Necm Suresi 43. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

43. Ayet

وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ

Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki odur adamakıllı güldüren ve ağlatan.

Besim Atalay (1965)

O güldürür, ağlatır

Cemal Külünkoğlu

Ve elbet güldüren de O'dur, ağlatan da.

Cemil Said (1924)

Hem güldirir hen ağlatır.

Diyanet Vakfı

Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.

Edip Yüksel

O'dur seni güldüren ve ağlatan.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkat odur güldüren ağlatan

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.

Emrah Demiryent

(Cennet ehlini lütfuyla) güldüren de (sevindiren de) O’dur, (cehennem ehlini, müstahak oldukları için) ağlatan da (azaba uğratan da) O’dur.

Abdullah-Ahmet Akgül

Kesinlikle, güldüren ve ağlatan O’dur.

Erhan Aktaş

Güldüren de ağlatan da O'dur.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ ol güldürür daħı aġladur ya'nį ŧamu ehlini yā gögi yaġmur-ile.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat şu: Güldüren de, ağlatan da Odur.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki güldüren ve ağlatan ancak O'dur.

İhsan Aktaş

Kesinlikle, güldüren (gülmenin, sevinmenin yetisini yaratan) ve ağlatan (ağlamanın ve üzülmenin yetisini de yaratan) O’dur.

İlyas Yorulmaz

Elbette (vereceği kararla) güldürende O, ağlatan da O dur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte güldüren de Odur, ağlatan da O.

İsmail Hakkı İzmirli

Güldüren O/dur, ağlatan O/dur,

İsmail Yakıt

Muhakkak ki güldüren de ağlatan da O’dur.

Kadri Çelik

Doğrusu güldüren ve ağlatan O'dur.

Abdullah Parlıyan

Şüphe yok ki, sizi güldüren ve ağlatan yalnız O'dur.

Kuran Yolu

Güldüren de O’dur, ağlatan da.

Mahmut Kısa

Güldüren de O’dur, ağlatan da O!

Mahmut Özdemir

Şu bir gerçektir ki; güldüren de O’dur, ağlatan da!

Mehmet Çakır

42,43. son sefer Rabb’ine olacaktır, // güldüren de odur, ağlatan da odur, // canı alan da odur, veren de odur.

Mehmet Çoban

Şüphesiz mükafata ulaşanlar gülecek ve cezayı görenler ağlayacak! Böyle bir yasayla yaratan O’dur.

Mehmet Okuyan

Güldüren de yalnızca O’dur, ağlatan da.

Mehmet Türk

Doğrusu, güldüren de ağlatan da Odur,

Muhammed Esed

[sizi] güldüren ve ağlatan yalnız O’dur;

Mustafa Çavdar

Zira güldürecek olan da O’dur, ağlatacak olan da! 26/78...82

Ahmet Tekin

Doğrusu güldüren de, ağlatan da sadece O'dur.

Mustafa İslamoğlu

Ve elbet ağlatan da O’dur, güldüren de O.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak O'dur ki, güldürdü ve ağlattı.

Orhan Kuntman

Gerçek şu ki, güldüren de, ağlatan da O'dur.

Osman Fırat

Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.

Şaban Piriş

Güldüren de O'dur, ağlatan da!

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı oldur güldüren ve aġladan,

Suat Yıldırım

36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44. Yoksa o Mûsâ'nın ve o çok vefalı İbrâhim'in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O'dur güldüren ve ağlatan; O'dur öldüren ve yaşatan. [2, 124; 16, 123; 35, 18; 36, 12; 9, 105]

Süleyman Ateş

Güldüren de O'dur, ağlatan da O'dur.

Süleyman Tevfik (1927)

43,44. Kullarını güldiren ve ağladan, öldiren ve dirilden O'dur.

Süleymaniye Vakfı

Güldüren O’dur; ağlatan da O.

Ahmet Varol

Doğrusu güldüren de O'dur ağlatan da.

Ümit Şimşek

Güldüren de Odur, ağlatan da.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, güldüren de O'dur, ağlatan da...

Ali Bulaç

Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.

Ali Fikri Yavuz

Muhakak ki güldüren de O'dur, ağlatan da...

Bahaeddin Sağlam

Ve gerçekten güldüren ve ağlatan O’dur.

Bayraktar Bayraklı

Güldürecek ve ağlatacak olan da O'dur.