Kamer Suresi 20. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

20. Ayet

تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ

İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.

Besim Atalay (1965)

Ta kökünden devrilen hurma kütüğü gibi, insanları kopardık!

Cemal Külünkoğlu

(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Cemil Said (1924)

19,20- Ânlara bâd-ı sarsar (furtına) gönderdik, meş’um bir rüzgâr nasıl esiyor, insânları, hurma ağacını kökünden koparır gibi kaldırub atıyor idi.

Diyanet Vakfı

O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Edip Yüksel

İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Emrah Demiryent

(Öyle bir kasırga ki) insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu. (İnsanları havaya savuruyor, başlarını bedenlerinden ayırıyordu. Bedenleri, yere yıkılmış hurma kökleri gibi başsız kalıyordu. Bu sebeple de onlar, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi görünüyorlardı.)

Abdullah-Ahmet Akgül

(Öyle ki) İnsanları (yerlerinden) söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden kopmuş hurma kütükleriymiş gibi (savrulmuşlardı).

Erhan Aktaş

İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

Eski Anadolu Türkçesi

ķoparur ādemįlerı taman anlar ħurma aġacı dipleridür dibinden ķoparılmış.

Hasan Basri Çantay

(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.

Hayrat Neşriyat

İnsanları çekip alıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler!

İhsan Aktaş

(Öyle ki), insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

İlyas Yorulmaz

O rüzgâr insanları, kökünden sökülüp atılan hurma ağaçları gibi, savurup atıyordu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öyle bir fırtına ki insanları sanki içi boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yerlerinden kaldırıp atıyordu.

İsmail Hakkı İzmirli

O rüzgâr halkı sanki dibinden kopmuş hurma kökleri gibi yerinden koparıp atardı.

İsmail Yakıt

İnsanları, sanki kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.⁷

Kadri Çelik

Sanki kökünden sökülüp atılmış hurma kütükleriymiş gibi insanları söküp atıyordu.

Abdullah Parlıyan

O rüzgar, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Kuran Yolu

İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi çekip alıyordu.

Mahmut Kısa

Öyle dehşetli bir fırtına ki, insanları kökünden koparılmış hurma kütükleri gibi sağa sola savurup atıyordu.

Mahmut Özdemir

İnsanlar’ı deviriyordu, sanki onlar, kökten sökülmüş hurma kütükleri gibi!

Mehmet Çakır

insanı, hurma ağacı gibi kökleyip atan.

Mehmet Çoban

Rüzgârlar insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Mehmet Okuyan

19,20. Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik. [*]

Mehmet Türk

O (rüzgâr,) insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi savuruyordu.

Muhammed Esed

(bu kasırga,) insanları köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi savurup attı. ¹²

Mustafa Çavdar

İnsanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu. 46/21...25

Ahmet Tekin

İnsanların kafalarını koparan bir rüzgar estirdik. İnsanlar sanki kökünden sökülmüş hurma gövdeleri gibi yere serilmişti.

Mustafa İslamoğlu

insanları öyle savuruyordu ki, sanki onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi (yere serildiler).

Ömer Nasuhi Bilmen

İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.

Orhan Kuntman

(öyle bir fırtına ki) İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi, fırlatıp yere seriyordu.

Osman Fırat

İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp deviriyordu.

Şaban Piriş

Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳopardı [yirin]den ḫalḳı, havāya çıḳarup bıraġurdı. Ṣanaṣın anlar dibindenḳopmış ḫurmā aġaçları‐y‐dı.

Suat Yıldırım

Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.

Süleyman Ateş

İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.

Süleyman Tevfik (1927)

Köklerinden su gelüb durılan hurma ağaçları gibi o rüzgâr nâsı yerinden kaldırub baş aşağı yere çarpdı.

Süleymaniye Vakfı

İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Ahmet Varol

İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi (görünüyorlardı).

Ümit Şimşek

Bir fırtına ki, insanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yerlerinden koparıp atıyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Ali Bulaç

İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp-kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.

Ali Fikri Yavuz

Öyle ki, insanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi söküb atıyordu.

Bahaeddin Sağlam

İnsanları, sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu…

Bayraktar Bayraklı

O rüzgâr, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.