11. Ayet
يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ
(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ
(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
Bütün insanlara yayılır, budur elemli azap.
10,11. Gözet imdi gökyüzünü, koyu bir dumanın sardığı günü; insanları saracaktır, bu bir acı azaptır!
Öyle ki; insanları kuşatıp saran, o (duman tabakası) inletici bir azaptır.
Bu duman bütün insânları gaşy idecek ve kâfirlere ’azâb-ı elîm olacakdır.
10, 11. Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
İnsanları çepeçevre saracaktır; bu acı bir azaptır.
Ki nâsı saracaktır, bu bir elîm azâbdır
10,11. Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
(Bu duman, bütün) insanları sarıp kuşatır. (Ancak) bu (duman, kâfirler için) elem dolu bir azaptır.
(Bu duman) İnsanları kuşatır ve bu çok acı bir azap (ve psikolojik ızdırap vasıtası)dır.
İnsanları sarıp kuşatacak. İşte bu can yakıcı bir azaptır.
üzerine gelür-idi ādemįlerüñ uşbu 'aźābdur aġrıdıcı.
(Öyle bir duman ki bütün) insanları saracakdır o. «Bu, pek yaman bir azâb» (diyecekler).
10,11. O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.(3)
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya iki asteroitin birbiriyle çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler).*
Bu bütün insanları kuşatan ve bu aynı zamanda acıklı bir azaptır.
Bu duman insanları bürüyecek, Onlar: "Ne acıklı azap bu!" diyecekler.
O duman o halkı bürüyecek,
O insanları sarıp kuşatır. Bu can yakıcı bir azaptır.
(Bu duman) İnsanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acıklı bir azaptır.
Öyle bir duman ki, bütün insanlığı sarıp kuşatmıştır. Bu acı bir azaptır.
10-11. Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.
Çünkü bu belalar sadece zâlimleri değil, zulme seyirci kalan bütün insanları çepeçevre sarıp kuşatacaktır! Bu, gerçekten can yakıcı bir azaptır!
İnsanlar’ı bürüyor. Bu acıveren bir azaptır.
Üzerilerine çökecek bu acılar, insanları inim inim inletecek:
O gün duman bütün yaşamı örter. Arkasından elem dolu bir azap başlar. Yeryüzünde hiçbir canlının yaşama imkânı kalmaz.
(O duman) insanları kaplayacaktır. Bu, elem verici bir azaptır.
10,11. (Ey Muhammed!) Sen, göğün gözle görülecek ve insanları kuşatıverecek bir duman¹ çıkaracağı günü bekle. İşte bu, çok acıklı bir azaptır.
bütün insanlığı sarıp kuşatan [ve günahkarları] “Bu azap ne acı!” [diye feryad ettiren ve]
Bütün halkı bürüyecek bir duman. İşte budur acıklı azap! 27/87, 39/68
Gök insanları bürüyecek bir duman getirecek. İşte bu can yakıp, inleten müthiş bir azaptır.
(O duman) bütün insanları bürüyecek (ve inkârcılar haykıracak): “Elem verici azap işte bu![⁴⁴³⁸]
İnsanları saracaktır. Bu, bir acıklı azabtır.
10,11. (Ey Muhammed) O halde sen, semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle, (ki o duman) onların tümünü sarıp kavrayacak çok çetin bir azaptır.
(Duman) İnsanları sarar. Bu, acı bir azâbdır.
İnsanları bürür. Bu, acı bir azaptır.
Ḫalḳı örte ol tütün. Uşbu ulu ‘aẕābdur.
10, 11. O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
(Duman) İnsanları sarar. Bu, acı bir azabdır.
O duman nâsı kaplar ve müşrikler: "Bu elemli bir 'azâbdır"
Duman o insanların hepsini saracak “Bu ne acıklı bir azap!” (diyerek şöyle yalvaracaklardır):
(O duman) insanları bürür. İşte bu acıklı bir azaptır.
O duman insanları kaplar. İşte bu acı bir azaptır.
İnsanları kuşatıp sarar. İnletici bir azaptır bu.
(Bu duman) insanları sarıp-kuşatır. İşte bu, acı bir azabtır.
Öyle bir duman ki, bütün insanları saracaktır. Bu acıklı bir azabdır.
O duman, insanları sarar. Elem verici bir azaptır bu!
10,11. Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]