66. Ayet
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
Onlar, kıyametin kopmasından başka bir şey mi bekliyorlar ki ansızın kopuverir başlarına ve onlar, anlamazlar bile.
Ancak, onlar anlamadan, saatin ansızın beklerler mi gelmesini?
Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin), farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.
Ne bekliyorlar? Bağteten ve hiç düşünmedikleri bir zamânda gelecek olan sâ’ati mi?
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Onlar, farkında değilken, Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Hep o saate, hiç farkında değillerken ansızın onun başlarına gelivermesine bakıyorlar
Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Onlar (müşrikler bu tavırlarıyla), farkında değillerken, kıyametin (yeniden diriltilişin ve hesap gününün) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
Onlar, hiç şuurunda (ve farkında) değilken kendilerine apansız geliverecek olan saatten (Hz. İsa’nın zuhur edişinden ve kıyametten) başkasını mı gözlüyorlardı?
O Sa'at'ın¹, farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
ay güyerler mi illā ķıyāmete kim gele anlara añsuzda anlar bilmezlerken?
Onlar, kendileri farkında olmayarak, (başlarına) gelecek o sâatden başkasını mı gözetliyorlar?
Onlar farkında değillerken kıyâmetin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Onlar farkında olmadıkları bir anda saatin (bu dünyanın sonunun) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Haberleri olmadığı bir anda, kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Onlar o kalkış gününün ansızın gelip çatmasından başkasını mı bekliyorlar?
Onlar farkında olmaksızın kıyametin ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey beklemiyorlar.
Onlar farkında olmadıkları bir sırada kıyametin [essâ’at] kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Onlar, hiç farkında değilken kendilerine ansızın geliverecek olan kıyametten başkasını mı gözlüyorlar?
Onlar kıyametin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Bütün yaptıkları, kendileri farkında bile olmadan kıyametin ansızın kopmasını beklemekten ibaret!
Onlar, hiç farkında olmadıkları bir anda, ölüm meleğinin karşılarına dikilmesini veya kıyâmetin ansızın kopmasını mı bekliyorlar?
Bilincinde değillerken, Saat’in onlara ansızın gelmesini bekliyorlar mı?
Onlar hep, kıyametin anî bir baskın yaparak kendilerini gafil avlamasını bekliyorlar.
Onlar bu tavırlarıyla kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler. Hâlbuki farkında değiller. Onlara sonunu getiren kıyamet ansızın gelecektir. Bilmiyorlar mı? Her insanın eceli dünya hayatını bitiren kendi kıyametidir. Elbette dünyanın sonunu da getiren büyük kıyamet inkâr edenlerin başına kopacaktır.
Onlar, farkında değillerken o (Son) Saat’in kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! [*]
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
ONLAR, [günaha batmış olanlar,] (oturup) Son Saat’i mi bekliyorlar; onun [yaklaştığı] fark edilmeden başlarına ansızın gelmesini mi?
Şimdi onlar, ille de farkında olmadıkları bir anda, o saatin bu dünyanın sonunun başlarına ansızın gelmesini mi bekliyorlar? 7/187
Onlar farkında değillerken, ille Kıyametin kopacağı ânın kendilerine, ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Şimdi onlar, kendileri farkında değilken, ansızın başlarına gelecek olan Son Saat dışında bir şey mi gözlüyorlar?
Onlar, kendilerine farkında olmadıkları halde ansızın gelecek olan o saatten başkasını mı gözlüyorlar?
Onlar (şirk ve küfürde direnen, zevk ve sefaya dalan müşrikler) o azap saatinin ansızın -farkında değillerken- başlarına çökmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Onlar kıyamet kopuş gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka şey beklemiyorlar mı? (Gelecek) Ve hemde onlar şuurunda olmadan...
Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?
Anlar muntaẓır degüldür, illā ḳıyāmet günine ki gelür özlerine añsuzın,anlar sizmezler‐iken, dünyāya meşġūllar‐iken.
İnsanlar, hiç farkında değillerken o kıyamet ansızın başlarına gelivermesini mi bekliyorlar?
Onlar ille o sa'atin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Onlar umûr-u dünyâ ile meşgûl olarak haberleri yok iken kıyâmetin bağteten gelmesine mi intizâr iderler?
Onlar, kıyamet saatinin[*] ansızın gelip çatmasından başka ne bekliyorlar? Farkına bile varamazlar.
Onlar sırf, kendileri farkında değilken, kıyametin ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Onlar, hiç ummadıkları bir sırada kıyametin ansızın başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar?
Hiç farkında olmadıkları bir sırada o saatin birdenbire kendilerine gelmesinden başka neyi bekliyorlar?
Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet-saatinden başkasını mı gözlüyorlar?
Onlar farkında değillerken ansızın başlarına gelsin diye, hep o kıyametin kopmasını bekliyorlar.
Onlar sadece kıyametin, farkına varmadan ansızın onlara gelmesini bekliyorlar!
Onlar, farkında olmadan kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.