Duhân Suresi 12. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

12. Ayet

رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ

İnsanlar, “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbimiz, bizden azabı, gider, şüphe yok ki inandık biz.

Besim Atalay (1965)

«Ey Tanrımız! Kaldır bizden azabı, bizler inananlarız!»

Cemal Külünkoğlu

İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.

Cemil Said (1924)

"Ya rabbî bu ’azâbı bizden ref’ it, biz mü’miniz" diyecekler.

Diyanet Vakfı

(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).

Edip Yüksel

"Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbenâ! bizden bu azâbı aç, çünkü biz mü'minleriz diyecekler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler.

Emrah Demiryent

(İşte o zaman kâfirler şöyle feryat ederler:) “Rabbimiz! Bizden (bu) azabı gider, şüphesiz (artık) biz îmân edenleriz!”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Zalimler ve işbirlikçiler bunu görünce, panik ve çaresizlik içinde) "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz" (şeklinde yalvarmaya ve teslim olmaya başlayacaklardır).

Erhan Aktaş

“Rabb'imiz! Azabı bizden kaldır. Kuşkusuz biz inananlarız.”

Eski Anadolu Türkçesi

“iy çalabumuz! gider bizden 'aźābı bayıķ biz inanıcılaruz.”

Hasan Basri Çantay

«Ey Rabbimiz, bizden bu azâbı açıb kaldır. Çünkü biz îman edeceğiz».

Hayrat Neşriyat

(O zaman insanlar:) “Rabbimiz! Bizden bu azâbı aç (kaldır); (artık) şübhesiz biz inanan kimseleriz” (derler).

İhsan Aktaş

10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya iki asteroitin birbiriyle çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler).*

İlyas Yorulmaz

İnsanlar “Ey Rabbimiz azabı bizden kaldır, biz inananlardanız” derler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Ey çalabımız! Bu azabı üzerimizden kaldır. Çünkü biz inannanlarız."

İsmail Hakkı İzmirli

Birbirlerine diyecekler ki: «— İşte acıklı bir azap. Ey Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır. Bizler mü/min olacağız».

İsmail Yakıt

Onlar, “Rabbimiz! Azabı üzerimizden kaldır³. Muhakkak ki biz de inananlardanız.” (derler).

Kadri Çelik

“Rabbimiz! Azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.”

Abdullah Parlıyan

İşte o zaman insanlar; Ey Rabbimiz! bizden azabı kaldır artık, biz inanıyoruz derler.

Kuran Yolu

“Rabbimiz, üzerimizden azabı kaldır, bizler artık inanmaktayız” (diyecekler).

Mahmut Kısa

O zaman zâlimler, “Ey Rabb’imiz!” diye yalvaracaklar, “Ne olur, başımızdan kaldır bu felaketi! Çünkü artık, senin ayetlerine yürekten iman ediyoruz!”

Mahmut Özdemir

Rabbimiz! Azab’ı bizden kaldır! Biz, inanmışlar’ız.

Mehmet Çakır

Ya Rab! kaldır artık cezamızı, artık gerçekleri gördük diyecekler.

Mehmet Çoban

İnsanlar feryadı figan! "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır. Çünkü biz artık inanıyoruz." derler.

Mehmet Okuyan

(İşte o zaman inkârcılar:) “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır! Şüphesiz ki biz (artık) inanıyoruz.” (diyecekler).

Mehmet Türk

(Duman kendilerini kuşatınca): “Ey Rabbimiz! Şu azabı üzerimizden kaldır. Artık biz, îman ediyoruz.”¹ (derler.)

Muhammed Esed

“Ey Rabbimiz, bizi azaptan uzak tut, çünkü biz [artık Sana] inanıyoruz!” [dedirten].

Mustafa Çavdar

Onlar “Rabbimiz ne olur bu azabı bizden kaldır, biz artık iman edeceğiz” diye yalvaracaklar. 23/99...108, 32/12

Ahmet Tekin

O gün insanlar felâketi görünce: “Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz.” derler.

Mustafa İslamoğlu

Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanmış bulunuyoruz!”

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıver, şüphe yok ki, biz mü'minleriz,» diyeceklerdir.

Orhan Kuntman

(O zaman onlar) "Ey Rabbimiz, bu azabı üzerimizden kaldır, iman edeceğiz" diye yalvarırlar. (Oysa onlar yalan söylerler)

Osman Fırat

Rabbimiz, bizden azâbı kaldır, çünkü biz kesinlikle iman ediyoruz..

Şaban Piriş

-Rabbimiz, azabı bizden kaldır, biz iman eden kimseleriz.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Yā Rabbenā, gider bizüm üstümüzden ‘aẕābı. Biz inanduḳ, diyeler.

Suat Yıldırım

İşte o zaman insanlar: “Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz! ” derler. [6, 27; 14, 44]

Süleyman Ateş

Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz derler.

Süleyman Tevfik (1927)

"Yâ Rabbî! Bizden 'azâbı def' it, biz îmân idenlerdeniz" dirler.

Süleymaniye Vakfı

“Sahibimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır; artık biz gerçekten inanacağız.”

Ahmet Varol

"Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz."

Ümit Şimşek

“Rabbimiz, bizden azabı kaldır; iman edeceğiz” derler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey Rabbimiz, kaldır bizden bu azabı. Biz gerçekten müminleriz."

Ali Bulaç

'Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.'

Ali Fikri Yavuz

(Onlar şöyle diyecekler): “- Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; çünkü biz müminleriz.”

Bahaeddin Sağlam

“Ey Rabbimiz! Bizden azabı gider, biz gerçekten inandık.” (derler.)

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar, “Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz” derler.