18. Ayet
لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
Andolsun ki Rabbinin pek büyük delillerinden bir kısmını gördü.
Kendi Tanrısının belgelerinden en büyüklerini görmüştür
Andolsun ki, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden birini (Cebrail'i) gördü.
Rabbinin mu’cizelerinin en mu’azzamını gördi.
Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Rabbinin büyük ayetlerini gördü.
Vallahi gördü rabbının âyâtından en büyüğünü gördü
Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
Kasem olsun ki, (resûlümüz Muhammed, Mi‘râc’da) Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını (Sidretu’l-Muntehâ’yı, Sidretu’l-Muntehâ’nın yanında aslî sûretiyle ikinci kez Cebrâîl’i, Beyt-i Ma‘mûr’u, cenneti ve cehennemi) gördü.
Andolsun O, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı (tecelli ve tezahürü) bizzat görmüş (hayret ve haşyete kapılmıştı).
Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin¹ en büyüğünü gördü.
bayıķ gördi [280b] çalabı’sı nişānlarından ulu.
Andolsun ki o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını görmüşdür.
And olsun ki, Rabbisinin delillerinden en büyüğünü gördü. (2)
Gerçekten (orada) Rabbinin en büyük delillerinden (birini, vahiy meleğini) görmüştü. *
Elbette ki o elçi, Rabbinin en büyük ayetlerinden birisini görmüştür.
Ant olsun ki o çalabının pek büyük belgelerini görmüştü.
* O, Rabbinin pek büyük nişanlarını görmüştü [¹⁴].
Andolsun o, Rabbinin büyük delillerini [âyât] gördü.
Şüphesiz o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bazısını gördü.
Ve O gerçekten de Rabbinin, en muhteşem apaçık alametlerini gördü.
Hiç kuşkusuz o, rabbinin âyetlerinden en büyüğünü görmüştü.
İşte o gün o, gerçekten de Rabb’inin en büyük mûcizelerinden bir kısmını gördü. Peki ya siz ey müşrikler! Allah’ın yanı sıra hükmüne boyun eğip tapındığınız o düzmece ilâhların Hesap Günü size şefaatçi olacaklarını söylerken hangi temele, hangi delile dayanıyorsunuz?
And olsun rabbinin Büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Çünkü Tanrının en büyük harikalarından birini görmüştü…[1]
Andolsun ki arkadaşınız o zaman da Rabbinin delillerinden büyüğünü gördü. Onun gördüğünü sizin bilmeniz mümkün değildir. Çünkü orada değildiniz. Şimdi görmediğiniz bilmediğiniz bir şeyi mi inkâr ediyorsunuz?
Şüphesiz ki (orada) Rabbinin en büyük delillerinden (birini, Cebrail’i) görmüştü.
Yemin olsun o, (o esnada) Rabbinin en büyük âyetlerini gördü. ¹
ve o, gerçekten de Rabbinin en muhteşem sembollerinden bir kısmını ¹² gördü.
Böylece Rabbinin en büyük ayetlerinden birini görmüş oldu. 17/85, 42/52
Andolsun ki, o, Rabbinin âyetlerinin, kudretinin delillerinin en büyüklerinden bazılarını gördü.
hakikaten de o, Rabbinin en büyük âyetlerinden birini görmüştü.[⁴⁷⁸²]
Andolsun ki, Rabbinin en büyük âyetlerinden (bir kısmını) gördü.
Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
Ve rabbinin büyük âyetlerinden bazılarını gördü.
Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü.
Taḥḳīḳ gördi [...] Tañrısı āyetlerinden. Olur ġanī ‘acāyib mülk ve melekūtda.
Vallahi gördü, hem de Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü! [20, 23]
Andolsun, Rabbinin büyük ayetlerinden bazılarını gördü.
Orada rabbinin âyetlerinden en büyüğini gördi.
(Miraç yolculuğunda) gerçekten Sahibinin en büyük ayetlerini gördü[*].
Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
And olsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Yemin olsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.
And olsun ki, (Peygamber) Rabbinin en büyük alâmetlerinden bir kısmını gördü.
Andolsun! O, Rabbinin büyük (acayip) ayet ve belgelerini gördü.
11,12,13,14,15,16,17,18. Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.