10. Ayet
فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ
Göğün açık bir duman[486] getireceği günü bekle.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ
Göğün açık bir duman[486] getireceği günü bekle.
Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
10,11. Gözet imdi gökyüzünü, koyu bir dumanın sardığı günü; insanları saracaktır, bu bir acı azaptır!
Öyleyse sen, gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!
Semâdan herkese mer-î olacak bir duman husûle geldiği gün ânlara dikkat it.
10, 11. Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
Göğün apaçık bir dumanı getireceği günü gözetle.
O halde gözet o Semânın açık bir duman ile geleceği günü
10,11. Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
Göğün, apaçık bir duman getireceği günü gözetle (bekle).
(Ey Nebim!) O halde artık Sen göğün açıkça (İslami adalet devrimi ve kıyamet alâmeti olarak ürkütücü) bir duman (belki de nükleer patlama cinsinden, veya binlerce tonluk kimyasal infilak şeklinde ve zalim bir kavmi yerin dibine geçirecek biçimde aynı anda televizyonlarla her yerden seyredilecek ve dehşete düşürecek suni ve kahredici kara bulutlar) getireceği günü gözleyip (bekle ki, o ne zorlu bir imtihandır).
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
göz dut ol güne kim getüre gök dutun bellü.
O halde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habîbim).
10,11. O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.(3)
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya iki asteroitin birbiriyle çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler).*
Takip et gözle, o kıyamet günü gök, açık bir duman haline geldiğinde,
Öyleyse gökyüzünün katı bir duman savuracağı o günü gözle.
Artık göğün açık bir duman savuracağı günü [⁷] gözetle,
(Ey Peygamber!) Öyleyse sen gökyüzünü apaçık bir dumanın [duhân] kaplayacağı² günü bekle!
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle.
Artık gözetle… Gökyüzünde apaçık gözle görülür bir dumanın geleceği günü.
10-11. Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.
Öyleyse, ey Müslüman! Kur’an’ı hayatın dışına iten toplumlar için,göğün apaçık bir duman getireceği günü, yani yeryüzüne peş peşe belâların yağacağı zamanı bekle!
Göğün açıkça bir DÜHÂN / Gaz / Duman getireceği günü gözetle!
Resulüm! gökyüzünün sıkıntıdan toz duman olacağı günler yakındır.
Bir gün gökyüzünü açık renkte duman kaplayacak! Onu bekleyin!
(Şimdi) sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle! [*]
10,11. (Ey Muhammed!) Sen, göğün gözle görülecek ve insanları kuşatıverecek bir duman¹ çıkaracağı günü bekle. İşte bu, çok acıklı bir azaptır.
ÖYLEYSE, gökyüzünde [Son Saat’in yaklaştığını] haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün’ü bekle,
Öyleyse sen, gökyüzünü yoğun bir dumanın kaplayacağı o günü bekle! 21/97, 54/1.4
Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
ŞU halde, göğün (felaket) taşıyan bir dumanla kaplanacağı günü bekle![⁴⁴³⁷]
Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
10,11. (Ey Muhammed) O halde sen, semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle, (ki o duman) onların tümünü sarıp kavrayacak çok çetin bir azaptır.
Öyle ise göğün, apaçık bir duman getireceği günü gözetle.
Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Pes muntaẓır ol güne ki gökler tütün gibi gözüke āşikāre.
10, 11. O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle.
Semâda âşikâr, muzlim ve kesîf bir 'azâb dumanı hâsıl oldığı güne intizâr it.
Bunların dünyasının, işin aslını gösteren bir dumanla kararacağı günü bekle.
Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.(1)
Artık sen göğün açıkça izlenen bir duman getireceği günü gözle.
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
Artık göğün apaçık bir duman ile geleceği günü bekle!
10,11. Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]