8. Ayet
اِنَّكُمْ لَف۪ي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ
7,8. Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّكُمْ لَف۪ي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ
7,8. Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
Şüphe yok ki siz, elbette çeşitli ve birbirini tutmaz sözler söylemektesiniz.
Evet, sizler birbirine uymayan söz üzerindesiz
Siz (ey insanlar,) gerçekten neye inanılacağı konusunda farklı görüşlerdesiniz.
7,8,9. Kevâkibi muhtevî semâ hakkı içün yemîn iderim aranızda ihtilâf idiyorsunuz, hakîkatden yüz çevirenden yüz çevrilecekdir.
7, 8, 9. İçinde yörüngeleri olan göğe andolsun ki siz çelişkili sözler söylüyorsunuz. Ondan (Kur'an'dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).
Siz ihtilaf içindesiniz.
Ki siz pek muhtelif bir kavl içinde bulunuyorsunuz
Siz elbette çelişkili sözler içindesiniz.
Şüphesiz ki siz (ey kâfirler! Peygamber hakkında kiminiz, “O bir sihirbazdır”, kiminiz, “O, bir şairdir”, bazılarınız da, “O, bir mecnundur” diyerek, haddi aşan) çeşitli sözler söylemektesiniz.
(Ey münafıklar ve Hakk’tan sapanlar!) Siz gerçekten birbirini tutmaz muhtelif söz(ler, çelişkili ifadeler ve gerçek dışı görüşler) içindesiniz.
Kuşkusuz siz, söylediklerinizde çelişki içindesiniz.
7-8. gök ḥaķķı-içün yollar issi bayıķ siz söz içindesiz dürlü dürlü olıcı.
hakıykat, siz kat'î ihtilâfa düşen bir söz içindesinizdir.
7,8. (Çeşitli) yollara sâhib olan göğe yemîn olsun ki, doğrusu siz (peygamber ve Kur'ân hakkında) gerçekten çeşitli sözler (iddiâlar) içindesiniz.
7 , 8, 9. Ve (gezegenler ile sayısız yıldızlara ait) mükemmel dairesel yörüngelere sahip olan semaya (uzaya) yemin ederim ki, siz, neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz. Ondan (o neye inanılacağı konusunda içinde bulunduğunuz derin ayrılıktan) dolayı, ancak (haktan) yüz çevirenler sapıtırlar. *
Siz insanlar birbirinizle ihtilaflı sözler içerisindesiniz.
Dosdoğru sizin sözleriniz biribirine uymuyor.
Peygamber ve Kur/an hakkında sözleriniz muhteliftir,
(Ey inkârcılar!) Muhakkak ki sizler (Peygamber hakkında) çeşitli görüş içindesiniz
Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz.
Siz ey inkârcılar! Kur'ân ve peygamber hakkında çeşitli ve birbirini tutmaz sözler söylemektesiniz.
7-8. Alanları ayrılmış yıldız kümeleri ile dolu göğe andolsun ki siz çelişkili sözler söylemektesiniz.
Siz ey insanlar; evren, insan ve Allah; Kur’an, kulluk, ahiret ve benzeri konularda karmakarışık ve çelişkili görüşler içindesiniz. Uzaydaki yıldız kümelerinin nasıl farklı şekilleri, yörüngeleri varsa, ilâhî rehberliği göz ardı eden insanların inanç ve yaşam şekilleri arasında da o kadar büyük çelişkiler, farklılıklar vardır. İnsanlar arasında bu kadar farklı iddiaların var oluşu, şu gerçeği ortaya koymaktadır: Allah’ın gönderdiği mesaj ile yolunu aydınlatmayan insanlık, hiçbir zaman hakîkati bulamayacak, asla kurtuluşa erişemeyecektir.
Siz, muhtelif / çelişik bir söz içindesiniz.
7,8. Kıvrım kıvrım göklere yemin ederim ki: // sizler, gerçekten çelişkiler içindesiniz.
Sizler gerçekler üzerine çelişkili şeyler söylüyorsunuz. Ne dediğinizi bilmiyorsunuz. Bilmeden araştırmadan öylesine konuşuyorsunuz. Kiminiz ilim, kiminiz bilim, kiminiz akıl deyip; bilmediğiniz şeyler hakkında atıp tutuyorsunuz. Atıp tuttuğunuz şeylerin gerçeğini öğrendiğiniz gün şaşkınlıktan ne yapacağınızı bilemeyeceksiniz.
Şüphesiz siz çelişkili söz(ler) içindesiniz.
Siz gerçekten çok çelişkili sözler söylüyorsunuz.¹
Siz [ey insanlar,] neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz: ⁴
Hepiniz birbirinden farklı/çelişkili sözler söylüyorsunuz. 3/105-106
Siz, tevhid konusunda, Muhammed'in peygamberliği ile, Kur'ân ile ilgili kesinlikle çelişkilerle dolu sözler söylüyorsunuz.
Elbet siz, (inanç hususunda) gerçekten de farklı görüşlerdesiniz;[⁴⁷⁰⁴]
Şüphe yok ki, siz muhtelif bir söz içinde bulunmaktasınız.
Siz (ey müşrikler) Birbirini tutmayan sözler söylersiniz!
Siz, çeşitli sözler içindesiniz.
Ki siz ihtilaflı görüşler içindesiniz.
siz muḫtelif söz içindesiz.
7, 8. Yollarla, yörüngelerle dolu gök hakkı için! Siz tam bir çelişki içindesiniz.
Siz, çeşitli söz(ler) içindesiniz.
Ey Ehl-i Mekke! Tahkîk siz dürlü dürlü sözlerdesiniz. (Sâhirdir, mecnûndur, yalancıdır, iftirâ ider, başkasından öğreniyor gibi.)
Sizin çelişkili bir söylem içinde olduğunuzu bilmeniz de önemlidir
Muhakkak siz çelişkili bir söz içindesiniz. [1]
Siz birbirini tutmayan iddialardasınız.
Ki siz gerçekten tartışmalarla dolu bir söz içindesiniz.
Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz.
Muhakkak siz, (peygamber hakkında kâhin demekle) ihtilâflı bir sözde bulunuyorsunuz.
Siz, çelişkili bir söz içindesiniz.
Şüphesiz siz çelişkili sözler söylüyorsunuz.