Kamer Suresi 35. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

35. Ayet

نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ

34,35. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lût’un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Katımızdan bir nimet olarak; işte böyle mükafatlandırırız şükredeni.

Besim Atalay (1965)

34,35. Taş yağdırdık başlarına, katımızdan nimet olmak üzere, bir tan vakti Lût'un ailesini kurtardık, şükreyleyen kimseyi, işte böyle ödülleriz

Cemal Külünkoğlu

34-35. Biz de hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût'un ailesini (iki kızını) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri (iyilik bilenleri) işte böyle mükâfatlandırırız.

Cemil Said (1924)

Bu tarafımızdan bir lütuf idi, biz şükür idenlere böyle mükâfât ideriz.

Diyanet Vakfı

34, 35. Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.

Edip Yüksel

Katımızdan bir iyilik olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tarafımızdan bir ni'met olarak, işte şükredeni böyle karşılarız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.

Emrah Demiryent

Tarafımızdan bir nimet olarak onları kurtardık. Biz şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Mü’min ve müstakim kullarımıza ve elçilikle görevli kıldıklarımıza) Tarafımızdan bir nimet olarak (böyle yapmıştık). İşte Biz, şükredenleri böyle mükâfatlandırırız.

Erhan Aktaş

İşte şükredenleri katımızdan bir nimet olarak böyle ödüllendiririz.

Eski Anadolu Türkçesi

34-35. bayıķ biz viribidük anlaruñ üzere ol ŧaş atıcı yili illā lūŧ ķavmı ya'nį lūŧ daħı iki ķızı ķurtarduķ anları śubḥ vaķtında ni'met virmek içün ķatumuzdan. ancılayın yanud virürüz aña kim şükr eyledi.

Hasan Basri Çantay

Tarafımızdan bir ni'met olarak. İşte şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız.

Hayrat Neşriyat

34,35. Şübhesiz ki biz, onların üzerine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik; ancak Lût âilesi müstesnâ. Tarafımızdan bir ni'met olarak onları (karısı hâriç) bir seher vaktinde kurtardık. İşte şükreden(ler)i böyle mükâfâtlandırırız!

İhsan Aktaş

34, 35. Biz de onların (sapık ilişkilere giren o zalimlerin) üzerine (kızgın lavlardan ibaret) taşlar (lavlar) gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (inananları) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. (İman edip) şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız. *

İlyas Yorulmaz

Bizden bir lütuftu. İşte biz, şükredenleri böyle mükafaatlandırırız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu, bizim katımızdan bir iyilik olarak yapılmıştı. Biz iyilik bilenlerin karşılığını işte böyle veririz.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz şükredenlere böyle mükâfat veririz.

İsmail Yakıt

Katımızdan bir lütuf olarak. Şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.

Kadri Çelik

Tarafımızdan bir nimet olarak (kurtardık). İşte biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.

Abdullah Parlıyan

katımızdan bir nimet olarak. İşte biz şükredenleri böyle mükafatlandırırız.

Kuran Yolu

34-35. Biz de üzerlerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Ancak Lût ailesi hariç tutuldu; onları katımızdan bir lutuf olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

Mahmut Kısa

Fedâkâr kulumuza, tarafımızdan bir lütuf ve nîmet olarak… İşte Biz, nîmetlerimize şükredenleri böyle ödüllendiririz. O kavmi helâk etmeden önce, yaşanan olaylara bir bakın:

Mahmut Özdemir

Katımızdan bir nimet olmak üzere! Şükretmiş kimseleri böyle mükâfatlandırırız.

Mehmet Çakır

teşekkür ettik. çünkü biz, teşekkür edene fazlasıyla karşılık veririz.

Mehmet Çoban

İşte ayetlerimizi inkâr etmeyip uyarılarımıza kulak verenleri böyle mükâfatlandırırız.

Mehmet Okuyan

34,35. Lut’un ailesi (destekçileri) hariç, üzerlerine taş göndermiştik (yağdırmıştık). Onları (Lut’un destekçilerini) ise katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtarmıştık. Biz şükredenin karşılığını işte böyle veririz.

Mehmet Türk

34,35. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. (Bu azaptan) sadece Lût’un ailesini katımızdan bir nîmet olarak, seher vakti kurtardık. İşte Biz şükreden kimseyi böyle mükâfatlandırırız.

Muhammed Esed

katımızdan bir nimet olarak: işte biz şükredenleri böyle ödüllendiririz.

Mustafa Çavdar

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredenleri biz işte böyle ödüllendiririz. 10/103

Ahmet Tekin

Tarafımızdan bir lütuf olarak kurtardık. Şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız.

Mustafa İslamoğlu

katımızdan bir nimet olarak: şükredenleri Biz işte böyle ödüllendiririz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bizim tarafımızdan bir nîmet olarak, işte şükredeni öylece mükâfaatlandırırız.

Orhan Kuntman

34,35. Biz de üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. (Helâk ettik) Lut ve inananları ise -tarafımızdan bir nimet olarak- seher vakti kurtardık, işte biz şükredenleri böyle mükâfatlandırırız.

Osman Fırat

Katımızdan (Lut çevresine) bir ni’met olarak Biz şükredeni böyle mükâfâtlandırırız.

Şaban Piriş

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

Satıraltı Meal (1534)

Ol necāt bizim ‘indimizde ni‘metdir. Ni‘metiñ şükrini bilenlere biz böyle cezāideriz.

Suat Yıldırım

34, 35. Biz de Lût'un ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Onları ise, tarafımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredenleri Biz böyle ödüllendiririz.

Süleyman Ateş

Katımızdan bir ni'met olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.

Süleyman Tevfik (1927)

İşte şükür idenleri böyle mükâfât ideriz.

Süleymaniye Vakfı

Bu, katımızdan yapılan bir iyilikti. İyilik bilenleri böyle ödüllendiririz.

Ahmet Varol

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte şükredeni böyle mükafatlandırırız.

Ümit Şimşek

Bu ise katımızdan bir nimet idi. Şükredeni Biz böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz biz.

Ali Bulaç

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte Biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.

Ali Fikri Yavuz

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte (iman ve itaat etmek suretiyle nimetimize) şükür edeni, böyle mükâfatlandırırız.

Bahaeddin Sağlam

Kendi katımızdan bir nimet olarak onları kurtardık. İşte Biz, şükredenleri böylece mükâfatlandırırız.

Bayraktar Bayraklı

34,35. Lût ailesi hariç, biz de onların üzerine taş yağdırdık. Katımızdan bir nimet olarak, Lût ailesini seher vakti kurtardık. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.