29. Ayet
فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.
Hemen çağırarak arkadaşların, yakalayıp tepeledi deveyi
(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar (en azgın olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (deveyi) boğazladı.
Semûdlılar içlerinden birini çağırdılar. Bu âdem kılıncını çekdi, nâka’yı öldirdi.
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.
Bunun üzerine sahiblerine bağırdılar o da silâha sarıldı da ayaklarını çırptı
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
(Sâlih’in kavmi bir müddet nöbetleşe bu emre uyduktan sonra, o dişi deveyi kesmesi için, içlerindeki en azgın ve eşkıyalık yapan Kudâr b. Sâlif adındaki) arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıcını çekerek (deveyi) kesti.
Derken (dönek hainler) arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp ’hayvanı (mucize olarak kayadan çıkan deveyi) ayağından biçip yere devirdi’ (böylece hepsi helaket ve felaketi hak etmişlerdi).
Derken arkadaşlarını çağırdılar¹, o da bıçağa sarıldı ve kesti.
pes ķıġırdılar işlerini pes duttı pes depeledi ya'nį deveyi.
Binnetîce, arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesdi.
Sonunda (buna dayanamayıp, deveyi öldürmeye karar verdiler ve) arkadaşlarını çağırdılar; bunun üzerine (o da, kılıcına) cür'etle sarıldı da (deveyi) kesti.
Derken onlar, (en azgın çete başı olan) arkadaşlarını çağırdılar. O (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (hayvanı) vahşice boğazladı. *
Sonra Salih’e inanmayan Semudlular arkadaşlarını çağırdılar ve birbirleriyle karşılıklı tartıştıktan sonra, deveyi boğazlayıp kestiler.
Sonra onlar arkadaşlarını çağırdılar. O da bıçağına sarıldı, deveyi kesti.
Bir müddet bu halde kaldılar, canlan sıkılınca arkadaşlarını çağırdılar. O da iki elini uzattı [²] da deveyi sinirlendirdi.
Arkadaşlarını çağırdılar,¹⁰ o da kılıcını çekip deveyi boğazladı.
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp hayvanı ayağından biçerek yere devirdi.
Derken arkadaşlarına seslendiler de, o da kılıcını çekip deveyi ayaklarından doğrayarak öldürdü.
Derken ilgili adamlarını çağırdılar; o da (deveye) saldırıp hunharca öldürdü.
Fakat onlar, içlerindeki en azgın arkadaşlarını çağırıp onukışkırttılar, o da kılıcını çekti ve Allah’a itaatin simgesi olan deveyi kesip öldürdü.
Onların arkadaşını çağırdılar. Kılıcına sarıldı; (deveyi) devirdi.
Derken nöbete çağırdıkları arkadaşları bıçağını kaptığı gibi deveyi kesiverdi.
İnkârcılar arkadaşlarını çağırdılar. Birlik olup suyu sadece biz kullanalım diye develeri kestiler. Böylece develeri yok edip su haklarını çoğalttılar. Su kullanma çizelgesini yırtıp attılar.
Onlar arkadaşlarını çağırmışlar, (içlerinden biri) hemen ileri atılmış ve deveyi vahşice katletmişti. [*]
(Bunun üzerine onlar) arkadaşlarından (birisini) çağırdılar. O da (bıçağını) kapıp (deveyi) öldürdü.
Ama onlar [en yakın] adamlarını çağırdılar; o [gelir gelmez kötü bir işe] kalkıştı ve [hayvanı] vahşice boğazladı: ¹⁷
Onlar adamlarını çağırdılar. Çetenin elebaşı eline bıçağı alıp deveyi vahşice kesti. 17/59
Hep birlikte, bağırarak arkadaşlarını, liderlerini çağırdılar. O da, bundan cüret alarak kılıcını kaptı ve deveyi bacaklarından biçerek öldürdü.
Derken onlar, (çete başı olan) arkadaşlarını çağırdılar. Kafa kafaya verdiler… ve nihayet o, (deveyi) gaddarca boğazladı.[⁴⁸²¹]
Artık arkadaşlarını çağırdılar. O da alacağını aldı da (deveyi) sihirleyip öldürdü.
Fakat onlar (Rablerinin emrini dinlemediler, dokuz çetenin başı olan) arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcına sarılarak deveyi kesti.
Derken, arkadaşları, (kavmin en azgını olanını) çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
Arkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi vahşice boğazladı.
Onlar o deveyi siñirlemek içün dostlarını [çaġırdılar]. O daḫı ḳatl eyledi.
Onlar en yakın arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çıkarıp deveyi kesti.
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.
Onlar sâhiblerini çağırdılar, o da kılıcını çeküb nâkayı katl itdi.
Derken arkadaşlarını çağırdılar; o da bıçağı kaptığı gibi deveyi kesti.
Derken arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesti.
Onlar arkadaşlarını çağırdılar; o da bıçağını çekip deveyi kesti.
Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'
(Salih Peygamberin kavmi bir müddet nöbetleşe bu emre uyduktan sonra), nihayet (Kudar İbni Salif adındaki) arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıca sarılarak deveyi kesti.
Onlar, elebaşlarını çağırdılar. O da bıçağını çekip deveyi kesti.
Arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını kaptı ve deveyi kesti.