Zâriyât Suresi 19. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

19. Ayet

وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ

Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve mallarında, dileyene ve mahrum olana bir hak vardı.

Besim Atalay (1965)

Onların mallarında, dilenen kimselerle, yoksun olanların payları vardır

Cemal Külünkoğlu

Ve sahip oldukları her şeyden, (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara bir pay (ayırırlardı).

Cemil Said (1924)

Mallarından bir kısmı fukarâ ve ’aceze içün idi.

Diyanet Vakfı

Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı.

Edip Yüksel

Paralarında, isteyenler ve yoksullar için bir pay vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve mallarında sâil ve mahrum için bir hak vardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.

Emrah Demiryent

Sahip oldukları mallarından, (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara (muhakkak) bir pay ayırırlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı (ve onu gönül rızasıyla ayırıp verirlerdi. Asla cimrilik ve bencillik etmezlerdi.)

Erhan Aktaş

Mallarından –istesin, istemesin- ihtiyaç sahipleri için bir pay ayırırlardı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı malları içindedür anlaruñ ḥaķ, dileyici içün daħı maḥrum içün.

Hasan Basri Çantay

Onların mallarında sâilin ve (kemâl-i iffetinden dolayı dilencilik etmeyen) yoksulun da bir hakkı vardı.

Hayrat Neşriyat

Onların mallarında, dilenen ve (iffetinden dolayı dilenmeyen) yoksul için bir hak vardır (verirler)!

İhsan Aktaş

Ve mallarında (Allah’ın farz kıldığı sosyal yardım düzeninin icabı, yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı yardım istemeyip) mahrum (yoksun) olanlar için (ayrılmış) bir hak (bir pay) vardı (ve onu gönül rızasıyla ayırıp verirlerdi). *

İlyas Yorulmaz

Sahip oldukları mallarında, isteyenlerin ve fakir bırakılanların hakları olduğunu bilirler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar mallarından dilenenler, dilenemiyen yoksullar için pay ayırırlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların mallarında, dilenen, malı kalmayan [⁴] için bir hak ve nasip vardır.

İsmail Yakıt

Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için (ayrılmış) bir hak vardı.

Kadri Çelik

Onların mallarında hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için bir hak vardı.

Abdullah Parlıyan

ve sahip oldukları herşeyden, yardım isteyenlere ve sıkıntı içinde bulunanlara bir pay ayırırlardı.

Kuran Yolu

Yardım isteyenlere ve yoksullara mallarından belli bir pay ayırırlardı.

Mahmut Kısa

Ve Allah’ın kendilerine imtihan için emanet verdiği mallarında, yardımisteyen fakirlerin ve yardıma muhtaç oldukları hâlde dilenmekten çekinen yoksulların da hakkı olduğunu bilir, onların payını mutlakaayırırlardı.

Mahmut Özdemir

Mallarında, Mahrumlar (Yoksunlar) ve İsteyenler için bir hak vardır.

Mehmet Çakır

17,18,19. Geceleri az uyurlar,// seherlerde tevbe istiğfar ederlerdi. // Mallarında fakir ve yoksulun hakkı olduğunu bilirlerdi...

Mehmet Çoban

Allah’a inananlar bilirler ki; sahip oldukları mallardan yoksulların, fakirlerin, yolda kalmışların hakları vardır. Yoksulların kimi açıkça ister, kimi de arından isteyemez. İnananlar isteyemeyenleri yüzlerinden tanır. Onlara gizliden gizliye yardım ederler.

Mehmet Okuyan

Mallarında açıktan isteyen ve açıktan isteyemeyen kişiler için hak vardır. [*]

Mehmet Türk

Onların mallarında da isteyen ve isteyemeyen yoksullar için bir hak vardır.¹

Muhammed Esed

ve sahip oldukları her şeyden, [yardım] isteyenlere ve sıkıntı içinde bulunanlara ¹² bir pay [ayırırlardı].

Mustafa Çavdar

Ve onlar mallarından, isteyen istemeyen tüm ihtiyaç sahipleri için pay ayırırlardı. 2/267-271

Ahmet Tekin

Allah'ın farz kıldığı sosyal yardım düzeninin icabı, yardım isteyenler, medet umanlar ve iffetinden sesini çıkarmayan yoksullar için, onların mallarında, servetlerinde vermekle mükellef oldukları paylar, haklar vardır.

Mustafa İslamoğlu

mallarında, isteyebilen ve isteyemeyen muhtaçların da bir payı vardı.[⁴⁷¹³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve mallarında da dilenen ve yoksul bulunan için bir hak var idi.

Orhan Kuntman

Onların mallarında, yoksullar ve muhtaçlar için ayrılmış, bir pay vardı. (Bunları onlara gönülden seve seve verirlerdi)

Osman Fırat

Onların mallarında dilenci ve yoksul için bir hak vardı.

Şaban Piriş

Onların mallarında isteyen ihtiyaç sahipleri için de bir hak vardı.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı māllarında ḥaḳ var‐ıdı, dilencilere ve dilencilik idebilmeye[nlere].

Suat Yıldırım

Mallarında isteyenlerin ve yoksulların hakkını ayırırlardı.

Süleyman Ateş

Mallarında dilenci ve yoksul için hak vardı.

Süleyman Tevfik (1927)

Mallarında sâillere ve fakîrlere hak vardı. (Sadaka virirlerdi.)

Süleymaniye Vakfı

Mallarından, isteyenlere ve yoksullara pay ayırırlar.

Ahmet Varol

Mallarında dilenci ve yoksul için bir hak vardı.

Ümit Şimşek

Mallarında, isteyen ve istemeyen yoksullar için bir pay vardı.

Yaşar Nuri Öztürk

İhtiyaç sahibi için, yoksul için bir hak vardı mallarında onların.

Ali Bulaç

Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardı.

Ali Fikri Yavuz

Onların mallarında dilencinin ve (ihtiyacını açıklayamayan) mahrumun bir hakkı vardır.

Bahaeddin Sağlam

Mallarında, dilenci ve yoksul için bir hak vardı.

Bayraktar Bayraklı

Mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı.