Zâriyât Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

اٰخِذ۪ينَ مَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِن۪ينَۜ

15,16. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Alırlar Rablerinin, kendilerine verdiklerini; şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi.

Besim Atalay (1965)

Tanrılarının verdiğini alırlar, bunlar önce iyilik eden kimselerdir

Cemal Külünkoğlu

Rablerinin, kendilerine verdiği her şeyden istedikleri gibi alırlar. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapan, hayır işleyen kimselerdi.

Cemil Said (1924)

15,16. Allâh’dan korkanlar cennet bağçelerinin ve su menba’larının ortasında bulunacaklar ve rablerinin ihsânlarından mütena’’im olacaklardır. Çünki bunlar erbâb-ı hasenâtdır.

Diyanet Vakfı

15, 16. Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.

Edip Yüksel

Rab'lerinin kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Alarak rablarının kendilerine verdiğini, çünkü onlar bundan evvel güzellik yapmayı âdet edinmişlerdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

15,16. Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.

Emrah Demiryent

15-16. Şüphesiz (dünya hayatında iken) Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği mükâfatı alarak, cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce (dünya hayatında) iyilik yapan kimselerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Doğrusu onlar, Rablerinin kendilerine verdiği mükâfatı almış olarak (sonsuz saadete erişmişlerdir). Çünkü onlar bundan önce (dünyada iken) muhsin kimselerdi. (Allah’ı görür gibi ibadet ve hareket ederlerdi ve cihad görevlerinde oldukça titizlik gösterirlerdi.)

Erhan Aktaş

Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.

Eski Anadolu Türkçesi

15-16. bayıķ śaķınıcılar uçmaķlardadur daħı çeşmelerde alıcılarken anı kim virdi anlara çalabı’ları. bayıķ anlar oldılar, şundan ilerü eylük eyleyiciler.

Hasan Basri Çantay

15,16. Şübhesiz ki (fenâlıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazî olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.

Hayrat Neşriyat

15,16. Şübhesiz ki takvâ sâhibleri, Rablerinin kendilerine verdiğini almış kimseler olarak, Cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünki onlar, bundan önce iyilik eden kimselerdi.

İhsan Aktaş

15 , 16. Şüphesiz (inkâr, zulüm, isyan ve kötü işlerden) sakınan (erkek ve kadın)lar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Gerçekten onlar, bundan önce (dünyada insanlara) iyilik yapanlardı.

İlyas Yorulmaz

Cennete girmeden önce dünyada iken yapmış oldukları güzel işlerin karşılığında, Rablerinin kendilerine verdiklerini (ikramları) alırlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

çalaplarının kendilerine verdiğini almış olarak. Çünkü onlar bundan önce iyilik edenlerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Rableri onlara ne verecekse hepsini alacaklar, çünkü onlar bundan evvel iyilik etmişlerdi.

İsmail Yakıt

Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak.⁸ Muhakkak ki onlar daha önce iyilik yapan kimselerdendiler [muhsinîn].

Kadri Çelik

Rablerinin kendilerine verdiğini alıcılar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda bulunanlardı.

Abdullah Parlıyan

Rablerinin kendilerine verdiği tüm nimet ve ikramları, elde ederek huzurlu bir yaşantı içindedirler. Zaten onlar dünyada da iyilik ve güzelliği huy edinenlerdi.

Kuran Yolu

15-16. Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise rablerinin kendilerine verdiklerini alarak cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. Çünkü onlar daha önce güzel davranışlar içindeydiler.

Mahmut Kısa

Hem de, Rablerinin kendilerine bahşettiği sonsuz cennet nîmetlerinibüyük bir sevinçle alıp onlardan istedikleri gibi faydalanarak.Evet; çünkü onlar, bundan önceki hayatlarında güzel davranan kimselerdi.

Mahmut Özdemir

Rabb’lerinin onlara verdiği şeyleri almaktadırlar. Onlar, bundan önce Muhsinlerdi / iyilik-güzellik edenlerdi.

Mehmet Çakır

15,16. Sağlamcılar ise, bahçelerde su başlarında Rablerinin ikramlarını kabul edecekler. Çünkü vaktiyle ikram eden onlardı.

Mehmet Çoban

Cennette bol rızıklar içindedirler. Hiç çekinmeden yer içerler. İşte bu! Dünya hayatında güzel işler yapan iyi insanların mükâfatıdır. Dünyada iyilikle yaptıkları güzel işlerin karşılığını bolca almaktadırlar.

Mehmet Okuyan

15,16. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.

Mehmet Türk

15,16. Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini, hak edip alanlar olarak, kesinlikle cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar bundan önce (Allah’ı) görüyormuş gibi ibâdet eden kimselerdi.

Muhammed Esed

Rablerinin bağışlayacağı her şeyden istedikleri gibi yararlanarak; [çünkü] onlar geçmişte ¹⁰ iyi şeyler yapan (insan)lardı:

Mustafa Çavdar

Onlar RabBlerinin kendilerine ihsan edeceği nimetlerin mutluluğunu yaşayacaklar, çünkü onlar iyi ve güzel işler yapan kimselerdi. 2/177

Ahmet Tekin

Rablerinin, kendilerine verdiği nimetleri, imkânları alarak Cennetlerde otururlar. Çünkü onlar bundan önce de, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareciler ve müslümanlardı.

Mustafa İslamoğlu

Rablerinin kendileri için takdir ettiğini (derin bir şükranla) alarak;[⁴⁷¹⁰] çünkü onlar, zaten daha önce de iyilerdendi:

Ömer Nasuhi Bilmen

Rablerinin kendilerine verdiğini ahz edicilerdir. Muhakkak ki, onlar bundan evvel iyilik eden zâtlar olmuşlardır.

Orhan Kuntman

15,16. Takva sahipleri ise kuşkusuz, Rablerinin kendilerine bahşettiği sevabı elde etmiş olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar -dünyadayken- sâlih ameller işlerler,

Osman Fırat

Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı.

Şaban Piriş

Rab'lerinin kendilerine verdiklerini almışlardır, çünkü onlar bundan önce iyi kimseler idiler.

Satıraltı Meal (1534)

Alurlar özlerine virilen nesneyi, Tañrıları anlar[a virdi]. Andan bu‐run muḥsinler‐idi.

Suat Yıldırım

Rab'lerinin kendilerine verdiği mükâfatları almaktadırlar. Çünkü onlar, daha önce dünyada iyi davranan kimselerdi.

Süleyman Ateş

Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı:

Süleyman Tevfik (1927)

Rablerinin ihsân buyurdığı şeyleri alarak râhat iderler. Onlar dünyâda iken a'mâl-i sâliha işlerlerdi

Süleymaniye Vakfı

Rablerinin (Sahiplerinin) ikramını alırlar. Onlar daha önce iyi davranan kimselerdi.

Ahmet Varol

Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Çünkü onlar bundan önce iyilik edenlerdi.

Ümit Şimşek

Rablerinin onlara verdiklerini almaktadırlar. Çünkü onlar daha önce iyiliği ilke edinmiş kimselerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinin kendilerine verdiğini almış kişiler olarak. Doğrusu, onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler.

Ali Bulaç

Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzellikte) bulunanlardı.

Ali Fikri Yavuz

Rablerinin kendilerine verdiğinden razı oldukları halde... Doğrusu onlar, bundan önce güzel amel işliyenlerdi.

Bahaeddin Sağlam

Rableri olan Allah’ın onlara verdiği mükâfatı almış olarak duruyorlardır. Çünkü onlar, daha önce güzellik ve iyilik yapanlar idi.

Bayraktar Bayraklı

15,16. Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Şüphesiz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.