15. Ayet
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ
15,16. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ
15,16. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerdedir, pınar başlarında.
Sakınanlar cennetteler, pınarlarda olurlar
Ama (dünyada iken) Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar, kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulurlar.
15,16. Allâh’dan korkanlar cennet bağçelerinin ve su menba’larının ortasında bulunacaklar ve rablerinin ihsânlarından mütena’’im olacaklardır. Çünki bunlar erbâb-ı hasenâtdır.
15, 16. Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
Erdemliler cennetlerdedir, pınar başlarındadır.
Şübhesiz ki müttekiler Cennetlerde pınar başlarındadır
15,16. Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.
15-16. Şüphesiz (dünya hayatında iken) Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği mükâfatı alarak, cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce (dünya hayatında) iyilik yapan kimselerdi.
(Allah’tan saygıyla korkan, her türlü küfür ve kötülükten sakınan) Müttakiler ise sonsuz cennetlerde ve pınarların çevresinde (zevk edip sevinmekte)dirler.
Takva sahipleri ise cennetlerde¹ ve pınarlardadırlar.
15-16. bayıķ śaķınıcılar uçmaķlardadur daħı çeşmelerde alıcılarken anı kim virdi anlara çalabı’ları. bayıķ anlar oldılar, şundan ilerü eylük eyleyiciler.
15,16. Şübhesiz ki (fenâlıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazî olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.
15,16. Şübhesiz ki takvâ sâhibleri, Rablerinin kendilerine verdiğini almış kimseler olarak, Cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünki onlar, bundan önce iyilik eden kimselerdi.
15 , 16. Şüphesiz (inkâr, zulüm, isyan ve kötü işlerden) sakınan (erkek ve kadın)lar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Gerçekten onlar, bundan önce (dünyada insanlara) iyilik yapanlardı.
Elbette ki Allah’dan korunanlar cennetin içerisinde ve pınarların başlarındadırlar.
İşte sakınanlar Cennet’te, pınar başlarında bulunacaklardır,
Sakınanlar yok mu, onlar uçmaklarda, kaynaklar etrafında sakin olacaklar,
Muhakkak ki sorumluluk bilincinde olanlar cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
Şüphesiz takva sahipleri olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar.
Ama yollarını Allah'ın kitabıyla bulanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
15-16. Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise rablerinin kendilerine verdiklerini alarak cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. Çünkü onlar daha önce güzel davranışlar içindeydiler.
Öte yandan, dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek kötülüklerden sakınanlar ise cennet bahçelerinde, pınar başlarında ebedî mutluluğu tadacaklar.
Müttakîler / Sakınıp Korunanlar, bahçelerde ve pınarbaşlarındadır.
15,16. Sağlamcılar ise, bahçelerde su başlarında Rablerinin ikramlarını kabul edecekler. Çünkü vaktiyle ikram eden onlardı.
Hiç şüphesiz, Allah’a kesin olarak inanan, Allah’ın yasalarına göre yaşayanlar cennette çeşme başındadırlar.
15,16. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
15,16. Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini, hak edip alanlar olarak, kesinlikle cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar bundan önce (Allah’ı) görüyormuş gibi ibâdet eden kimselerdi.
[Ama,] Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyanlar, kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulacaklar,
Allah’a karşı gelmekten sakınan muttakiler cennet bahçelerinde ve pınar başlarında olacaklar. 77/41...49
Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla özgürce şahsiyetlerini geliştiren, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler Cennetlerde, akarsu kıyılarında, pınar başlarındadır.
Ne var ki sorumlu davrananlar,[⁴⁷⁰⁹] akıl sır ermez cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar;
Şüphe yok ki, muttakî olanlar cennetlerde ve pınarlarda.
15,16. Takva sahipleri ise kuşkusuz, Rablerinin kendilerine bahşettiği sevabı elde etmiş olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar -dünyadayken- sâlih ameller işlerler,
şüphesiz Allahtan sakınanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadırlar
Korunanlar, cennetlerde ve pınarlardadır.
Taḥḳīḳ müttaḳīler cennet içinde ve bıñarlarda ḫoş geçerler.
Ama müttakiler bahçelerde, pınar başlarındadırlar.
Korunanlar, cennetlerde, çeşme başlarındadırlar;
Muttakîler cennetlerde ve su başlarında
Kendini bozmamış olanlar[*] ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar,
Şüphesiz takva sahipleri cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
Takvâ sahipleri ise Cennet bahçelerinde, pınar başlarındadır.
Şu da bir gerçek ki, sakınıp korunanlar bahçelerde ve pınar başlarındadır;
Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;
Gerçekten takvâ sahibleri, cennetlerde pınar başlarındadır.
(Kendi özlerini) koruyanlar ise, Cennetlerde ve çeşme başlarındadırlar.
15,16. Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Şüphesiz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.