30. Ayet
فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
Derken nasıldı azabım benim ve korkutuşlarım?
Nicedir azabım, nicedir kocundurmalarım?
(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!
Teemmül iyle! Bizim tehdîdlerimiz ve ’azâbımız nasıl oldı?
(Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu!
Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!
Fakat bak nasıl oldu azâbım ve inzarlarım
Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu.
Azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler).
Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler ve inkârdan döndüler mi)?
Ama azâbım ve uyarılarım nasıl oldu?
pes nite oldı 'aźābum daħı ķorķıtmaķlarum!
İşte benim azabım ve (bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş (düşünün).
Artık (bak, onlara) benim azâbım ve korkutmalarım nasılmış?
O hâlde (zalim ve azgın kimselere) benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir düşünün).
Benim azabım ve uyarılarım nasıl olmuş (bakın).
Benim azabım, benim uyarmalarım nasılmış görsünler.
Artık onları azaba çarpmaklığım, korkutmaklığım nasıl oldu?
Benim azabım ve uyarım nasıl oluyormuş?
O halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış, ha?
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış bir görün bakalım.
Azabım ve uyarılarım nasılmış bir bakın!
Bunun üzerine, uyarılarım ve uyarıları hiçe sayan zâlimleri cezalandırmam nasılmış, gördüler:
Nasıl oldu benim azabım ve uyarılarım?
Ama, ön uyarmalı acılarımı tattılar.
Arkasından onlara öyle bir azap gönderdik ki, uyarılarımız, azabımız nasılmış gördüler.
Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? (Bir görün bakalım!) ¹
uyarım gözardı edildiğinde verdiğim azap ne şiddetlidir!
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördüler! 26/141...158
Daha sonra azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasıl oldu, gördüler.
Fakat, uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabımın nasıl olduğunu (hiç hesaba katmadı).
O halde nasıl olmuş oldu azabım ve tehdidim?
Azabım ve tehdidim nasılmış? (Ey müşrikler bundan ibret alın, nitekim)
Ama azâbım ve uyarılarım nasıl oldu?
-Bak şimdi, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Ṣāliḥ ‘a. m [‘aleyhi’s‐selām] risāleti‐y‐le onları inẕār ve ta‘zīm nice oldı.
Nasılmış Benim cezalandırmam ve tehdidim! Görsünler bakalım!
Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
Bak onlara 'azâbım ve inzârım nasıl oldı?
Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış; bir düşünün!
(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
Nasıl oluyormuş uyarılarım ve azabım?
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!
Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Fakat bak, nasıl oldu azabım ve tehdidlerim!...
İşte azabımın ve uyarılarımın nasıl olduğunu görün!
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım?