15. Ayet
وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Ve andolsun ki bir delil olarak bıraktık onu, fakat bir ibret alan mı var?
Bir belge olarak bıraktık onu, öğütlenen var mıdır?
(Nihayet sular çekilince gemi dağa oturdu ve böylece) o (Tufan olayı)nı, bir ibret belgesi olarak bıraktık. Böyle iken, ibret alacak yok mudur?
Ândan sonra o sefîneyi bir ders-i ’ibret olmak üzere terk iyledik. Kim idrâk itdi?
Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Bunu bir ders olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?
Celâlim hakkı için bıraktık ta onu bir âyet olarak, fakat düşünen mi var?
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Kasem olsun ki, biz onu (tufan olayının kalıntılarını) bir ibret olarak bıraktık. (O hâlde, bu kıssadaki tufanın kalıntılarını gören ya da bu âyetleri okuyanlar/dinleyenler arasında) ibret alan yok mudur?
Andolsun, Biz bunu (Nuh tufanını) bir ayet ve ibret olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
Ant olsun ki onu¹ bir ayet² olarak bıraktık. İbret alan yok mudur?
daħı bayıķ ķoduķ anı gemiyi yā ol işi nişān. pes var ma ögütlenici?
Andolsun ki biz bunu bir âyet olarak bırakmışızdır. O halde bir düşünüb ibret alan var mı?
Celâlim hakkı için, bunu (bu gemiyi ve tûfan alâmetlerini) bir ibret olarak bıraktık; o hâlde bir ibret alan var mı?
Muhakkak ki, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. O hâlde öğüt alıp düşünen var mı? *
Yalanlayan Nuh toplumunu da, gelecek kuşaklara ibret olarak geride bıraktık. Düşünen yok mudur?
Ant olsun ki Biz bu olyı bir belge olarak bırakmışızdır. Öğütlenenler nerede?
* Biz bu hâli bir ibret olmak üzere bıraktık. Hani ibret alan? [⁷]
Andolsun Biz bu olayı bir ibret [âyet] olarak bıraktık.⁴ Var mı bir ibret/öğüt alan?
Şüphesiz biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
Andolsun o geminin yapılışını veya tufan hadisesini veya geminin kalıntılarını açık bir belge, tarihi bir ibret ve ayet olarak bıraktık. Öyleyse yok mudur ondan ders almak isteyen?
Andolsun, bunu bir ibret levhası olarak bıraktık; ibret alacak yok mu?
İşte, bu gemiye binen müminlerin kurtuluşunu ve kâfirlerin helâk edilişini, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlar için ibret verici bir işâret kıldık. Öyleyse, yok mu bundan öğüt almak isteyen?
And olsun onu (Gemi’yi) bir âyet olarak bıraktık! Var mı hiç düşünüp öğüt alan?
Biz bu tufan olayını dillere destan ettik. Acaba var mı ders alan?
Nuh kavminin başına gelenleri ibret olarak bıraktık! Düşünüp öğüt alan yok mu?
Yemin olsun ki onu (gemiyi) bir ibret olarak bırakmıştık; hani gerçeği hatırlayan var mı?
Yemin olsun Biz bunu,¹ bir ibret olarak bıraktık. Fakat düşünen mi var? ²
Ve böyle [yüzen gemi]leri [insana rahmetimizin] ebedî bir işareti kıldık: ⁸ öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen? ⁹
Andolsun ki biz o gemiyi tufanın bir nişanesi olarak bıraktık. Hani var mı düşünüp ibret alan? 11/120, 12/111
Bu gemileri bir ibret, bir kalıntı olarak bıraktık. Düşünen ibret alan var mı hiç?
Doğrusu Biz, bu (kıssayı) bir (ibret) delili olarak bıraktık:[⁴⁸¹⁵] öyleyse yok mudur ders alan?
Ve şanım hakkı için onu (o gemiyi) bir ibret olmak üzere bıraktık, fakat hani yâd edip ibret alan?
Andolsun ki biz onu (o gemiyi bir dağın tepesine) bir ibret olarak bıraktık. (Bu kıssadan) İbret alan yok mudur?
Bunu (gemiyi) bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Onu bir ayet (işaret) olarak bırakmıştık. İbret alan var mı?
Daḫı anı bir āyet eyledük, hīç naṣīḥat ḳabūl idici var mıdur?
Biz bir ibret olsun diye, o gemiyi geriye bıraktık. Haydi, var mı ibret alan? [36, 41-42]
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Biz o sefîneyi âyet ve 'ibret olarak (Cudi dağında) uzun zamân terk itdik. (Bunları görerek) 'ibret alan var mıdır?
Gemiyi, bir belge olarak bıraktık. Hiç öğüt alan var mı?
Andolsun ki, bunu bir ibret olarak bıraktık. Fakat öğüt alan var mı?
Biz onu(3) geride bir ibret olarak bıraktık. Fakat hani ibret alacak olan?
Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak?
Andolsun, Biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
Celâlim hakkı için, biz bu vak'ayı (veya gemiyi), bir alâmet (ve ibret dersi) olarak bıraktık; fakat düşünen mi var?
Andolsun! Biz, o gemiyi bir belge olarak bıraktık. Artık ibret alan yok mudur?
Andolsun ki, gemiyi bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?