39. Ayet
فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi.
Derken bütün kuvvetiyle dönmüştü de ya büyücü demişti, yahut da deli.
Firavun ulusuna dönerek söyledi ki: «Bu, ya deli, ya büyücü!»
O ise, bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirmiş ve (Musa hakkında) şöyle demişti: “Bu, bir sihirbaz yahut bir mecnundur.”
Lâkin (Fir’avn) ile eşrâfı "Bu bir mecnûn sihirbazdır" diyerek yüz çevirdiler.
Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir büyücüdür veya bir delidir» demişti.
Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve "Ya bir büyücüdür, ya da bir deli," dedi.
O bütün kuvvetiyle tersine gitti: sâhir veya mecnun, dedi
Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, onun hakkında: "Bu bir sihirbazdır, ya da bir delidir." demişti.
(Fakat Firavun ve yandaşları/ordusu, îmân etmekten) yüz çevirdi (ler) ve (Firavun), “O (Mûsâ), bir sihirbaz veya mecnundur” dedi.
Fakat o, ’bütün enaniyetiyle (siyasi yetkisine ve askeri gücüne güvenip)’ yüz çevirmişti ve: "(Bu Musa) Ya bir büyücü veya bir delidir" demişti.
Ancak Firavun yüz çevirdi. “O bir sihirbaz veya delidir.” dedi.
pes yüz döndürdi ķavmı-y-ıla daħı eyitti “cādūdur yā delüdür.”
O, ordusiyle birlikde (îmandan) yüz çevimiş, (onun hakkında) «Ya bir sihirbazdır, yahud bir mecnundur» demişdi.
Hâlbuki (Fir'avun) bütün kuvveti (ordusu) ile (îmandan) yüz çevirdi ve (Mûsâ için): “(O) bir sihirbazdır veya bir delidir!” dedi.
O iktidarına (taraftarlarına güvenerek) yüz çevirmiş ve "o (Musa), ya bir büyücü ya da bir delidir’’ demişti.
Sonra Firavun, gönderdiğimiz ikna edici ayetlerden yüz çevirerek Musa ya “Sihirbaz veya delirmiş” dedi
Firavun adamlarıyla birlikte ondan yüz çevirmiş, onun için "ya büyücü, ya da deli" demişti.
Firavun erkânıyle [²] imandan yüz çevirmiş, «— Bu büyücü veya delidir» demişti.
O/Firavun, kudretinden dolayı yüz çevirmiş ve “Bu bir sihirbaz veya delinin biri!” demişti.
Fakat o, bütün (kişisel ve askeri) gücüyle yüz çevirdi ve “(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir” dedi.
O bütün ileri gelenleri ve ordusuyla birlikte yüz çevirmişti, kibirlenip, böbürlenmişti de; “Bu Musa bir büyücü veya bir deli” demişti.
Firavun saltanatı sebebiyle ona karşı çıkmış ve “O, ya bir sihirbaz veya bir mec¬¬¬nundur” demişti.
Fakat Firavun, saltanatına güvenerek bütün siyâsî ve ekonomik gücüyle Mûsâ’ya karşı koydu ve onun hakkında, “Bu adam ya menfaat peşinde koşan usta bir büyücüdür, ya da cinlerin istilasına uğramış zavallı bir delidir!” dedi.
Erkânı (ekibi) ile yönetime geçti / yüz çevirdi. Dedi ki: -“Bir sihirbaz veya mecnûn!”.
Firavun tüm avanesiyle karşı geldi: " büyücü ya da deli olmalı " dediler.
Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: "Musa bir büyücüdür veya bir delidir." demişti.
(Firavun), ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, “O bir büyücüdür veya bir cinlenmiştir!” demişti.
Fakat o (firavun) bütün erkânıyla birlikte haktan yüz çevirdi ve: “(Bu adam) ya bir büyücüdür ya da bir delidir.” dedi.
o zaman [Firavun] kudretinden [dolayı böbürlenerek] karşı koymuştu ve “[Bu Musa] bir büyücü veya bir delidir!” demişti;
Firavun bütün erkânı ile birlikte yüz çevirmiş ve bu bir sihirbaz veya deli demişti. 7/104...110, 23/45...47
Firavun, kurmayları ve ordusuyla birlikte, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmişler, Mûsâ'nın peygamberliğine imandan yüz çevirmişler ve Mûsâ'ya: “Büyüleyerek aklı etki altına alan veya cinlere mahkûm olmuş delidir.” demişlerdi.
Fakat o iktidarına güvenerek (Mûsa’ya) karşı çıkmış, üstelik “O, ya bir büyücü ya da bir delidir” demişti.
(Fir'avun) Hemen bütün kuvvetiyle yüz çevirdi ve dedi ki: «Bir sihir edici veya bir delidir.»
Firavun, ordusuyla birlikte Musa'ya (onun hak davetine) karşı geldi. "O, ya bir sihirbaz, ya da bir divanedir" dedi.
(Fir’avn ona) Yanını çevirdi ve: "Bu, ya sihirbaz veya Cinlidir" dedi.
Firavun, askerlerine güvenerek yüz çevirmiş ve:-Bu ya bir sihirbaz veya bir delidir, demişti.
pes yüz ḳaytardı ḳavmi‐y‐le ve eyitdi: Mūsā cāẕūdur, yā delüdür, didi.
O var gücüyle ve bütün ordusuyla sırtını çevirdi ve “Mûsâ, ya bir büyücü, ya da bir delidir! ” dedi.
(Fir'avn ona) Yanını çevirdi ve: "Bu, ya büyücü veya cinlidir" dedi.
Fir'avn, kavminin kesret-i kuvvetine güğenerek îmândan yüz çevirdi ve "Bu sâhirdir veyâhud mecnûndur" didi.
Firavun ve çevresi ona yakınlık göstermedi: “Ya büyücü, ya da cinlerin etkisine girmiş biri” dediler.
Ama o ordusuyla birlikte yüz çevirdi ve: "(Bu Musa) büyücü veya delidir" dedi.
Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirdi ve “Bu ya büyücü, ya da delinin biri” dedi.
O tüm gücüyle/tüm seçkin adamlarıyla birlikte yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Bir büyücü yahut mecnun."
Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: '(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir' dedi.
O, bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirdi ve şöyle dedi: “- Bu, bir sihirbaz, yahud bir mecnundur.”
O, devlet erkânıyla beraber sırt çevirdi. Ve (Musa için) “Ya sihirbazdır veya delidir.” dedi.
Firavun ve yandaşları yüz çevirdi. Firavun, “Bu, bir büyücüdür veya delidir” dedi.