Kamer Suresi 38. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

38. Ayet

وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ

Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki bir sabah çağı üstlerine bir azap çöküvermişti onların.

Besim Atalay (1965)

Tan vakti, onları sürekli bir azap karşılamıştır

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki, sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.

Cemil Said (1924)

İrtesi gün ’azâb ânların üzerinde istikrâr iyledi.

Diyanet Vakfı

Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.

Edip Yüksel

Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Celâlim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azâbı müstekır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, onlara sabahleyin erkenden (kıyamete kadar yakalarını bir daha bırakmayacak olan) kalıcı bir azap geldi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, bir daha yakalarını bırakmayacak şekilde kararlaştırılmış bir azap yakalayıp üzerlerine bastırıverdi.

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, onları sabahleyin kalıcı bir azâp yakaladı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ ŧañla geldi anlara irtecek 'aźāb ķarar dutıcı.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azâb baskın yapdı.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki devamlı bir azab, onları bir sabah erkenden yakalayıverdi.

İhsan Aktaş

Ve muhakkak ki, sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.

İlyas Yorulmaz

Kararlaştırılmış azap, onları sabah erken vakitte yakaladı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Tanyeri ağarırken onları ardı arası kesilmez bir azap bastırıverdi.

İsmail Hakkı İzmirli

* Onlar sabahleyin, peşlerini bırakmaz bir azaba duçar oldular.

İsmail Yakıt

Andolsun bir sabah erkenden kalıcı bir azap geldi.

Kadri Çelik

Şüphesiz onları bir sabah vakti erkenden, önü alınmaz bir azap yakalayıp bastırıverdi.

Abdullah Parlıyan

Ve andolsun ki, bir sabah vakti onların üzerlerine bir azap çöküvermişti.

Kuran Yolu

Ve nihayet bir sabah erkenden kalıcı bir azap onları yakalayıverdi.

Mahmut Kısa

Nitekim ertesi sabah, karşı konulmaz bir azap onları kıskıvrak yakalayıverdi!

Mahmut Özdemir

And olsun ki onlara kesinleşmiş bir azap sabah erken bastırıverdi!

Mehmet Çakır

Sabahın köründe yoğun saldırı başlarken:

Mehmet Çoban

Sabahın erken saatlerinde onlara kalıcı bir azap geldi.

Mehmet Okuyan

Bir sabah erkenden onları kararlı bir azap yakalamıştı.

Mehmet Türk

Yemin olsun onları bir sabah vakti erkenden, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap yakalayıverdi.

Muhammed Esed

Nitekim sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı:

Mustafa Çavdar

Bir gün sabah erkenden önlenemez bir azap tepelerine çöküverdi. 15/59...75

Ahmet Tekin

Bir sabah erkenden, kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.

Mustafa İslamoğlu

Maamafih, sabahleyin erkenden kalıcı izler bırakan bir azap onları kuşattı:

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, onları sabahleyin erkenden bir daimi azab yakaladı.

Orhan Kuntman

Andolsun ki bir sabah erken -önü alınmaz- bir azap onlara geldi çattı (hepsi helâk oldular)

Osman Fırat

Sabah erkenden, onları kararlı bir azâb yakaladı.

Şaban Piriş

Andolsun ki bir sabah erkenden, bir azap çöküverdi.

Satıraltı Meal (1534)

Bir ṣabāḥ onlarda bir ‘aẕāb ḳarār buldı ki

Suat Yıldırım

Bir sabah kendilerini, yakalarını hiç bırakmayacak bir azap bastırıverdi.

Süleyman Ateş

Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara sabâh vakti bir 'azâb mukarrer idi.

Süleymaniye Vakfı

Sabah erkenden onları kalıcı bir azap karşıladı.

Ahmet Varol

Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap [1] üzerlerine çöküverdi.

Ümit Şimşek

Bir sabah vakti, yakalarını bir daha bırakmayacak bir azap onları yakalayıverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.

Ali Bulaç

Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp-bastırıverdi.

Ali Fikri Yavuz

Celâlim hakkı için, bir sabah vakti, devamlı bir azab onları bastırıverdi. (Bu azab, cehenneme atılışlarına dek devam edecektir).

Bahaeddin Sağlam

Ve andolsun! Erken bir sabahta, kararlı bir azap onları yakalayıverdi.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.