19. Ayet
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.
Hem sürekli, hem uğursuz bir günde, onlara sarsıcı bir yel gönderdik
Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.
19,20- Ânlara bâd-ı sarsar (furtına) gönderdik, meş’um bir rüzgâr nasıl esiyor, insânları, hurma ağacını kökünden koparır gibi kaldırub atıyor idi.
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.
çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgâr ki sarsar
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Biz onların üzerlerine, uğursuzluğu devam eden (azaba uğramaları sebebi ile kendileri için uğursuz olan), bir günde, (kulakları sağır edecek derecede) uğultulu, (dondurucu, şiddetli) bir kasırga gönderdik.
Biz, o uğursuzluğu (ve korkunçluğu) sürekli olan bir günde, üzerlerine ’kulakları patlatan (felaket taşıyan) bir kasırga’ yolladık.
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgârı gönderdik.
bayıķ biz viribidük anlaruñ üzere yil ķatı esici nāhs gün içinde hemįşe yā ķavį
Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.
Şübhesiz biz, onların üzerlerine devamlı bir uğursuzluk gününde, dondurucu (ve uğultulu) bir kasırga gönderdik.
Şüphesiz ki biz, (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükleri yüzünden) onların üzerine, felaketi sürekli olan bir günde güçlü (dondurucu) bir fırtına (hortum) gönderdik. *
Onlar için uğursuz gün olacak bir zamanda, üzerlerine çok şiddetli uzun süreli bir rüzgâr göndermiştik.
Çünkü Biz uğursuzluğu sürüp giden bir günde onların üzerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
Haklarında uğursuzluğu hepsine şâmil olan [⁹] bir günde, üzerlerine pek uğultulu [¹⁰] bir rüzgâr gönderdik.
Muhakkak ki Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde şiddetli ve dondurucu [sarsarân] bir rüzgâr/ kasırga gönderdik.⁶
Biz, o uğursuz (felâket dolu ve azabı yedi gün yedi gece) ardı arkası kesilmeyen bir günde, üzerlerine kasıp kavurucu bir kasırga gönderdik.
Biz gerçekten onların üzerine, uğursuzluğu devam eden bir günde, ortalığı alt üst eden şiddetli bir rüzgar gönderdik.
Onların üzerine bitmek bilmeyen o kara günde şiddetli bir kasırga gönderdik.
Onların üzerine, felâketi sürekli olan bir günde dondurucu bir kasırga gönderdik.
Biz, onların üzerine etkili kara bir günde kasıp kavuran bir rüzgâr (sıcak / soğuk - kasırga) gönderdik.
Onlar üzerine, üst üste gelen sıkıntılılara ilave olarak ilikleri donduran kulakları sağır eden bir rüzgâr saldık,
Üzerlerine uğultulu bir günde yıkıma uğratan kasırga gönderdik!
19,20. Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik. [*]
Biz, o uğursuzluğu devam eden günde, onların üzerlerine soğuk ve gürültülü bir fırtına gönderdik.
Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik:
Biz de onların üzerine kapkara bir günde şiddetli ve sürekli bir kasırga gönderdik. 41/15-16
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde, dondurucu bir rüzgârı görevlendirerek estirdik.
Elbet Biz de onların üzerine kapkara bir günde gürültülü bir kasırga gönderdik:
Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik.
Biz onların üzerine şiddetli ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik, onlara uğursuz gelen (helâkleri için) uzun süren o günde.
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli olan bir günde dondurucu bir kasırga gönderdik.
Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik.
Biz viribidük anlar üstine ḳatı ṣovuḳ esici, meyşūm günlerde.
Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Onların üzerlerine şe'meti dâim olan günde şiddetli rüzgârı gönderdik.
Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
Biz onların üzerlerine, (uğursuzluğu) süregiden bir uğursuz günde çok gürültülü bir fırtına gönderdik.
Biz de, uğursuzluğu uzun süre devam eden günlerde onların üzerine gürültülü bir fırtına gönderdik.
Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Çünkü biz, uğursuzluğu devamlı bir günde, (Hûd peygamberin gönderildiği) Âd kavminin üzerlerine kökü kurutan şiddetli bir rüzgâr gönderdik.
Biz onların üzerine, uğursuzluğu, onları helak edinceye kadar devam eden bir günde, çok soğuk, fırtınalı bir rüzgâr gönderdik.
Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgâr gönderdik.