ) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara delillerimizle gelince o delillere gülmeye başladılar.

Besim Atalay (1965)

Bizim belgelerimizle onlara vardığında, bu işten gülmeye koyuldular

Cemal Külünkoğlu

Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.

Cemil Said (1924)

Bizim mu’cizelerimizi hâmilen ânların huzûrına çıkdığı vakit eğlendiler.

Diyanet Vakfı

Onlara âyetlerimizi getirince, bunlara gülüvermişlerdi.

Edip Yüksel

Mucizelerimizi kendilerine götürdüğü zaman, o mucizelere gülmüşlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktâ ki onlara böyle âyetlerimizle vardı, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.

Emrah Demiryent

(Fakat Mûsâ) onlara âyetlerimizle (mu‘cizelerimizle) gelince, onlar, (“bu bir sihirdir” diyerek, mu‘cizelerimizi) alaya alıp, gülmeye başladılar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Fakat (Musa) onlara ayetlerimizle (mucizelerimiz ve emirlerimizle) geldiği zaman, (ibret almak ve tâbi olmak yerine,) onlar bunlara (alay edip) gülüyorlardı.

Erhan Aktaş

Fakat Mûsâ onlara âyetlerimizle¹ gelince, onlar hemen alay etmeye başladılar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara nişānlarumuz-ıla anlar aña gülerler.

Hasan Basri Çantay

Fakat onlara âyetlerimiz gelince bir de ne görsünler, onlar bu (âyetlere) gülüyorlar!

Hayrat Neşriyat

Fakat onlara mu'cizelerimizi getirdiğinde, o vakit onlar bunlara gülüverdiler.

İhsan Aktaş

(Musa) onlara ayetlerimizle (delillerimizle) gelince, onlar birdenbire (işi alaya alıp) gülmeye başladılar.

İlyas Yorulmaz

Musa onlara açık ayetleri getirip gösterdiğinde, onlar hemen o ayetlere gülüp, alay ettiler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak Musa belgelerimizle yanlarına varınca onlar bunlara gülüverdiler.

İsmail Hakkı İzmirli

Musa onlara mûcizelerimizle varınca hemen onlar, bu mûcizelere gülüştüler.

İsmail Yakıt

Sonra mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın onlara gülüyorlar.

Kadri Çelik

Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler.

Abdullah Parlıyan

Musa onlara delillerimizle gelince, onlar birdenbire işi alaya alıp, gülmeye başladılar.

Kuran Yolu

Onlara mûcizelerimizi gösterince bunlara gülüverdiler.

Mahmut Kısa

Fakat Mûsâ apaçık delillerimizle onların karşısına çıkınca,Firavun ve adamları, bu mûcizeler ile alay etmeye başladılar.

Mahmut Özdemir

Onlara âyetlerimiz ile geldiğinde, o anda onlara gülüyorlardı.

Mehmet Çakır

ama, daha mucizelerimizi sergilerken, başladılar alay etmeye.

Mehmet Çoban

Musa onlara ayetlerimizi tebliğ edince gülüvermişlerdi.

Mehmet Okuyan

Onlara delillerimizi getirince hemen onlara gülmüşlerdi. [*]

Mehmet Türk

Fakat (Mûsa) onlara mûcizelerimizi getirince onlar başladılar, o mûcizelerimizle (alay edip) gülmeğe.

Muhammed Esed

Ama önlerine [mucizevî] işaretlerimizi getirince, ⁴⁰ hemen onları alaya aldılar,

Mustafa Çavdar

Musa onlara mucizelerimizi/ayetlerimizi gösterdiği zaman alay edip gülmeye başladılar. 7/104...110

Ahmet Tekin

Mûsâ onlara âyetlerimizi, mûcizelerimizi getirince, o sırada mûcizelerle alay ederek güldüler.

Mustafa İslamoğlu

Fakat ardından, onların önüne mucizevî âyetlerimizi sürünce, onlar hemen alay etmeye başladılar.[⁴⁴⁰⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki onlara Bizim âyetlerimizle geldi, onlar o zaman, bunlardan gülüşür oldular.

Orhan Kuntman

O, (peygamber olduğunu kanıtlamak için) mucizelerimizi sıralayınca, güldüler. (Onu alaya aldılar)

Osman Fırat

Onlara âyetlerimizle gelince onlar âyetlerle alay edip gülmeğe başladılar.

Şaban Piriş

Onlara ayetlerle geldiği zaman onlar, ona gülüp geçmişlerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan ki geldi anlara bizüm āyetlerümüzle, anlar aña gülerlerdi.

Suat Yıldırım

O, delillerimizle onlara gidince onlar alay edip gülmeye koyuldular.

Süleyman Ateş

Onlara ayetlerimizi getirince onlar o ayetlerle alay edip gülmeğe başladılar.

Süleyman Tevfik (1927)

Âyât ve mu'cizât ile Mûsâ onların yanına geldikde onlar, Mûsâ'ya ve mu'cizâta güldiler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara belgelerimizi getirince hemen gülüverdiler.

Ahmet Varol

Fakat, onlara ayetlerimizi getirince bir de ne görsün: Onlarla alay ediyorlar.

Ümit Şimşek

Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, onlar buna güldüler.

Yaşar Nuri Öztürk

Mûsa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.

Ali Bulaç

Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, bir de ne görsün, onlar bunlara (alay edip) gülüyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Fakat onlara böyle mucizelerimizle varınca, hemen onlar bunlara gülüverdiler.

Bahaeddin Sağlam

Musa, ayetlerimizi onlara getirince, alaya alıp gülmeye başladılar.

Bayraktar Bayraklı

Onlara mucizelerimizi getirince mucizelere gülüvermişlerdi.