37. Ayet
وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ
Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ
Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
Ve orada, elemli azaptan korkanlara bir delil bırakmıştık.
Ağrıtıcı azaptan korkan kimseler için, orda ibret bıraktık»
Ve böylece (o kenti taş yığını haline getirerek) şiddetli azaptan korkanlar için orada bir işaret, bir mesaj bıraktık.
’azâb-ı alîmden korkanlar içün ’ibret olarak biz orada ’alâmet bırakdık.
Acı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık.
Acı azaptan korkacaklar için orada bir ders bıraktık.
Ve öyle elîm azabdan korkacaklar için orada bir âyet bıraktık
Biz orada acı bir azabdan korkan kimseler için bir ibret nişanesi bıraktık.
Elem dolu azaptan korkanlar için, orada (Lût kavminin azaba uğradığı yerde) bir alâmet (kalıntı) bıraktık.
Ve orada, acı bir azaptan korkanlar için (ürkütücü) bir ayet ve ibret bırakıverdik.
Orada can yakan azaptan korkanlar için bir ayet¹ bıraktık.
daħı girü ķoduķ anuñ içinde nişān anlara kim ķorķarlar aġrıdıcı 'aźābdan.
(Bununla beraber) orada elem verici azâbdan, korkacaklar için, bir alâmet de bırakdık.
O (pek) elemli azabdan korkanlar için de orada (ibret alınacak) bir alâmet bıraktık!
Ve orada acıklı azaptan korkanlar için, bir belge (kalıntı ve ibretli) bir manzara bıraktık. *
Daha sonra gelecek olan Allah’dan korkanlar için, onlara verdiğimiz can yakıcı azabı, alınacak bir ibret olarak bıraktık.
Biz bu olayı orada acıklı azaptan korkanlar için bir belge yaptık.
Orada acıklı azaptan korkanlar hakkında bir ibret bıraktık,
Can yakıcı azaptan korkanlar için orada bir ibret [âyet] bıraktık.¹¹
Ve orada, acıklı bir azaptan korkanlar için bir alamet bıraktık.
Ve o memlekette acıklı azaptan korkanlar için, apaçık belgeler, kalıntılar ve ibretli manzaralar bıraktık.
Ve orada, acı veren azaptan korkanlar için bir işaret bırakmış olduk.
Geride kalan zâlimleri ise, korkunç bir azapla yerle bir ettik ve can yakıcı azaptan korkanlar için, oradakilerin başına gelen felâketi belgeleyen tarihi kalıntılar ve ibret verici işâretler bıraktık.
“Acıveren Azap’tan korkanlar için orada bir âyet bıraktık”.
Büyük felaketlerden korkup ders almaları için de şehirde bir işaret bıraktık... "
Acı azaptan korkanlar için orada yaşam kalıntılarından bir işaret bıraktık! Oralardan gelip geçenler suçlarından dolayı bir toplumu nasıl cezalandırdığımızı görüyorlar.
Elem verici azaptan korkanlar için orada bir delil [*] bırakmıştık.
Ve orada acıklı azaptan korkanlar için (dillere destan) bir işaret¹ bıraktık.
Ve böylece [bütün zalimleri bekleyen] şiddetli azaptan korkanlar için orada ²⁵ bir işaret, bir mesaj bıraktık.
Acıklı azaptan korkacaklar için orada bir işaret bıraktık. 20/128, 32/26
Can yakıp, inleten müthiş azaptan korkanlar için orada kalıntılar, ibretler, uyarı işareti bıraktık.
Ve elem verici azaptan korkacak olan kimseler için orada bir işaret, bir mesaj bıraktık.
Ve pek acıklı azabtan korkacaklar için orada bir alâmet bıraktık.
(Geride kalanların tümünü ise helak ettik ve) Gelecek nesillerden ilahi azaptan korkacak olanlara ibret olmak üzere yerlerinde bir alamet -bir harabe- bıraktık!
Ve elemli azâbdan korkanlar için orada bir ibret de bıraktık.
Orada, acı azaptan korkan kimseler için bir işaret bıraktık.
Daḫı anda bir ‘alāmet ḳoduḳ. Ol kişiler ki ḳorḳarlar yürekler acıdıcı‘aẕābdan.
Ve öyle acı bir azaptan korkanlar için, orada bir alâmet bıraktık.
Acı azabdan korkanlar için orada bir ibret bıraktık.
"Elemli 'azâbdan korkanlar içün orada (Lût kavminin yerlerinde) 'ibret olacak âyetler bırakacağız" didiler.
Üzüntü verici azaptan korkanlar için orada bir belge (ayet) de bıraktık.
Orada acıklı azaptan korkanlar için bir işaret bıraktık.
Sonra orada, o acı azaptan korkanlar için bir alâmet bıraktık.
Acıklı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık;
Ve orada, acı bir azabtan korkanlar için bir ayet bıraktık.
Ve öyle acıklı azabdan korkacaklar için orada bir ibret nişanesi bıraktık, (o memleketi harabe ve taş yığını haline getirdik).
Elem verici azaptan korkanlar için, orada önemli bir ayet bıraktık.
O helak olan toplumu o ülkede, elem verici azaptan korkanlar için bir ders olarak bıraktık.