18. Ayet
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ
Âd kavmi de (Hûd’u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ
Âd kavmi de (Hûd’u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Âd da yalanlamıştı, derken nasıldı azabım benim ve korkutuşlarım?
Âd ulusu yalanlamıştı, nice oldu azabım, nicedir kocundurmalarım?
Âd (kavmi de kendilerine gelen Hûd'u) yalanlamıştı, fakat azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
’Âd kavmi hakîkati inkâr itdi, teemmül iyle bizim ’azâbımız ve tehdîdlerimiz nasıl oldı?
Âd kavmi (Peygamberleri Hûd'u) yalanladı da azabım ve tehdidim nasılmış (gördüler).
Ad da yalanladı. Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!
Tekzib etti de Âd nasıl oldu azâbım ve inzarlarım?
Âd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Âd kavmi de (peygamberleri Hûd’u) yalanladı. (Onları da müstahak oldukları için, azabımızla helâk ettik.) Azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Ad (kavmi) de yalanladı (ve şiddetli bir belaya uğratıldı). Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Âd da yalanladı. Ama azâbım ve uyarılarım nasıl oldu?
yalan duttı 'ād ķavmı. “pes nite oldı azābum daħı ķorķıtmaķlarum!
Aad (kavmi, peygamberleri Hûd'ü) tekzîb etdi. İşte benim azabım (ve bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş (düşünün).
Âd (kavmi) de (peygamberleri Hûd'u) yalanladı; artık (bak onlara) benim azâbım ve korkutmalarım nasılmış?
Ad (kavmi de hakikati) yalanlamıştı. İşte benim azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasıl oldu? (Bir düşünün).
Ad kavmi de yalanlamıştı. (Bakın bakalım) Azabım ve uyarılarım nasıl olmuş?
Ad ulusu bütün uyarıcıları yalan saydı. Benim azabım, Benim uyarmalarım nasıl olurmuş görsünler.
Âd kavmi de peygamberlerini yalancı saydılar, bunun üzerine onları azaba çarpmaklığım, korkutmaklığım nasıl oldu?
Ad (kavmi) de yalanlamıştı. Azabım ve uyarım nasıl oluyormuş?⁵
Ad (kavmi) de yalanladı. O halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış, ha?
Âd kavmi de gerçekleri yalanlamıştı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış bir görün bakalım.
Âd kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etti. Azabım ve uyarılarım nasılmış bir bakın!
Bakın, güç ve zenginliğiyle dillere destan olan Âd kavmi de ayetlerimi yalanlamıştı fakat Benim uyarılarım ve uyarıları hiçe sayan zâlimleri cezalandırmam nasıl olurmuş, gördüler:
Âd yalanladı; sonunda nasıl oldu benim azabım ve uyarılarım?
Âd kavmi de inkar etmişti. Ama benim acılarım ve uyarılarım nasılmış gördüler.
Âd kavmi de elçimizi yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış gördüler.
Âd (halkı) da (Hud’u) yalanlamıştı. Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
Âd (toplumu) da yalanlamıştı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? (Bir görün bakalım!)
‘ÂD [kavmi de] hakikati yalanlamıştı: ve uyarılarım gözardı edildiğinde verdiğim azap ne şiddetliydi!
Âd kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlamışlardı. Ama bakın nasılmış benim azabım ve uyarılarım? 7/65...71
Âd kavmi de, peygamberlerini yalanladı. Sonunda benim azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasılmış gördüler.
‘ÂD (kavmi) de yalanlamıştı: fakat uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş, (gördüler).
Âd tekzîp etti, artık azabım ve tehdidlerim nâsıl oldu?
Ad kavmi de (peygamberlerini) yalancı saydı (fakat onlar) Azabım ve tehditlerim nasılmış? (gördüler.. Nitekim)
Âd (kavmi) de yalanladı, ama azâbım ve uyarılarım nasıl oldu?
Âd da yalanlanmıştı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
Yalanladı ‘Ād ḳavmi, pes gör nice oldı benüm ‘aẕābum ve ḳorḳutmaġum.
Âd kavmi de Peygamberlerini yalancı saydı. Nasılmış Benim cezalandırmam ve tehdidim! Görsünler bakalım!
Ad da yalanladı, ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
'Âd kavmi rasûllerini tekzîb itdiler. Gör ki onlara 'azâbım ve inzârım nasıl oldı?
Ad toplumu da yalana sarılmıştı. Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış!
Ad (kavmi) de yalanladı. İşte (bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
Âd kavmi de yalanlamıştı. Nasıl oluyormuş uyarılarım ve azabım?
Âd da yalanlamıştı. Ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!
Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Âd kavmi de tekzib etti. İşte (bak, Ey Rasûlüm), nasıl oldu azabım ve tehdidlerim!...
Ad kavmi de yalanladı. Artık azabımın ve uyarılarımın nasıl olduğunu görün!...
‘Âd toplumu da yalanlamıştı. Benim cezalandırmam ve uyarmam nasıl oldu?