Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de onun konuklarını istemişlerdi de biz, kör edivermiştik gözlerini, artık tadın azabımı ve korkutuşlarımın sonucunu.
Besim Atalay (1965)
Onun konuklarından dilek almak istediler, kör ettik onların gözlerini biz, imdi, tadın azabımı, tadın kocundurmalarımı!
Cemal Külünkoğlu
Onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve (onlara): “Haydi, azabımın ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım dedik)!”
Cemil Said (1924)
Misafirlerine fenâlık itmek istiyorlar idi. Biz ânları ru’yetden mahrûm itdik ve ânlara "İşte benim ’azâbımı ve tehdîdlerimi göriniz" didik.
Diyanet Vakfı
Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. «Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!» (dedik).
Edip Yüksel
Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onun müsafirlerinden kâm almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azâbımı ve inzarlarımı?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Emrah Demiryent
Ve onun (Lût’un) misafirlerinden, murad almak istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik de, “Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadın!” buyurduk.
Abdullah-Ahmet Akgül
Andolsun onlar, onun konuklarından da (şehvetle) murad almak için baskı yapmaya (girişmişlerdi). Biz de onların (gönül) gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın" (dedik ve sonlarını getirdik).
Erhan Aktaş
Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.¹ Azâbımı ve uyarılarımı tadın.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ dilediler aña ya'nį lūŧ’a ķonuġını pes belürsüz eyledük gözlerini anlaruñ. “pes ŧaduñ 'aźābumı daħı ķorķıtmaķlarumı.”
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki onlar müsâfirlerine (bile) kötülük yapmayı kasd etmişlerdi. Biz de gözlerini silme kör ediverdik. «İşte, (dedik,) azabımı ve tehdîdlerimi (n akıbetini) tadın».
Hayrat Neşriyat
And olsun ki ondan (Lût'un kendisinden), misâfirlerinden (murâd almak üzere)talebde bulundular; bunun üzerine (biz de) onların gözlerini silme kör ettik: “Haydi tadın azâbımı ve korkutmalarımı!” (dedik).
İhsan Aktaş
Gerçekten onlar (beşer suretinde gelen Lût’un) misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini görmekten engelledik. ‘’Haydi azabımızı ve uyarılarımızı tadın!’’(dedik). *
İlyas Yorulmaz
Onlar, Lut’un misafirlerine de tecavüz etmeyi arzulamışlar. Bizde gözlerini kör etmiştik ve “Artık azabımı ve uyarıların karşılığını tadın” dedik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ant olsun ki onlar Lut’un yanından konuklarını kaldırmak istediler. Biz de onların gözlerini kör ediverdik: "Şimdi azabımın da, uyarmalarımın da sonunu tadın bakalım."
İsmail Hakkı İzmirli
* Onlar kötü iş için konuklarla yalnız kalmak üzere tekrar tekrar Lût/a müracaat etmişlerdi. Biz de gözlerini belirsiz ettik, onlara «— Artık azabımı, korkutmalarımı tadın» dedik.
İsmail Yakıt
Andolsun onlar onun konuklarından arzularını tatmin etmek istediler. Bunun üzerine Biz de onların gözlerini silme kör ettik. “Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadınız!”
Kadri Çelik
Şüphesiz onlar, onun konuklarından da murat almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. “İşte azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.”
Abdullah Parlıyan
Hatta Lût'tan, genç delikanlılar şeklinde gelen melek misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler de, biz de onların gözlerini silme kör ediverdik. Artık tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu.
Kuran Yolu
Üstelik onun misafirleriyle ilgili çirkin bir talepte bulundular. Biz de gözlerini silme kör ediverdik; tadın bakalım azabımı ve uyardığım sonuçları!
Mahmut Kısa
Derken, yakışıklı birer delikanlı sûretindeki azap meleklerini şehre gönderdik. Lut, kim olduklarını bilmediği bu “tanrı misafirlerini” evinde ağırladı. Fakat durumu haber alan şehir halkı, onun misafirlerini tâciz etmeye kalkıştılar; Biz de onların gözlerini kör ettik ve “Azâbımı ve uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın bakalım!” dedik.
Mahmut Özdemir
And olsun Lût’un misafirlerinden murat almak istediler! Derken gözlerini sildik / kör ettik. Tadın azabımı ve uyarılarımı!
Mehmet Çakır
Çünkü niyetleri onun misafirlerine asılmaktı. Ama, görme duyularını sıfırladık: benim acı ve tehdidim nasılmış tadın dedik.
