30. Ayet
قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ
Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ
Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.”
Onlar, bu, böyle dediler, Rabbin böyle dedi; şüphe yok ki o, bir hüküm ve hikmet sahibidir ki her şeyi bilir.
Dediler ki: «Tanrın böyle buyurdu, O bilgedir, O bilgin !»
Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu (takdir etti). Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.”
Misafirler "Senin rabbin öyle isteyor o hakîm ve ’âlimdir." didiler.
Onlar: «Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir» dediler.
Dediler ki, "Rabbin böyle söylemiştir. O Bilgedir, Bilendir."
Dediler: öyle Rabbın buyurdu, şübhesiz alîm o, hakîm o
Misafir melekler: "Evet bu böyledir. Rabbin böyle buyurdu. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir. Herşeyi hakkıyla bilir." dediler.
Onlar (melekler) dediler ki: “Rabbin böyle (takdir) buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilendir.”
Dediler ki: "Evet öyledir. (Çünkü bunu) Senin Rabbin (buyurup) söylemiştir. Şüphesiz O, Hüküm ve Hikmet sahibidir, (her şeyi hakkıyla) Bilendir."
“Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur.” dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
eyittiler “ancılayın eyitti çalabuñ bayıķ ol oldur dürüst işlü dürüst sözlü.
Onlar «öyledir. Fakat (bunu) Rabbin buyurdu. Çünkü O, asıl hukûm ve hikmet saahibi olan, (herşey'i) hakkıyle bilen odur» dediler.
(Onlar:) “Bu böyledir; (bunu) Rabbin buyurdu. Şübhe yok ki, Hakîm (her işi hikmetli olan), Alîm (herşeyi hakkıyla bilen) ancak O'dur” dediler.
Onlar dediler ki: “Bu böyledir, Rabbin buyurmuştur. Şüphesiz O, doğru hüküm verendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.”
Misafirler “Rabbin böyle söyledi. Elbette ki her şeyin hükmünü veren ve her şeyi bilen O dur” dediler.
Dediler: "Senin çalabın böyle buyurdu. Çünkü O, doğruyu bildiricidir, bilicidir."
Onlar «— Rabbin böyle buyurdu. Çünkü O, her fiilinde hakim, her bir şeye hakkıyle âlimdir» dediler.
Onlar dediler ki: “Rabbin evet öyle [kezâlik] buyurdu. Muhakkak ki O, Hakîm’dir, Alîm’dir.”
Dediler ki: “Öyle. (Bunu) Senin Rabbin buyurdu. Çünkü O, hikmet sahibi olandır, bilendir.”
Onlar da: “Bu böyledir, Rabbin böyle buyurdu ve şüphesiz Rabbin, herşeyi yerli yerince yapandır ve herşeyi bilendir” dediler.
“Rabbin böyle buyurdu” dediler; “Kuşkusuz hikmeti sonsuz, ilmi sınırsız olan yalnız O’dur.”
Melekler, “Elbette!” dediler, “Çünkü Rabb’in böyle buyurdu. Unutma ki Rabb’in, sonsuz hikmet ve ilim sahibidir.”
-“Orası öyle! Senin rabbin buyurdu. Gerçekten O, Alîm Hakîm’dir” dediler.
Misafirler: " Allah böyle istedi, her şeye bilgi ile hakim olan o " diye onu teskin etmişlerdi.
Onun için misafirler İbrahim’in karısına: "Rabbimiz böyle buyurdu. Şüphesiz Allah hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyi hakkıyla bilendir." dediler.
Onlar (melekler ise:) “Öyle, (ama) bunu Rabbin söylemiştir. Şüphesiz ki yalnızca O, doğru hüküm verendir, bilendir.” demişlerdi. [*]
Onlar da: “Orası öyle ama senin Rabbin, böyle buyurdu. Çünkü O bilenin, hüküm (ve hikmet) sahibi olanın tâ kendisidir.” dediler.
Onlar: “Rabbin böyle buyurdu; ve şüphesiz yalnız O’dur hikmet sahibi olan, her şeyi bilen!” dediler.
Misafirler: -Evet, aynen öyle. Çünkü Rabbin böyle takdir buyurdu, şüphesiz O, her şeyi yerli yerince yapan ve her şeyi bilendir, dediler. 11/69...82, 15/51...77
Misafirler: “- Sana bilge bir oğul müjdesi Rabbinin buyruğudur. O, hikmet sahibi ve hükümrandır, her şeyi bilir.” dediler.
“Öyle!..” dediler, “Rabbin buyurdu: şüphesiz O var ya, hikmet sahibi, her şeyi bilen O işte!”
Dediler ki: «Öylecedir.» Rabbin buyurdu. Şüphe yok ki hakîm, alîm olan O'dur.
(Bunun üzerine elçi melekler) “Evet öyle -verdiğimiz müjde gerçekleşecektir çünkü- Rabbin böyle buyurdu, şüphe yok ki, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyle bilendir O!" dediler.
Dediler ki: Bu böy!edir.. ’’Rabbin böyle dedi. O, hüküm sahibi ve bilendir. "
-Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O, hakimdir, alimdir.
Eyitdiler: Anuñ gibi, didi. Seni yaradan Tañrı, didiler, ol ḥikmetler issidür, hernesneyi bilicidür.
Onlar, hanımına: “Evet, Rabbin böyle buyurdu, dediler. O, tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilir. ”
Dediler ki: "Rabbin böyle dedi. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."
Misâfirler: "Rabbin böyle buyurdı. Tahkîk O sun'unda hakîm ve her şeyi 'alîmdir" didiler.
“Aynen öyle; bunu Rabbin (Sahibin) söyledi” dediler. “O, doğru kararlar veren ve her şeyi bilendir”
"Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hikmet sahibidir, bilendir" dediler.
“Rabbin böyle buyurdu,” dediler. “Şüphe yok ki Onun her işi hikmet iledir; O herşeyi bilir.”
Dediler ki: "Rabbin öyle buyurmuştur. Hüküm ve hikmet sahibi O'dur, en iyisini bilen de O'dur.
Dediler ki: 'Öyle. (Bunu) Senin Rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.'
Onlar dediler ki: “- İş, sana dediğimiz gibidir. Bunu Rabbin buyurdu. Şübhesiz ki O, Hakîm'dir, Alîm'dir.”
Onlar: “Böyle olacaktır. Rabbin böyle buyurmuştur. Şüphesiz O, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi bilendir.
Dediler ki: “Evet bu böyledir. Rabbin bunu buyurdu. Çünkü O'nun her işinde hikmet vardır ve her şeyi en iyi bilir.”