Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Demişti ki: Azabın ne vakit geleceğine dair bilgi, ancak Allah katındadır ve ben neyle gönderilmişsem onu tebliğ ediyorum size ve fakat görüyorum ki siz, bilgisiz bir topluluksunuz.
Besim Atalay (1965)
O dedi ki: «Onu ancak Allah bilir, gönderildiğim şeyi size eriştiririm, bilgisiz bir ulus görürüm sizi»
Cemal Külünkoğlu
Hûd, dedi ki: “(Bu azabın ne zaman geleceği) bilgisi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”
Cemil Said (1924)
"Ânı yalnız Allâh bilür. Ben size bana emr olunanı teblîğ idiyorum. Fakat göriyorum ki siz câhil bir kavimsiniz" cevâbını virdi.
Diyanet Vakfı
Hûd da! Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum, dedi.
Edip Yüksel
"Onun bilgisi sadece ALLAH'ın yanındadır. Ben benimle gönderilen şeyi size duyuruyorum; fakat sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
Dedi: o ılim ancak Allah yanında, ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum ve lâkin sizi öyle bir kavım görüyorum ki cahillik ediyorsunuz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Hud: "O azabın ne zaman geleceğine dair ilim Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum." dedi.
Emrah Demiryent
(Hûd, onlara) dedi ki: “O (azabın ne zaman geleceğine dair) ilim Allah nezdindedir. Ben size (ancak) benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi (azabın çabucak gelmesini istemenizden dolayı) câhillik eden bir kavim olarak görüyorum!”
Abdullah-Ahmet Akgül
(Hz. Hud: Onunla ilgili) "İlim ancak Allah katındadır. (Felaket ve kıyamet bilgisi Allah’ın yanındadır.) Ben sadece size gönderildiğim şeyi (imani ve ahlâki gerçekleri) tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" demiş (ve o azgın kavminden uzaklaşmıştı).
Erhan Aktaş
“O bilgi, yalnızca Allah'ın yanındadır. Ben, size, benimle gönderileni bildiriyorum. Ne var ki sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.” dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti “degül 'ilm illā Tañrı ķatında. daħı degürürin size anı kim viribinildüm anuñ-ile. velįkin ben görürin sizi bir ķavm bilmezlik eylersiz.”
Hasan Basri Çantay
(Hûd) dedi: «(Bunun) ilm (i) ancak Allah nezdindendir. Ben size gönderildiğim şey'i tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bilmezler güruhu olarak görmekdeyim».
Hayrat Neşriyat
(Hûd) dedi ki: “(Azâbın geleceği vakte dâir) bilgi, ancak Allah'ın katındadır. (Ben)size, kendisiyle gönderildiğim şeyi teblîğ ediyorum; fakat ben sizi, câhillik etmekte olan bir topluluk olarak görüyorum.”
İhsan Aktaş
(Hûd) dedi ki: “(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır (benim elimde ise bir şey yok!). Ben size, benimle gönderileni (sadece) tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir halk olarak görüyorum.”
İlyas Yorulmaz
Elçi kavmine “Hesap gününün bilgisi Allah’ın yanındadır. Ben yalnızca bana gönderileni size açıkça bildiriyorum. Ancak ben sizi, çok cahil bir topluluk olarak görüyorum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O da demişti: "Bunu yalnız Allah’ın kendisi bilebilir. Ben, benimle ne gönderilmişse yalnız onu size bildiriyorum. Ancak, ben sizin kendini bilmez kimseler olduğunuzu görüyorum.
İsmail Hakkı İzmirli
Peygamber dedi ki azabın geleceği güne [⁵] taallûk eden ilim ancak Allah/a aittir. Ben, benimle gönderilen şeyleri size tebliğ ediyorum, şu kadar ki ben sizi cahil bir kavim görüyorum.
İsmail Yakıt
Hûd, “Ona ait bilgi Allah’ın katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum” dedi.
Kadri Çelik
Dedi ki: “İlim ancak Allah katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum. Ancak sizi cahillik etmekte olan bir kavim olarak görüyorum.”
Abdullah Parlıyan
Hûd peygamber de; “Bu azabın ne zaman geleceği bilgisi, Allah katındadır” dedi. “Ben sadece bana emanet edilen mesajı size iletiyorum; ama görüyorum ki siz, doğrudan eğriden habersiz bir toplumsunuz.”
Kuran Yolu
O da, “Bu bilgi ancak Allah katındadır; size bildirmek üzere gönderildiğim mesajı ulaştırıyorum, ama sizi cehalette direnen bir topluluk olarak görüyorum” cevabını verdi.
Mahmut Kısa
Hûd, “Her konuda olduğu gibi, ne zaman azâba uğrayacağınız konusunda da nihâî bilgi, sadece Allah’ın katındadır. Ben yalnızca tebliğ etmekle yükümlü olduğum mesajı size iletiyorum fakat görüyorum ki, sizlâf anlamayan câhil bir toplumsunuz.” dedi.
Mahmut Özdemir
-“Doğrusu İlim (Bilgi), Allah’ın katındadır. Birlikte gönderildiğim şeyi size tebliğ ediyorum; ama ben sizin câhillik edecek bir kavim olduğunuzu da görüyorum” dedi.
Mehmet Çakır
Hûd: " bunun vakti saatini sadece Allah bilir. Ben, görevimi yapıyorum. Ama gördüğüm kadarıyla siz, ne dediğinizin farkında değilsiniz.