Mehmet Çoban
Konuklardan yararlanmaya kalktılar. Onların gözlerini siliverdik: "Haydi! Uyarılan azabımızı tadın!"
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki onlar (Lut’un) misafirlerinden (ahlaksızca) yararlanmak bile istemişlerdi de gözlerini kör etmiştik. (Kendilerine) “Benim azabımı ve benim uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!” (demiştik).
Mehmet Türk
(Bir de) onlar, onun konuklarından istifâde etmeye kalkıştılar. Biz de onların gözlerini kör ettik. Ve: “Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? Tadın bakalım!” (dedik.)
Muhammed Esed
ve hatta o’ndan misafirlerini [kendilerine] teslim etmesini istediler: ²⁰ bunun üzerine onları (gerçeği) görmekten yoksun bıraktık: ²¹ “Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!” [diye seslendik.]
Mustafa Çavdar
Üstelik onlar, Lut’un misafirleriyle ilişkiye girmek için ona baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini kör ettik/idrak ve bilinçlerini kapattık. Madem öyle tadın bakalım benim azabım ve uyarılarım neymiş! 29/28-29
Ahmet Tekin
Onlar Lût'un misafirlerine göz koydular. Ânında biz onların gözlerini silme kör ettik. “Haydi azâbımı, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın.”dedik.
Mustafa İslamoğlu
Daha beteri arzularını onun misafirleriyle tatmin etmek için onunla çekiştiler;[⁴⁸²⁴] bunun üzerine Biz de gözlerini kör ettik[⁴⁸²⁵] (ve dedik ki):“O halde azabımı da tadın, uyarılarımı da!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O'ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik).
Orhan Kuntman
Andolsun ki onlar. (Lut’un) misâfirlerine de, kötülük yapmaya yeltendiler (bunun üzerine)
Osman Fırat
Onun misafirlerinden (meleklerden) murâd almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. Azâbım ve uyarılarımı böyle oldu...
Şaban Piriş
Onlar, Lût'un misafirlerinden murat almak istemişlerdi. Biz de onların gözlerini kör ettik.-Şimdi tadına bakın azabımın ve tehdidimin!
Satıraltı Meal (1534)
Lūṭ ‘aleyhi’s‐selāmdan ḳavmi misāfir melekleri istediler. Melekler oña kendilerinibildirüp ḳapuyı açdılar. Ḳavm‐i Lūṭ girince Cebrā’īl ‘aleyhi’s‐selām ḳanadını çarpupanadan doġma gibi kör oldılar. Lūṭ ‘a. m [‘aleyhi’s‐selām] onları ṭaşraya çıḳarup baḳıñbenim ‘aẕāb ve inẕārımı ṭadıñ buyruldı.
Suat Yıldırım
Onlar Lût'un misafirlerine karşı niyetlerini bozdular, onlarla yalnız kalmak için gidip gidip geldiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi! [11, 77-83; 15, 61-74] {KM, Tekvin 19, 11}
Süleyman Ateş
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"
Süleyman Tevfik (1927)
Lût'ın misâfirlerinden tatmîn-i şehveti murâd iylediler. Gözlerini (Lût'un hânesine gidüb misâfirlere tecâvüz kasd idenlerin) anadan doğma gibi kör itdik. " 'Azâbımızı ve inzârımızı tadın" didik.
Süleymaniye Vakfı
Üstelik Lut’un konuklarını elde etmeye çalışıyorlardı ki gözlerini kör ediverdik: “Şimdi uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın.”
Ahmet Varol
Andolsun ki onlar onun konuklarına tecavüze kalkıştılar. Biz de gözlerini silme kör ettik. "Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımı."
Ümit Şimşek
Onlar Lût'un konuklarına kötülük etmeye niyetlendiler; Biz de onların gözlerini kör ettik, “Tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu” dedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, Lût'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?
Ali Bulaç
Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. 'İşte azabımı ve uyarmamı tadın.'
Ali Fikri Yavuz
Ve onun (meleklerden ibaret) misafirlerine, (kendi aralarında icra etmekte oldukları kötü işle) tecavüze kalkıştılar. Biz de onların gözlerini silme kör ediverdik. “- Şimdi azabımı ve peygamberimin tehdidlerini tadın.” dedik.
Bahaeddin Sağlam
Onun misafirleri olan meleklere tecavüz etmek istediler. Biz hemen gözlerini kör ettik. “Azabımı ve uyarılarımı(n sonuçlarını) tadın!” dedik.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, onlar Lût'tan misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler. Bunun üzerine biz de onların gözlerini kör ettik. “Cezamı ve uyarımı tadın!” dedik.