Ahkaf Suresi 22. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

22. Ayet

قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ

Onlar ise, “Sen bizi ilâhlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, sen demişlerdi, bizi mabutlarımızdan vaz geçirmeye mi geldin, doğru söyleyenlerdensen bize vaadettiğini getir başımıza artık.

Besim Atalay (1965)

Dediler ki: «Sen Tanrılarımızdan döndürmek için mi geldin bizlere? Eğer sen gerçeksen, bize söz verdiğini hemen getiresin de»

Cemal Külünkoğlu

Onlar ise: “Sen bizi ilâhlarımızdan alıkoymak için mi geldin? İddianda tutarlı olduğunu söylüyorsan bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir” dediler.

Cemil Said (1924)

Ânlar "Sen bizi Allâhlarımızdan uzaklaşdırmağa mı geldin? Eğer sözünde sâdık isen bizi tehdîd itdiğin ’azâbı getir." didiler.

Diyanet Vakfı

«Sen bizi tanrılarımızdan çevirmek için mi bize geldin? Hadi, doğru söyleyenlerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir» dediler.

Edip Yüksel

"Bizi tanrılarımızdan saptırmak için mi bize geldin? Doğru sözlü isen bize söz verdiğini getir bakalım," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen, dediler: bizi ma'budlarımızdan çevirmek içinmi geldin bize? Haydi getir! O bize va'd edib durduğun azâbı sadıklardan isen

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar: "Sen bizi ilâhlarımızdan çevirmek için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen o bize vaad edip durduğun azabı haydi getir." dediler.

Emrah Demiryent

(Kavmi, Hûd’a,) “Sen, bizi ilâhlarımızdan çevirmek için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir (de görelim)!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Onlar ise:) "Sen bizi ilahlarımızdan çevirmek (alışageldiğimiz hayat tarzımızı değiştirmek) için mi bize geldin? Şu halde eğer doğru söylüyorsan, tehdit ettiğin şeyi bize getir (de görelim) diye (karşı çıkmışlardı)."

Erhan Aktaş

“Sen bizi ilahlarımızdan vazgeçirmek için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi hemen getir.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler: “iy geldüñ mi bize ķandurasın bizi Tañrılarumuzdan? pes getür bize anı kim va'de eylersin bize eger olursañ girçeklerden.”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: «Sen bize, bizi Tanrılarımız (a tapmak) dan döndürmen için mi geldin? öyleyse bizi tehdîd etmekde olduğun şey'i, eğer (iddianda) doğru söyleyenlerdensen, getir bize».

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) “(Sen) bizi ilâhlarımızdan çevirmek için mi geldin? Eğer (iddiâsında) doğru kimselerden isen, haydi bizi tehdîd edip durduğun (azâb)ı bize getir!” dediler.

İhsan Aktaş

(Bunun üzerine Ad toplumu) Sen bizi tanrılarımızdan (onlara tapmaktan) çevirmek için mi bize geldin? Hadi, doğru söyleyenlerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir, dediler.

İlyas Yorulmaz

Kavmi “Sen bizi ilahlarımız hakkında yalan uydurmamız için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, bize vaat ettiğini (hesap gününü) başımıza getir” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar da demişlerdi: "Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmek için mi geldin? Eğer sen doğru kimse isen, bize verdiğin sözü yerine getir bakalım."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar «— Sen bizi mabutlarımıza tapmaktan vazgeçirmeye mi geldin? Eğer dâvanda gerçeksen haydi vaad ettiğin azabı bize göster» dediler.

İsmail Yakıt

“Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmek için mi bize geldin? Eğer sen doğru söyleyenlerden isen, vaat ettiğin şeyi başımıza getir bakalım” dediler.

Kadri Çelik

(Ona) Dediler ki: “Sen bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin? O halde eğer doğru söylüyorsan, vaat ettiğin şeyi bize getir!”

Abdullah Parlıyan

Onlar da: “Sen bizi ilahlarımızdan alıkoyup döndürmek için mi geldin? Eğer doğru sözlü biri isen, tehdit ettiğin azabı getir de görelim” dediler.

Kuran Yolu

“Sen bizi ilâhlarımızdan uzaklaştırmak için mi geldin? Doğru söylüyorsan tehdidini hemen gerçekleştir!” dediler.

Mahmut Kısa

Buna karşılık onlar, “Bizi kendimizi bildik bileli taptığımız tanrılarımızdan vazgeçirmek için mi yanımıza geldin? Eğer sözünün eriysen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri gerçekleştir de görelim!” dediler.

