6. Ayet
وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ
1,2,3,4,5,6,7. Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, “Beyt-i Ma’mur”a[506], yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ
1,2,3,4,5,6,7. Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, “Beyt-i Ma’mur”a[506], yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.
Ve taşkın, coşkun, dalgalanıp duran denize.
Dolmuş olan denize ant
Kabaran denize yemin olsun ki,
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.
Ve kaynatılmış denize...
bahri mescûre ki
Kaynatılmış denize, (andolsun ki)
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
Ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran deryaya (okyanuslara andolsun),
Doldurulmuş denize ant olsun.
daħı deñiz ḥaķķı-y-içün ŧolmış.
Dolan denize,
6,7,8. Ve tutuşturulmuş denize (yemîn olsun) ki, şübhesiz Rabbinin azâbı elbette vâki'(olacak)tır; onun için hiçbir def' edici yoktur!
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
Su ile doldurulmuş denize yemin olsun ki,
kabaran denizin hakkı için,
Dolu deniz [⁸] hakkı için,
Kabaran denize.
Kabarıp tutuşan denize.
taşkın, coşkun ve dalgalanıp duran denize;
1-8. Tûr’a, açık sahifeler üzerine yazılı kitaba, beyt-i ma‘mûra, yükseltilmiş tavana, kaynayan denize andolsun ki, rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir; ona engel olabilecek yoktur!
Ve andolsun, Kıyâmet Günü alev alev yanıp kaynatılan denizlere ki,
And olsun Taşkın Deniz’e ki;
Fokur fokur denizlere yemin edip derim ki:
Kaynatılmış deniz şahit olsun ki;
Kaynatılmış denize ki [*]
Kaynatılmış denize¹ yemin olsun ki,
Kabaran denizi düşün! ⁴
Dalgalanıp kabaran denize andolsun ki. 81/6, 82/3
Yanan dolu denizlere, okyanuslara andolsun!
Kükreyen taşkın deniz şahit olsun![⁴⁷⁴⁴]
Ve dolmuş denize kasem olsun ki,
Alevlendirilmiş denize ki,
Ve kabaran deniz!
Taşkın denize andolsun ki...
daḫı ṭolu deñiz ḥaḳḳı‐çun,
Ağzına kadar dolu okyanusa yemin olsun ki:
Kaynatılmış denize (bunlara andolsun ki),
Ve taşkın deniz hakkıyçün
Ve coşmuş deniz önemli olduğu gibi.
Tutuşturulmuş denize, [1]
Ve yakılmış denize.(3)
Yemin olsun o alevlerle kaynatılıp köpürtülmüş denize,
Kabarıp, tutuşan denize,
Taşkın denize...
Kaynatılmış denize andolsun ki;
1,2,3,4,5,6. Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki… [585][586]