Mehmet Çoban
Hûd: "Sizin ne zaman nasıl cezalandırılacağınızla ilgili bilgi Allah katındadır. Ben cezalandırılacağınız zamanı bilemem! Ben size benimle gönderilen ayetleri tebliğ ediyorum! Ancak sizler uyarılara dikkat edeceğinize akılsız cahiller gibi davranıyorsunuz." dedi.
Mehmet Okuyan
(Hud ise) “O bilgi yalnızca Allah’ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi ulaştırıyorum. Fakat sizin cahil bir topluluk olduğunuzu görüyorum!” demişti.
Mehmet Türk
(Hûd da): “O (azabın ne zaman geleceğini) ancak Allah bilir.¹ Ben size sadece benimle gönderileni tebliğ ediyor ve sizi cahil bir toplum olarak görüyorum.” dedi.
Muhammed Esed
O, “[Bu akibetin ne zaman gerçekleşeceği] bilgisi Allah katındadır.” dedi, “Ben, sadece bana emanet edilen mesajı size iletiyorum; ama görüyorum ki siz [doğrudan ve eğriden] habersiz bir kavimsiniz!”
Mustafa Çavdar
Hud da: – Bu azabın ne zaman geleceğini sadece Allah bilir. Ben sadece bana verilen mesajı iletiyorum, fakat görüyorum ki siz gerçekten cahil bir topluluksunuz, dedi. 5/48-49, 46/9
Ahmet Tekin
Hûd: “O azâbın ne zaman geleceğine dair bilgi Allah katındadır. Ben, size özgürce tebliğ ile görevlendirildiğim dini anlatıyorum. Fakat ben, sizi bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız, cahilce davranan bir kavim olarak görüyorum.” dedi.
Mustafa İslamoğlu
O, “Kesin bilgi Allah katındadır; ve ben sadece bana verilen mesajı size iletiyorum; şu da var ki ben, sizi kendini bilmez[⁴⁵³⁰] bir toplum olarak görüyorum” dedi.[⁴⁵³¹]
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Şüphe yok, bilgi Allah indindedir. Ben size kendisiyle gönderilmiş olduğum şeyi tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bir kavim görüyorum ki, cehalette bulunuyorsunuz.»
Orhan Kuntman
Bunun üzerine Hud: "(O azabın ne zaman geleceğine ait) Bilgi ancak Allah’ın katındadır, ben size benimle gönderilen şeyi (şirk ve küfürde direndiğiniz takdirde muhakkak azaba uğrayacağınızı) bildiriyorum. Fakat (ne yazık ki) ben sizi cahil bir topluluk olarak görüyorum" diyerek onlardan umudunu kesti.
Osman Fırat
Dedi ki: "(Azâbın ne zaman geleceğine dair) Bilgi, ancak Allâh katındadır. Ben, tebliğ ile görevlendirildiğim mesajı size duyuruyorum; Lakin ben sizi câhillik eden bir kavim olarak görüyorum. "
Şaban Piriş
O da:-Bu konudaki bilgi sadece Allah katındadır. Ben, kendisiyle gönderildiğim şeyi size tebliğ ediyorum. Ama ben, sizin cahillik eden bir toplum olduğunuzu görüyorum, dedi.
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdi: ‘İlm Tañrı Ta‘ālā ḳatında. Daḫı ben size risāleti teblīġ ider‐men.Lākin ben sizi cāhil ḳavm görür‐men.
Suat Yıldırım
O şöyle cevap verdi: “Azabın vakti hakkında kesin bilgi Rabbimin nezdindedir. Ben sadece benimle gönderilen mesajı size duyuruyorum. Ne var ki sizi cahilce davranan bir toplum buluyorum. ”
Süleyman Ateş
Dedi: "(Azabın ne zaman geleceğine dair) Bilgi, ancak Allah katındadır. Ben, tebliğ görevlendirildiğim mesajı size duyuruyorum; fakat sizi cahillik eden bir kavim görüyorum."
Süleyman Tevfik (1927)
Hûd "O va'din vakt-i vurûdını ancak Allâh bilir. Ben size risâletimi teblîğ iderim. Ve sizi câhil bir kavim görüyorum" didi.
Süleymaniye Vakfı
“Onun vaktini sadece Allah’ın kendisi bilir. Ben elçilik görevimi yerine getiriyorum. Ama görüyorum ki siz, size verilen değeri bilmeyen bir topluluksunuz” dedi.
Ahmet Varol
Dedi ki: "İlim ancak Allah katındadır. [2] Ben ne ile gönderildiysem onu size tebliğ ediyorum. Ama sizin cahillik eden bir kavim olduğunuzu görüyorum.
Ümit Şimşek
Hud dedi ki: “Ona dair bilgi Allah katındadır. Ben ancak size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat görüyorum ki siz cahillik eden bir toplumsunuz.”
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "İlim, ancak Allah katındadır. Ben size, bana vahyedileni tebliğ ediyorum. Fakat sizin, cahillik edip duran bir toplum olduğunuzu görüyorum."
Ali Bulaç
Dedi ki: 'İlim ancak Allah katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.'
Ali Fikri Yavuz
(Hûd, onlara) dedi ki: “- (Azabın inmesine dair) ilim ancak Allah katındadır. Ben size yalnız vahy edildiğim şeyi tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bir kavim görüyorum ki, cahillik ediyorsunuz, (peygamberlerin vazifesini bilmiyorsunuz).”
Bahaeddin Sağlam
O: “Bu vaadettiklerimin ne zaman size geleceğini ancak Allah bilir. Ben, ancak benimle gönderilen mesajı size tebliğ ediyorum. Fakat sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum.
Bayraktar Bayraklı
Hûd şöyle dedi: “Bilgi, ancak Allah katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum.”