Mahmut Özdemir

-“Bizi ilahlarımızdan çevirip ayırmak için mi geldin mi? Eğer Sadıklar’dan (Doğru Söyleyenler’den / Özü-Sözü Doğrular’dan) isen, hadi bize vaad ettiğin şeyi bize getir!” dediler.

Mehmet Çakır

Halk: " Bizi tanrılarımızdan koparmaya mı geldin? Eğer samimî isen getir başımıza felaketi de görelim "

Mehmet Çoban

İnkâr edenler: "Sen; yasalarına uyduğumuz ilahlarımızdan bizi uzaklaştırmak, ilahlarımızla aramıza girmek, bizi yolumuzdan saptırmak için mi geldin? Uyarılarında doğruysan haydi tehdit ettiğin cezayı başımıza yağdır." dediler.

Mehmet Okuyan

(Kavmi) “Sen bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin? [*] Doğru söyleyenlerdensen bize vadettiğini bize (başımıza) getir!” [*] demişti.

Mehmet Türk

Onlar da: “Sen, bizi ilâhlarımızdan vazgeçirmek için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi, getir (bakalım).” dediler.

Muhammed Esed

Onlar, “Sen,” dediler, “Bizi tanrılarımızdan soğutup vazgeçirmek için mi geldin? Öyleyse, eğer hakikat erbabı isen, bizi tehdit edip durduğun şu [akibeti] gerçekleştir bakalım!”

Mustafa Çavdar

Onlar da: – Sen bizi ilahlarımızdan vazgeçirmek için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan bizi tehdit ettiğin azabı başımıza hemen getir! Demişlerdi. 38/1...10

Ahmet Tekin

Onlar: “Sen, bizi, ilâhlarımızdan vazgeçirmek için mi, geldin? Eğer sözünde doğru isen, bizi tehdit ettiğin azâbı hemen getir.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar da, “Sen bize ilâhlarımızı yalanlatmak için mi geldin? Eğer sözüne sadıksan, haydi tehdit ettiğin şeyi getir!” dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Sen bize geldin mi ki, bizi ilâhlarımızdan geri döndüresin? İmdi bize vaadettiğin şeyleri getiriver, eğer sen sâdıklardan oldu isen.»

Orhan Kuntman

Onlar ise, "Sen bizi, ilahlarımızdan çevirmek için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi, bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir de görelim" dediler.

Osman Fırat

Dediler ki: "Sen bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi geldin? Doğrulardan isen tehdit ettiğini bize getir. "

Şaban Piriş

Onlar da:-Bizi ilahlarımızdan ayırmak için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen haydi bize getir, bizi tehdit ettiğin şeyi! demişlerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler‐idi sen bize geldi mi‐sen bizi azdurmaġ‐ıçun Tañrılarumuzdan. Pes getür bize va‘de eylegeni, eger girçeklerden iseñ, didiler.

Suat Yıldırım

Onlar: “Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmeye mi geldin! Haydi, iddianda tutarlı isen, geleceğini bildirerek bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir bakalım! ” dediler.

Süleyman Ateş

Dediler: "Sen bizi tanrılarımızdan çevirmek için mi geldin? Doğrulardan isen bizi tehdidettiğin şeyi bize getir."

Süleyman Tevfik (1927)

Kavmi ona: "Sen bizi ilâhelerimize 'ibâdetden men'a mı geldin? Eğer sözünde sâdık isen bize va'd iylediğini getir" didiler.

Süleymaniye Vakfı

“Sen bizi ilahlarımızdan çevirmeye mi geldin? Söylediğin doğruysa tehdidini hemen yerine getir!” dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi bize geldin? Öyleyse doğru sözlülerden isen bize vaad ettiğini getir."

Ümit Şimşek

Onlar ise “Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmek için mi geldin?” dediler. “Doğru söylüyorsan, bize vaad ettiğin şeyi getir.”

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Sen bizi, tanrılarımızdan yüz geri etmek için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi ortaya getir."

Ali Bulaç

Dediler ki: 'Sen, bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin? Şu halde eğer doğru söylüyorsan, tehdit ettiğin şeyi, bize getir.'

Ali Fikri Yavuz

Onlar (Hûd'a) dediler ki: “- Sen, ibadet ettiğimiz putlarımızdan bizi çevirmek için mi bize geldin? Haydi, eğer doğru söyliyenlerdensen, bize vaad edib korkuttuğun azabı, getir bize!...”

Bahaeddin Sağlam

Onlar: “Sen, bizi ilahlarımızdan saptırmak için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bize vaadettiğin şeyi getir” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, “Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmeye mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan haydi, uyardığın azabı getir!” dediler.