44. Ayet
وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Ve şüphe yok ki odur öldüren ve dirilten.
O diriltir, O öldürür!
Yine (yaşatıp) öldüren de (öldükten) sonra dirilten de O'dur.
Hem öldirir ve hem diriltir.
Öldüren de dirilten de O'dur.
O'dur öldüren ve dirilten.
Hakıkat odur öldüren, dirilten
Öldüren de dirilten de O'dur.
Ve şüphesiz ki (takdir ettiği ecel vaktiniz gelince sizi) öldüren ve (âhiret hayatı için sizi tekrar) dirilten de O’dur.
(Herkesi ve her şeyi) Hiç kuşkusuz, öldüren ve dirilten O’dur.
Öldüren de dirilten de O'dur.
daħı bayıķ ol öldür-di daħı diriltti.
Hakıykat şu: (Dünyâda) öldüren de, (âhiretde) dirilten de Odur.
Yine şübhesiz ki öldüren ve dirilten ancak O'dur.
Ve hiç kuşkusuz, ölümü gerçekleştiren (sebeplerini yaratan) ve hayatı veren (sebeplerini yaratan da) O’dur.
Öldürende O, hayat verende O dur.
İşte öldüren de Odur, dirilten de O.
Öldüren O/dur, dirilten O/dur.
Muhakkak ki öldüren de hayat veren de O’dur.
Doğrusu öldüren ve dirilten de O'dur.
Öldüren de O'dur, yaşatan da.
Öldüren de O’dur, yaşatan da.
Öldüren de O’dur, yaşatan da O!
Şu da bir gerçektir ki; öldüren de O’dur, dirilten de!
42,43. son sefer Rabb’ine olacaktır, // güldüren de odur, ağlatan da odur, // canı alan da odur, veren de odur.
Şüphesiz dünyada yaşayacak ve ölecek; bunu da yasasıyla yaratan O’dur.
Öldüren de yalnızca O’dur, dirilten de.
Öldüren de dirilten de Odur.
ölümü getiren ve hayatı bağışlayan yalnız O’dur;
Öldürecek olan da O’dur, diriltecek olan da! 23/80
Eceller gelince ölümü gerçekleştiren de, hayat veren, yaşatan da O'dur.
Dahası elbette öldüren de O’dur, hayat veren de O.
Ve şüphe yok O'dur, O'dur ki, öldürdü ve hayata erdirdi.
Öldürende, dirilten de O'dur.
Ve Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Öldüren O'dur, dirilten de!
daḫı oldur öldüren ve dirilden
36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44. Yoksa o Mûsâ'nın ve o çok vefalı İbrâhim'in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O'dur güldüren ve ağlatan; O'dur öldüren ve yaşatan. [2, 124; 16, 123; 35, 18; 36, 12; 9, 105]
Öldüren de O'dur, yaşatan da O'dur.
43,44. Kullarını güldiren ve ağladan, öldiren ve dirilden O'dur.
O’dur öldürecek ve diriltecek olan.
Ve öldüren de O'dur dirilten de.
Öldüren de Odur, dirilten de.
Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...
Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.
Öldüren de muhakkak O'dur, dirilten de...
Ve şüphesiz öldüren ve dirilten O’dur. (O, bütün zıtların yaratanı ve sahibidir.)
Öldürecek ve diriltecek olan da O'dur.