36. Ayet
فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
«Biz orada İslâmlardan, yalnız bir tek ev bulduk!
Zaten orada Müslümanlardan, bir ev halkından (Lût ve iki kızından) başka kimse de bulamamıştık.
zîrâ orada yalnız bir müslüman ’âilesi bulacağız.
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Zaten orada bir evin dışında hiç bir müslüman bulmadık.
Fakat bir haneden başka orada Müsliman da bulmadık
Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da yoktu.
(Ama) Ne var ki orada, Müslümanlardan (taraf) olan (ve eşcinselliğe karşı çıkan sadece) bir (tek) evden başkasını bulabilmiş (değildik. Neme lazım deyip bu ahlâksızlığa seyirci kalanları da helak ettik!)
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslümanlardan kimse bulamadık.
pes bulmaduķ anuñ içinde bir evden artuķ müsülmānlarden.
Fakat orada müslümanlardan bir ev (halkın) dan başkasını da bulmadık.
Zâten orada Müslümanlardan, bir ev (halkı) dışında (kimse) bulmadık.
Zaten orada (o inananları çıkardığımız yerde) Müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmamıştık.
“Biz o toplum içerisinde yalnızca bir evden başka, Allah’a teslim olmuş kimseleri bulamadık” dediler.
Ancak orada Allah’a bağınmış olarak bir tek ev bulduk, o kadar.
Orada bir evden başka [¹] Müslüman bulmadık.
Zaten orada bir ev halkı dışında Müslüman bulamadık.
Ama biz orada Müslümanlardan olan bir evden başkasını da bulmadık.
Gerçekten de bir ev halkından başka, müslüman da bulamamıştık orada.
Zaten orada -bir hâne dışında- Allah’a teslim olmuş kimseler de bulamadık.
Ancak orada, bir ev halkı dışında Müslüman da göremedik.
“Orada bir evin dışında hiç Müslüman bulmadık”.
Zaten şehirde bir tek Müslüman evi bulabildik.
Zaten orada Müslimlerden bir ev halkından başka kimse yoktu. Ev halkından başka şehrin tamamı işledikleri suçlardan dolayı cezayı hak etmişlerdi.
Zaten orada müslümanlardan (olan) bir ev (halkın)dan başka (kurtarılacak) kimse bulmamıştık.
Fakat orada bir ev halkından¹ başka Müslüman olan da bulamadık.²
çünkü bir [tek] hane ²⁴ dışında orada Bize teslim olan hiç kimse görmedik.
Zaten bir hane halkı dışında orada Müslüman bulamadık. 12/103, 13/1
“Zaten orada, bir ev halkının dışında İslâm'ı yaşayan müslüman kimse bulamadık.”
zaten orada bir hane dışında hiçbir müslüman bulamadık.[⁴⁷²⁵]
Fakat orada müslümanlardan bir haneden başka bulmadık.
Fakat biz orda, bir hane halkından (Lut a.s. ve ona tabi olanlardan) başka mümin bir kul da bulamadık.
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.
Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Daḫı bulmaduḳ anda bir evden özge Müselmānlardan.
Ama orada, bir hane dışında, Biz'e itaat eden aile bulamadık.
Zaten orada bir ev(halkın)dan başka müslüman da bulmadık.
"Orada müslümân olarak bir hâneden başka kimseyi bulmadık."
Bir ev dışında Allah’a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık.
Ancak orada Müslümanlardan sadece bir ev (halkı) bulduk.
Gerçi orada Müslüman bir haneden fazlasını da bulmadık.
Artık orada, bir ev dışında, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan hiç kimse bulamıyorduk.
Ne var ki, orada müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Fakat bir evden başka orada müslüman da bulmadık.
Ve orada tek bir Müslüman ev bulduk.
Fakat orada bir aile dışında Müslüman bulamadık.