Necm Suresi 1. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

1. Ayet

وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ

1,2. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun yıldıza, inerken.

Besim Atalay (1965)

Dulunan yıldıza ant

Cemal Külünkoğlu

Battığı zaman yıldıza/Allah'tan aşama aşama gelen mesaja andolsun ki,

Cemil Said (1924)

1,2. Gurûb iden yıldız hakkıyçün sâhibiniz (Muhammed ’aleyhisselâm) aslâ doğrılıkdan ayrılmamışdır.

Diyanet Vakfı

1, 2, 3. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.

Edip Yüksel

Düşerken yıldızlara andolsun.

Elmalılı Hamdi Yazır

O necme kasem ederim indiği dem ki

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İnmekte olan yıldıza andolsun ki,

Emrah Demiryent

Battığı zaman yıldıza kasem olsun ki,

Abdullah-Ahmet Akgül

Çıkıp zuhur ettiği zaman Necm’e (kutlu Yıldız şahsiyete) yemin olsun ki;

Erhan Aktaş

Batan yıldıza ant olsun ki,

Eski Anadolu Türkçesi

1-2. yılduz ḥaķķı-y-içün ol vaķt kim aşaġa düşdi ya'nį battı azmadı işüñüz daħı yolsuz olmadı.

Hasan Basri Çantay

Batdığı dem yıldıza and olsun ki,

Hayrat Neşriyat

1,2. Battığı zaman necm'e (o yıldıza) and olsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve azmadı!

İhsan Aktaş

1,2,3,4. Çöktüğü (enerjisi tükenip süpernova hâlinde patladığı) zaman yıldıza yemin ederim ki, arkadaşınız (Muhammed) ne sapmıştır ne de (doğruluktan) ayrılmıştır. Ve o, (size Rabbinin mesajını, nutuk ettiği Kur’an’ı tebliğ edip aktarırken) hevadan (kendi arzusundan hiçbir şey) söylemiyor. O (size okuduğu Kur’an), kendisine indirilen vahiyden başka bir şey değildir. *

İlyas Yorulmaz

Kaybolduğu zaman yıldıza yemin olsun ki.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Batmakta olan yıldız hakkı için,

İsmail Hakkı İzmirli

Gurup vaktindeki [²] yıldız [³] hakkı için,

İsmail Yakıt

Aşağı doğru kayan¹ yıldıza andolsun ki,

Kadri Çelik

Battığı zaman yıldıza andolsun.

Abdullah Parlıyan

Allah tarafından parça parça indirilen mesajın, gözler önüne serdiğine bir bak! Veya andolsun kaybolduğunda yıldıza!

Kuran Yolu

1-2. Battığı sırada yıldıza andolsun ki bu arkadaşınız ne sapıtmış ne de eğri yola gitmiştir.

Mahmut Kısa

İnsanlığı ilâhî nurlarla aydınlatmak üzere yücelerden inmekte olan Yıldıza, Hz. Peygamber’e inen Kur’an’ın her bir bölümüne yemin olsun ki,

Mahmut Özdemir

Battığı zaman YILDIZ’a and olsun ki;

Mehmet Çakır

1,2. Kayan yıldıza yemin ederim ki / arkadaşınız, sapmadı azmadı.

Mehmet Çoban

Kayarak inen yıldız şahittir ki;

Mehmet Okuyan

(Parça parça) indiğinde [necm]’e (Kur’an’a) yemin olsun.

Mehmet Türk

İndiği zaman yıldıza¹ yemin olsun ki,

Muhammed Esed

DÜŞÜN yücelerden inen [Allah’ın mesajının] gözler önüne serdiğini! ¹

Mustafa Çavdar

Peyderpey nazil olan İlahi vahye andolsun ki. 17/105-106, 25/32

Ahmet Tekin

Doğmakta olan yıldıza, Kur'ân'a andolsun! Yükselmekte olan yıldıza Muhammed'e andolsun, doğan ve yükselen yıldızlara andolsun!

Mustafa İslamoğlu

VAHYİN necm necm inişi şahit olsun![⁴⁷⁷¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Yıldıza; tulûa başladığı zaman kasem olsun ki,

Orhan Kuntman

O yıldızın indiği anlara andolsun ki.

Osman Fırat

Ve O yıldız görünmez olduğu zaman,

Şaban Piriş

Yıldıza andolsun batarken.

Satıraltı Meal (1534)

Yılduz ḥaḳḳı‐çun.

Suat Yıldırım

Kayan yıldıza yemin olsun ki.

Süleyman Ateş

Aşağı kayan yıldıza andolsun ki:

Süleyman Tevfik (1927)

Nâzil olan Kur'ân (veyâhud) nüzûl iden şihâb hakkıyçün

Süleymaniye Vakfı

Alçalıp yükseldiğinde o yıldız (çoban yıldızı) önemlidir[*].

Ahmet Varol

Battığı zaman yıldıza andolsun ki,

Ümit Şimşek

And olsun yıldıza battığı zaman.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun inip çıktığı zaman yıldıza/fışkırıp çıktığı zaman çimene/süzülüp aktığı zaman Ülker Yıldızı'na/aşağı indiği zaman o parçalar halinde ağır ağır gelene,

Ali Bulaç

Battığı zaman yıldıza andolsun;

Ali Fikri Yavuz

Yıldıza (Süreyya'ya) battığı zaman kasem olsun ki,

Bahaeddin Sağlam

Yıldızın düştüğü zamana(*) andolsun ki;

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir. [589]