Kamer Suresi 39. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

39. Ayet

فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

“Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!” dedik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık tadın azabımı ve korkutuşlarımı.

Besim Atalay (1965)

İmdi, tadın azabımı, tadın kocundurmalarımı!

Cemal Külünkoğlu

(Onlara:) “Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadın (bakalım dedik)!”

Cemil Said (1924)

"Benim ’azâbımı ve tehdîdlerimi göriniz" didik.

Diyanet Vakfı

İşte azabımı ve uyarılarımı tadın! (denildi).

Edip Yüksel

Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tadın bakalım azâbımı ve inzarlarımı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).

Emrah Demiryent

Haydi, (yaptıklarınıza karşılık olarak) azabımı ve uyarılarımı tadın!

Abdullah-Ahmet Akgül

Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın! (denildi.)

Erhan Aktaş

Haydi! Tadın bakalım, azâbımı ve uyarılarımı!

Eski Anadolu Türkçesi

“pes ŧaduñ ya'nį eyittük anlara 'aźābumı daħı ķorķıtmaķlarumı.”

Hasan Basri Çantay

«İşte tadın benim azabımı ve tehdîdlerimi (n akıbetini)».

Hayrat Neşriyat

“İşte azâbımı ve (size olan) tehdidlerimi tadın!” (dedik).

İhsan Aktaş

“Haydi azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!”(dedik.)

İlyas Yorulmaz

Azabımı ve uyarılarımı tadın.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Şimdi azabımı, uyarmalarımın sonunu tadın bakalım."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara «— Artık azabımı, korkutmalarımı tadın» dedik.

İsmail Yakıt

“Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadınız!” (dedik).

Kadri Çelik

Şimdi azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.

Abdullah Parlıyan

Artık tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu.

Kuran Yolu

Tadın bakalım azabımı ve uyardığım sonuçları!

Mahmut Kısa

“Azâbımı ve uyarılarımı dinlememenin cezasını şimdi tadın bakalım!”

Mahmut Özdemir

Tadın benim azabımı ve uyarılarımı!

Mehmet Çakır

acı ve tehditlerimi tadın artık dedik o kadar.

Mehmet Çoban

"Haydi, uyardığım azabı tadın!" dedik.

Mehmet Okuyan

(Kendilerine) “Azabımı ve uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!” (demiştik).

Mehmet Türk

(Ve onlara): “Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? Tadın bakalım!” (dedik.)

Muhammed Esed

“Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!”

Mustafa Çavdar

– Tadın bakalım benim azabımı ve tehdidim nasılmış! 26/160...166

Ahmet Tekin

“İşte azâbımı, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın.” denildi.

Mustafa İslamoğlu

sonunda, uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş (gördüler).

Ömer Nasuhi Bilmen

«Artık azabımı ve tehditle- rimi tadın!» (dedik).

Orhan Kuntman

Azabım ve tehdidim nasılmış? (Müşrikler bu kıssadan da hiç ibret almazlar mı?)

Osman Fırat

Böylece azâbımı ve uyarılarımı tadın!

Şaban Piriş

-Tadın azabımı ve tehdidimi!

Satıraltı Meal (1534)

onlara benim ‘aẕāb ve inẕārımı ṭadıñ buyruldı.

Suat Yıldırım

Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi!

Süleyman Ateş

Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!

Süleyman Tevfik (1927)

" 'Azâbımızı ve inzârımızı tadın" dinildi.

Süleymaniye Vakfı

“Uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın.”

Ahmet Varol

İşte tadın azabımı ve uyarılarımı.

Ümit Şimşek

Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu!

Yaşar Nuri Öztürk

Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!

Ali Bulaç

Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.

Ali Fikri Yavuz

Tadın bakalım azabımı ve peygamberimin tehdidlerini!...

Bahaeddin Sağlam

Azabımı ve uyarılarımı(n sonucunu) tadın!” (dedik.)

Bayraktar Bayraklı

İşte, azabımı ve uyarımı tadın!